You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

On Sahih Hadisi Şerif (231-240)

On Sahih Hadisi Şerif (231-240)

Üye
RE: On Sahih Hadisi Şerif (231-240)
RE: On Sahih Hadisi Şerif (231-240)
NURİKATAR

ALINTI


233- “ Heykel olan (gölgesi olan) ve resim asılı eve Melekler girmez.” ( Faydul kadir hadis no 2126 )

235- “ Ölen kişi, dirinin ağlamasından azap duyar.” ( Faydul kadir hadis no 2133 )

240- “ Cennetin en az sakinleri kadınlardır.” ( Faydul kadir hadis no 2215 )

Bu 3 hadisin sahih olduğuna inanmıyorum.
Çünkü akla uygun değil.
----------------------------------------------------------------------

Esselâmu aleykum
B i s m i l l â h i r r a h m a n i r r a h i m

İSLÂM DİNİ AKLA İNDİRGENMEZ ....

Cenabı Allah Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed s.a.v.’e Mirac yolculuğunda gücünü Kuvvetini ve nelere kadir olduğunu, ayetlerinden yani yaratıklarından bir kısmını göstermek için sidretul muntahaya kadar Cebrail a.s. ile birlikte yolculuk yapmaları için emir buyurmuştur.

Bu yolculukta beş vakit namazın farz olmuş ve birçok mucizelere de şahit olmuştur. Ayrıca bu yolculukta selâmımız üzerlerine olsun nebiler ve meleklerle de görüşmüştür. Bu gördüklerinin arasında cennet ve cehennemde vardır. Dolayısıyla yukarıdaki hadisi şerifler Cennete baktım ki ve cehenneme baktım ki diye başlamaktadır.

“Bir gece, kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye (Muhammed) kulunu Mescid-i Harâm'dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ'ya götüren Allah noksan sıfatlardan münezzehtir; O, gerçekten işitendir, görendir. (İsra sûresi 1. âyet)

Bu konuyu akla bağlamanın hiçbir anlamı yoktur ya inanırız ya inanmayız. Eğer inanırsak Felâha erer kendimizi kurtarırız, eğer inanmaz isek Allah korusun şirke girmiş oluruz. Çünkü namazda Mirac da farz olmuştur. Mirac yolculuğu Sahihi Buharide de aynan mevcuttur.

Yüce Allah’ın kitabı Kuran’ı kerim ve hz. Peygamberimizin sahih hadisi şifleri bizim manevi ana yasamızdır. Aklı manevi değerlerimizin üzerine çıkaranın akıbeti hüsran olur.

Akıllarını kullanan Nuh a.s.’a inanmayan kavmi ve oğlu yağmur sularında boğularak ölmüşlerdir.
“Nuh gemiyi yapıyor, kavminden ileri gelenler ise (yanına) her uğradıkça onunla alay ediyorlardı.” (Hud sûresi 38. âyet)

Şu mübarek âyeti kerimeye bakınız akıllı müşrikler ne diyorlar :
“Allah'a ortak koşanlar dediler ki: "Allah dileseydi, ne biz, ne atalarımız O'ndan başka hiçbir şeye tapmazdık ve O'nun emri dışında hiçbir şeyi haram kılmazdık.” (Nahl sûresi 35. âyet)

Diğer akıllılar da şöyle diyorlar :
Ben namaz kılmıyorum ama spor yapıyorum. Ben oruç tutmuyorum ama diyet yapıyorum.

Bazı akıllı insanlar da şöyle derler :
Hac eskiden yapılırdı şimdi Hacca gidilmez (haşa) peygamberde artık yok gidip kimi ziyaret edeceksin derler.

Halbuki bilmiyorlar ki :
Mekke deki Kâbe’yi Şerif Yüce Allah’ın evi olarak bir semboldür ve kıblemizdir. Allah’ın evi Mekke de olmasaydı hac Farz olmazdı .

Vakit olmasaydı, namaz farz olmazdı.
“Çünkü namaz müminler üzerine vakitli olarak farz olunmuştur.” (Nisâ sûresi 103.âyet)

Mal mülk olmasaydı, Zekât Farz olmazdı.

