Bir kimsenin ömrünün sona ermesine kırk gün kala, bu ağaç üzerindeki ona ait olan yaprak Azrail A.S.ın önüne dü¤şer. Melaikeler o kimseyi bundan itibaren mevtadan sayarlar. Sonuçta o kimse kırk gün sonra yeryüzünde vefat eder. Ve bu kimsenin vefatından Önce ismi Melek-ül Mevt'e verilir.
Eğer bu kimse günahsız, iyi bir kul ise (said ise) ismi nur ile yazılmış süslü bir suretde; ve eğer (Neuzübillah) Allah esir¤gesin şaki ise (kötü bir kul ise) siyah bir yazı ile kötü bir şekil¤de yazılmış olur.
İşte bu kırk gün tamam olunca Melek-ül Mevt gelip ön¤ce bir hastalık ve sonrasında ölüm hali meydana getirir. Has¤ta Ölüm Meleğine ne istediğini sorar? O da cevabında "Ben Melek-ül Mevtim, ruhunu olmak için Allah tarafından gönde¤rildim" der. Hasta bunu işitince gözlerini yumup başını iki ta¤rafa çevirmeye başlar.
Ölüm Meleği, "ey hasta ne için imtina ediyorsun, senin, eş ve çocuklarının ve atalarının ruhlarını almağa memur ol¤duğumu hala bilmiyormusun, senin ruhunu alacağım; çocuk¤ların ve dostların ibret alsınlar, ruhlarını kabz ettiğim nicele¤ri mal ve evlâd, kuvvet ve haşmet de senden bin kat fazla idi¤ler, mahaza muhalefete asla mecal bulamadılar" dedi. Ve "Dünyayı nasıl buldun, ahvalini ne şekilde buldun" diye sorar. Hasta cevabında: "Meğer dünya ne gaddar imiş, yalancı olduğunu şimdi anladım" der. Bu esnada dünya Allah tarafın¤dan bir şekilde gelip hastanın yanına durur ve şu sözleri söyler:
"Ey isyankar kul, hezaran günahlar işledin, bu kadar ders ve öğütler dinlemişken zerre kadar olsun kendini düzelt¤medin ve beni istemekten geri durmadın. Zannederdin ki ben senden ayrılmam, senin zannm geçersizdir. İşte ben şim¤di senden ayrılıyorum" der.
Sonra hastanın malı da başka bir şekilde gelip : "Ey asi, beni haramdan kazandın, eğer beni helalden kazanmış ve fa¤kirlere yardımda bulunmuş olsa idin bu gün sana derecesiz faydam olacak idi."Der.
Ölüm Meleği ruhu almak istediği vakit ruh muvafakat et¤mez. "Rabbim celle şanühü bana emir etmeden sana teslim olamam" cevabını verince, Azrail A.S der ki: "Rabbim taala senin ruhunu almaya beni görevlendirdi." Ruh yine İsrar eder ve nihayet der ki: "Bu sözünde sadık isen sadakatine dair bana bir delil göster" deyince Melek-ül Mevt cavabinda aciz kalır. Ruh der ki: "Rabbim Celle şanühü beni yaratıp bu cesede yerleştirdi: sen ise o vakit yanımda bile yoktun; ben şimdi Halik ve Mürebbiim olan Zat-ı Celle ve aladan izinsiz nasıl çıkarım."
Ölüm Meleği Cenab-ı Hakka hitaben: "Ya Rabbi falan kulunun ruhu böyle böyle söyledi ve benden delil istedi" diye müracaat edince Bari Taala cevabında: "Ya Melek-ül Mevt, Cenneti alaya gidip üzerinde (Bismillahirrahmanirrahim) ya¤zılı olan elmalar var, onlardan bir tane getir ve kulumun ruhuna göster" Melek-ül Mevt bunun üzerine elmayı gösterin¤ce hastanın ölüm acısı hafifler ve ruhu da çıkar.
Rivayet olundu ki: Cenab-ı Aİlah bir mü'min-i kamil ku¤lunun ruhunu kabzı murad edince Azrail gelip onun ruhunu ağzından almak ister. O mü'min-i kamilin dünyada olan zikir ve tevhidi bir surete gelip ve görünüp der ki: "Ey Melek-ül Mevt, bu mü'minin ağzı tabiatıyla zikir ve tevhid idi, bundan dolayı ruhunu oradan alman reva değildir." Azrail A.S. "Ya Rabbi! Mü'minin zikir ve tevhidi böyle müdafa ediyor. Fer¤manınız nedir" diye müracaat eder. Derhal onun ruhunu eli tarafından alınması Cenab-ı Hak'dan emir olununca, sadaka¤ları dahi bu şekilde müdafaa eder ve derler ki: "Bu ibadet eh¤li kulun bu eli ile ne kadar sadaka vermiş ve ne kadar yetim¤ler okşamış ve ne kadar diyanete ait kitaplar yazmıştır." Ayakları dahi: "Bizim ile mescitlere gider ve ulemayı ziyaret ederdi." Ve gözleri dahi: "Bizim ile mushaflara ve ulamanın yüzlerine bakmıştı" diyerek bu şekilde bütün organları müda¤faada bulunurlar. Ölüm Meleği aciz kalıp Allemel Guyub Hz.ne müracaat edince, Hak Celle ve Ala Hz. Ya Azrail, "Benim ismimi elinin üzerine yaz ve mü'min kulumun ruhu¤na göster" buyurur. Azrail A.S.de Besmele-i Şerifeyi yazıp gösterir ruh o anda muvafakat eder ve bedenden ayrılır.
