Tövbe edene gelince… O kalbinde korkunun kabarması, tövbesinin tamamlanması için ölümü çokça hatırlar. Bazı zamanlar da tövbesi tamam olmadan önce ecelin kapıp götürmesinden korktuğu için ölümden hoşlanmaz. O bu şekilde ölümü hoş karşılamamakta mazurdur. Bu durum şu hadis-i şerifin kapsamına girmez:
“Kim Allah’a vasıl olmaktan hoşlanmazsa, Allah da ondan hoşlanmaz.” (Buhari; Müslim)
Çünkü bu kimse, ölümden ve Allah’la buluşmaktan hoşlanmıyor değildir. Kusurundan ötürü O’nunla buluşmanın elden kaçmasından korktuğu için ölümü istemez. Bu kimse, tıpkı dostunu razı edecek bir şekilde ağırlamak için hazırlık yapmakla meşgul olduğu için buluşmaya geciken kimse gibidir. Bu kimse dostuyla buluşmaktan hoşlanmıyor değildir. Böyle davranmasının sebebi, ölüme hazırlık yapması ve ölümden başka bir meşguliyetinin olmamasıdır. Aksi takdirde dünyaya dalan kimselerin safına katılmış olur.
Amacına ulaşan arif ise daima ölümü hatırlar. Çünkü ölüm dostuyla buluşma zamanıdır. Dost, dostuyla buluşma zamanını asla unutmaz. Arif kişi çok zaman ölümün geciktiğini düşünür. Onun gelmesini ister ki günahkarların evinden kurtulsun, Alemlerin Rabbi’ne kavuşsun.
Kaynak