Cuma günü olmasaydı, Cuma namazı farz olmazdı.

Ramazan ayı olmasaydı, oruç farz olmazdı.

Çok akıllı insanların çıkardığı ve aynı zamanda çoğunluk esasına göre kabûl edilmiş kanunların en çok kaç yıllık ömrü vardır dersiniz? 50 yılı geçmez.

Gülünç veya işlevsiz duruma düşeceğinden derhal değiştirilmektedir. Örnek verecek olursak; Biz zamanında cebimizde milyonlarca lira taşırken, 5-10-50 lira ağır para cezası gibi kanunlar değiştirilmiştir. Cebindeki bir dolar yüzünden hapsi istenen ağır cezada yargılanmasını gerektiren, Türk parasını koruma kanunu da 1980 yılında değiştirilmek zorunda kalınmıştır. Ayrıca o dönemlerde çok anlamsız olan, yurt dışına bir defadan fazla çıkamaz yasağı da vardı. Şimdi herkesin cebinde döviz, her köşede döviz bürosu, isteyen de istediği kadar yurt dışına çıkabiliyor.

Daha bir çok örnek verebiliriz. Yani çok sevimli gördüğünüz insan aklının koyduğu kanunlar, zamanla eskimektedir ve değiştirilmek zorundadır.

İşte kıyamete kadar Kuran’ı Kerimin eskimeyeceğini, kesinlikle değiştirilemez olmasını ve yönlendirilemeyeceğini bize bildiren Âyeti Kerimelerde şöyle buyurmaktadır ;

“Rabbinizin sözü, doğruluk ve adâlet bakımından tamamlanmıştır. İşiten ve bilen de O’dur.” (Enam sûresi 115. âyet)

“Senden önce gönderdiğimiz peygamberler hakkındaki kanun da budur. Bizim kanunumuzda hiçbir değişiklik bulamazsın.” (İsra sûresi 77. âyet)

“Allah’ın kanunlarını değiştirmeye asla imkan bulamazsınız.” (Ahzab sûresi 62. âyet)

“Allah’ın kanununda ne bir değişiklik bulursun, ne de Allah’ın kanunlarında bir sapma bulursun.” (Fatır sûresi 43. âyet)

“Doğrusu sana vahyedilen bu Kitap, Levhi Mahfuz'da bulunan şanlı bir Kuran'dır.” (Buruc sûresi 21 22. âyetler)

“Eğer doğru iseler onun benzeri bir söz meydana getirsinler.” (Tûr sûresi 34. âyet)

“Allah’ın öteden beri kanunu budur. Allah’ın kanunlarında asla bir değişiklik bulamazsınız.” (Fetih sûresi 23. âyet)

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed s.a.v. ‘in Hadisi şerifleri çoğunlukla yaşanan olaylarla bağlantılıdır. Zaman zaman bazı sorular karşısında yanıt vermez, Allah’u tealâ tarafında gönderilen Cebrail a.s. ın konu ile ilgili yanıtını beklerdi.

Aynen şu mübarek hadisi şerifte olduğu gibi :
“ Kişi (Dünyada ve ahirette) sevdiği ile beraberdir.” ( Faydul kadir hadis no 9191 )

Yukarıdaki 9191 nolu Peygamber s.a.v.’in sahih hadisi şerifinde buyurduğu gibi:
Peygamber s.a.v.’e gelen bir sahabe dedi ki: Ya resul Allah ben seni çok seviyorum. Evime gidince seni özlüyorum tekrar görmek istiyorum, geliyorum ve seni görüyorum. Fakat Cennette senin makamın ayrı olacaktır, bende eğer Cennete girersem benim yerim de ayrı olacaktır. Seni çok özleyeceğim. Seni nasıl görebilirim? Resul Allah s.a.v bu soruya yanıt vermemiş bir süre sessizce beklemiştir. Peygamber s.a.v.’e vahiy geleceği zaman yüzünün rengi değişirmiş ciddi ve heybetli olurmuş bulundukları ortamda bir takım değişiklikler meydana gelirmiş. Ağırlık çöker ve bazı sesler oluşurmuş. Yine aynı ortam oluşmuş ve Cebrail a.s. Şu Mübarek âyeti kerimeyi Peygamber s.a.v.’e getirmiştir :

