Türkiye’nin 1984 yılından itibaren PKK terör örgütüne karşı mücadele ettiği biliniyor. Elebaşısı yakalanıp Türk Adaletine teslim edilen ve yok olma düzeyine indirilen PKK terör örgütünün, kadın, çocuk, yaşlı ayrımı yapmaksızın binlerce vatandaşımızı katlettiği ve terör yoluyla bölgedeki ekonomik ve sosyal gelişmeyi bölgede yaşayan vatandaşlar aleyhine kısmen tersine çevirdiği kaydediliyor. Evrensel hukuk ve Avrupa Bakanlar Konseyi’nin Öcalan’ın terör mahkumiyetini onayladığı, Türkiye’nin demokratikleşmesiyle Kürt siyasi hareketinin terörizm ve PKK ile bütünleştiğinin daha net görülmesi, PKK ve partilerinin dünya tarafından dışlanmalarına yol açtığı vurgulanıyor. Bütün bu gelişmelerin ışığında İmralı’da yaşamını sürdüren Öcalan’la dış dünyanın irtibatını sağlayan avukatların yargılanabilecekleri hususu bu günlerde gündemde yer alan konulardan birisi olarak karşımıza çıkıyor.
Türkiye gazetesinin haberine göre, ABD’de ömür boyu hapis cezasına çarptırılan Kör İmam lakaplı Mısırlı Şeyh Ömer Abdurrahman’ın avukatı Lynne Stewart’a teröre destek suçu sebebiyle verilen 28 aylık hapis cezası gibi Abdullah Öcalan’dan aldıkları bilgi ve talimatları taşıyan ve ilgili yerlere ileten avukatların da ceza almasının mümkün olduğu bildiriliyor.
TBMM Adalet Komisyonu Başkanvekili Hakkı Köylü, avukatlık görevinin
dışına çıkılması durumunda avukatlara suç neyi gerektiriyorsa o şekilde ceza verilebileceğini söylüyor. Köylü, “Örgüt adına aracılık mı etmiş, örgüte yataklık mı etmiş, propaganda mı yapmış. Eylemi neyi gerektiriyorsa bunların cezası zaten ceza sistemimizde var. Savcılık yaptığım dönemde bir avukatın örgüt adına kuryelik yaptığını tespit etmiştik ve tutuklamıştık” diye konuşuyor.
Adalet Komisyonu’nda Ceza Yasası için kurulan alt komisyonun üyesi CHP eski Niğde Milletvekili Orhan Eraslan da Ceza Yasası’nda Öcalan’dan bilgi getirip götüren avukatların yargılanmasına engel bir durum olmadığını belirtiyor. Avukatların terör örgütü başından aldıkları bilgileri aktarmalarının ceza kanununda müeyyidesi olduğuna dikkat çeken Eraslan, “Burada suça manevi katılma vardır. İştirak vardır. Ayrıca Öcalan hükümlüdür. Hükümlünün avukatı ile her zaman görüşmesi söz konusu değildir. Adalet bakanlığı isterse mekanizmayı çalıştırabilir.” sözleriyle görüşlerini ifade ediyor.
Adalet Bakanı Sadullah Ergin ise Öcalan’ın AİHM’de devam eden davaları bulunduğunu hatırlatarak, bu sebeple Öcalan’ın mevcut yasalar çerçevesinde avukatlarıyla görüşme hakkı bulunduğunu dile getiriyor. Öcalan’ın avukatlarıyla görüşmelerini takip ettiklerini ve bazıları için soruşturma açtıklarını ifade eden Ergin, Öcalan’ın ise avukat değiştirme yoluna gittiğini kaydediyor. Ergin, “Mevcut mevzuata göre izin veriliyor. Biz mevzuata uygun davranmak zorundayız” derken, Öcalan’ın hem AİHM’deki davaları hem de hakkında verilen disiplin suçlarına itiraz hakkı nedeniyle avukatlarıyla görüşebildiği, hukukçuların, Öcalan’ın “vasiyetimi yazdıracağım”, “bana şurada hakaret edildi, dava açacağım” gibi gerekçelerle de avukatlarıyla görüşebileceğine dikkat çekiliyor.
Adalet Bakanlığı’nın, bugüne kadar Öcalan ile görüşmeleri sebebiyle Cumhuriyet Savcılıklarından gelen talepler üzerine 63 avukat hakkında soruşturma izni verdiği, açılan davalar sonucunda mahkemeler tarafından 10 avukat hakkında süreli olarak Öcalan ile görüşmelerinin yasaklanması kararı çıktığı vurgulanıyor.
Helin Demir
helindem@mynet.com