İşte beyan olunan ölüm kıymetli ruha ulaşır, kurtuluşun mümkün olmadığı apaçık olup, diğer bir hoş olmayan ölüm vardır ki (Neuzübülah) insana bir daha saadet hayatı göster¤mez. Allah'ın rahmet ve nimetlerinden yoksun olarak teceili eder.
Haberde belirtildiği üzere bu ölüm altı türlü olarak zuhur edip onun dahî altı çeşit karşı tedbiri mevcuttur. İbadeti ha¤yat talibi olan aklı selim sahipleri elbette bunlara özen göste¤rirler.
Şimdi bu altı görüntünün:
Birincisi, sadece dünyayı sevmek, onun panzehiri züht ve takva,
İkincisi, mal edinme hırsı, onun panzehiri zekat,
Üçüncüsü, çok konuşmak, onun panzehiri zikrullah,
Dördüncüsü, ömür, onun panzehiri, ibadet, taat ve ha¤yırlı çalışma ve meşguliyet,
Beşincisi, seneler, onun panzehiri, Ramazan-ı şerifler,
Altıncısı, leyali (gecelerin değerlemdirilmesi) onun da panzehiri, leyle-i Kadir yani Kadir geceleridir.
Bundan sonra maium ola ki insan ölüm yastığına baş koyduğu vakit Allah tarafından bir nida gelip buyurulur ki: "Ey Melek-ül Mevt, bu hastaya pek eziyet etme, biraz müs¤terih olsun." Böylece ruhu göbeğine ve göksüne geldiği va¤kitler dahi ruha ilahi müsade verilip, ruh hastanın boğazına gelince, artık el eliyle, göz gözüyle ve diğer organlar birbirle¤riyle ayrılık elvedası yaparak ta! kıyamete kadar bir daha gö-rüşemeyeceklerini birbirlerine haber vererek, "vay" ayrılığı nidaları ile veda ederler.
Ruh dahi bunca müddet kendini muhafaza eden cesedi ile veda edip ayrılır.
Sonra göklerden bir çağırıcı der ki: "Ey Adem oğlu, şim¤di dünya seni mi terk ediyor yoksa, sen dünyayı mı terk edi¤yorsun? Şimdi malın mı seni koruyor yoksa, sen onu mu koruyorsun? Şimdi dünyadaki makam ve devletin seni mi kur¤tarıyor, yoksa sen onu mu kurtarıyorsun? Şimdi sen mi dün¤yaya galip olup onu perişan ettin, yoksa o sana mı gelip olup seni yere serdi?"
Heyhat!... diğer bir rivayete göre hastanın dili söylemez olduğu vakit yanına dört melek gelip:
Birincisi, selam verip: "Ben senin yiyeceklerinle ilgilen¤mem için Allah tarafından görevlendirilmiş idim. Bu gün dünyayı doğudan batıya dolaştım, senin rızgından bir lokma bile kalmamış, hepsi bitmiş" der.
İkincisi de selam verip "ben senin içeceklerine memur indim, bugün cihanı dolaştım, senin için bir katre bile su kal¤mamış" der.
Üçüncüsü dahi selam verip "Ben senin nefesine memur İdim, şimdi yeryüzünü aradım, senin İçin bir nefes dahi kal¤mamıştır." dedi.
Dördüncüsü de selamdan sonra "Ben senin ömrüne ve¤kil idim, bugün senin ömür müddetinden asla bir şey kalma¤dı." der.
Sonra Kiramen Katibin melekleri teşrif edip selamdan sonra: "Ya Allah'ın kulu, biz Allah tarafından senden sudur eden hayır ve şerri yazmaya memur idik" derler. Ve bir siyah defter verirler. "İşte amel defterin budur, oku" derler. Kul piş¤manlığından gözlerinden yaşlar saçarak, utancından amel defterini okumaktan çekinerek, yüzünü kah sağ, kah sol ta¤rafa çevirir ve Kiramen Katibin melekleri yanından giderler
![[Resim: 9qfd91186dd20fz6.gif]](http://img147.imageshack.us/img147/9978/9qfd91186dd20fz6.gif)