“Kim Allah'a ve Resûl'e itaat ederse işte onlar, (Cennette) Allah'ın kendilerine lütuflarda bulunduğu peygamberlerle, sıddıklarla, şehitlerle ve Salih kişilerle beraberdir (Olacaklardır). Bunlar ne güzel arkadaştır.” (Nisa sûresi 69. âyet)

Ayrıca; Allah c.c. ve peygamberi unutturmak için gösterilen türlü çabalar sonucunda yanlış bilgilerin etkisi altında kalıp, ben yalnız gördüğüme inanırım diyen ve Allah’a ve peygambere karşı saygısızca davrananlar da vardır.

“Allah’a ve resulüne itaat ediniz ki size merhamet edilsin.” (Ali İmrân suresi132. âyet)

Madem kura’na inanıyor işte bu Ayetlerde Kuran’ı Kerim buyruklarındandır ;

“Allah’a ve Resûle itaat eden altından nehirler akan cennete girecek, sonsuza kadar orada kalacaklar. İşte bu büyük başarıdır.” ( Nisâ sûresi13.âyet )

“Resûle itaat eden Allah’a itaat etmiş gibidir.” (Nisâ sûresi 80.âyet)

“Allah’ı ve peygamberlerini inkar edenler ve Allah ile peygamberlerini birbirinden ayırıp, bir kısmına imân ederiz ama bir kısmına inanmayız diyenler. İşte bunlar gerçek kafirlerdir. Biz bunlar için alçaltıcı bir azap hazırladık.” (Nisâ sûresi 150-151. âyetler)

“(Resûlüm) de ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyunuz ki, Allah ta sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın.” (Ali imran sûresi 31. âyet)

“ Deki Allah ve Resûle itaat edin. eğer yüz çevirirlerse bilinsin ki Allah kâfirleri sevmez.” (Âli İmrân sûresi 32.âyet)

“Sonra (Ey Muhammed) seni din konusunda apaçık bir şeriat (düzen) sahibi kıldık sen ona uy, bilmeyenlerin isteklerine uyma.” (Câsiye sûresi 18.âyet)

“Peygamber size ne verdiyse onu alın, size ne yasakladıysa ondan da sakının. Allah’tan korkun çünkü Allah’ın azabı çetindir.” (Haşr sûresi 7. âyet)

“İşte o elçi arşın sahibi Allah’ın katında güçlü ve itibarlıdır.” (Tekvir sûresi 19. ve 20.âyetler)

“Ve sen elbette yüce bir ahlâka sahipsin.” (Kalem sûresi 4. âyet)

Bütün bu âyeti kerimeler bize; Peygamber Efendimiz Muhammed s.a.v.’in İslam dini ve kanunlarında ne kadar söz sahibi olduğunu açıkça ifade etmektedir.

Cenâbı Allah tarafından Hz. Peygamber Efendimiz Muhammed s.a.v.’e indirilen Kura’n kerim; Ve Peygamber s.a.v.’in sahih hadisi şeriflerin tamamı, hatta daha fazlasını gelecekteki teknolojiye ve kıyamete kadar da insanlığa ışık tutmak için vardır. Bundan dolayı biz yüzyıllar boyunca Kuranı kerimdeki yüksek hikmetli dengeye hiç erişemedik, bu günkü bilgimiz yine yetmiyor. Yani insanoğlunun şimdi ve ileride ulaşacağı medeniyetler Kuranı Kerimi hiç aşamayacaktır.

Bizler Cenabı Allah’a teslim olmuş ve kelimeyi şahadet getirmiş müminleriz. Peki Cenâbı Allah’a teslim olan kişi ne yapmalıdır? Her gün sırtında taş mı taşımalıdır? Hayır! Allah’ın ilkesi tam demokrasidir. Bizi kısa bir süre ile öylesine serbest bırakmıştır ki, ayağımıza ne ip bağlamıştır nede ağırlık fakat bize iki yol göstermiştir, İşte Kuran, işte Cennet. İşte şeytan, işte cehennem.

