Hakikaten öyle dostlar...
Bir tuhaf yaşıyor bir tuhaf harcıyoruz ömrümüzü.
Miras yediler gibi nasıl geldi nerden geldi diye sormadan.
Hemen hepimizmutlaka uyanacakmışız gibi yatıyor
hiç ölmiyecekmişiz gibi güne başlıyoruz.
Gelecek ümidiyle bu günü yaşıyor
''bir gün diyediye günleri aylarıyıllarınihayet
koskoca bir ömrü geride bırakıyoruz.
Ayılması olmayan bir sarhoşluğun bulanıklığında
ya yelin savurduğu yaprak misali hayatın önünde sürükleniyor
ya da ''vur patlasınçal oynasın''nidalarıyla hayatı peşimizden sürüklüyoruz.
Çoğunlukla ve arzularımızın eline bırakıyoruz
hayatımızın iplerini.
Durum böyle oluncada tutkularımızı sınırlayan
şeylere tahammülümüz kalmıyor ve haklı bile
olsa herhangi bir sınırlamayı özgürlüğümüze
müdahele gibi algılıyoruz.
Sınırsızlık özlemi hayatımızdaki belirgin tüm hatları siliyor.
Böyle olunca fırsat ile felaket umut ile hüsran
sevgi ile nefret ve daha ne varsa iç içe yaşanır hale geliyor.
Bu yüzden nerede duracağımızı nerede soluklanacağımızı kestiremiyoruz.
İşin kötüsü bunu far ettiğimiz yerde zaman daha bir süratli akıyor.
Şöyle bir soluklanıp uğruna bir ömür adanmış şeylerin muhasebesine
oturduğumuzda hayatın zembereği çıkıyor.
Ve çarklar tersine dönmeye kalan bir avuç ömrü hızla öğütmeye başlıyor.
NETİCE?
BÜTÜN YOLLAR ÖLÜME ÇIKIYOR
VE GERÇEK!...
İNSAN ÖLÜMÜ UNUTSADA
ÖLÜM İNSANI UNUTMUYOR...
MeLankoLi bir kişiliğim..
![[Resim: 9qfd91186dd20fz6.gif]](http://img147.imageshack.us/img147/9978/9qfd91186dd20fz6.gif)