Allah c.c. ve peygamberden s.a.v. uzak olan bazı insanlar, inançlı kesimi kendileri gibi manevi duygulardan uzaklaştırmak için aklı ön plana çıkararak, önce hadisleri sonrada Kuranı arka planda bırakma eğilimini süslü, entel kelimelerle ifade etmeye çalışıyorlar. İşte İnsan akılı burada devreye girer.

Akıl, iyiyi ve kötüyü ayırt etmek için yaratılmıştır.
Cenabı Allah bize aklı, Kuran’ı kerimi tahrif etsinler, Sahih hadisi şerifleri yalanlasınlar diye vermemiştir. Aklımızı irademiz dahilinde, doğru yönde kullanırsak bizi doğruya götürür. Eğri yönde kullanırsak bizi eğriye götürür.

“Ona iki yol (doğruyu ve eğriyi) göstermedik mi?” (Beled sûresi 10.âyet)

Mümin kişi aklı selim olmak zorundadır. Aklı selim :
yani Allah c.c., Kuran’ı kerim ve peygamber s.a.v. in ışığı ile aydınlanmış demektir, aksi halde akıl, hidayetten ve eğitimden uzak kaldı ise bazen şeytandan daha tehlikeli olabilir.

Yaklaşık aradan on beş asır geçmiş olmasına rağmen Kura’nı Kerimde ki buyruklar ve hz. Peygamber Efendimiz Muhammed s.a.v.’in sahih hadisi şeriflerinin hiç biri bugünkü yaşantımıza ters düşmemektedir. O, insanlar için bir ışıktır. Tersini bekleyenlerin elleri hep boş kalmıştır.

Bu konu ile ilgili benin başka bir sözüm yoktur.

Cenabı Allah müminleri Kuran’ı Kerimden ve peygamberimiz s.a.v.’in yolundan ayırmasın. Hepimize Dünyanın ve ahiretin güzelliklerini nasip etsin. Hepimizi Peygamberimiz s.a.v.’e Cennette komşu eylesin.

Sevgiler ve saygılar… Hoşçakalın… Mekkavi…
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: On Sahih Hadisi Şerif (231-240)
mekkavi abi, faydul kadir adlı eseri kim yazmıştır?
Irkçılık ideolojik bir düşünce değil, aksine psikolojik bir hastalıktır.(Şehid İnşaAllah Malcolm x-Malik El Şahbaz)

Sizi rahatsız etmeye geldim!
Bunu ilk beğenen sen ol.
Üye
RE: On Sahih Hadisi Şerif (231-240)
Mesaj: On Sahih Hadisi Şerif (231-240)

mekkavi abi, faydul kadir adlı eseri kim yazmıştır?
Mesaj: #22RE: On Sahih Hadisi Şerif (231-240)
Alıntı.
----------------------------------------------------
B i s m i l l â h i r r a h m a n i r r a h i m

Esselâmu aleykum…

Sn. Karadamlalar:
Aslı Arapça olan, Camiüssağir hadisi şerif eserinin müellifi İslâm alimlerinden hadis hafızı Celâleddin Abdurrahman Essüyuti’ye aittir. (rahimahullah).

Hafız Essüyuti’nin Eserindeki, hadisi şeriflerin açıklamalarını yaparak Faydul kadir adını verdiği altı ciltlik eserin müellifi ise İslâm alimlerinden Abdurrauf Elmenavi’dir. (rahimahullah). Allah (c.c.) onlardan razı olsun ve ilimlerinden istifade etmemizi nasip etsin. Arapça aslının baskı tarihi 1972 Milâdi 1391 Hicri.

Arapça’dan Türkçe ye çevirisini acizhane ben yaptım adım İbrahim beşer. altı ciltlik Faydul kadir hadisi şerif eserindeki sahih hadislerden bir bölümü olan 700 adet hadisi şerifi, Hazreti Muhammad sallahu aleyhi vesellm adı ile yayımlanmıştır. Sitemde görüldüğü gibi Yarın geç olabilir adlı kitapta bana aittir. Ve bu kitaplar ücretsiz olarak dağıtılmaktadır.

Sevgiler ve saygılar… Hoşçakalın… Mekkavi…
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 31-12-2012, Saat:09:57 PM, Düzenleyen: Mekkavi.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.