Mal ve evlat insanın en yakınındaki, zamanını ve zihnini almaya en layık şeylerdir değil mi? Allah onların bile sizi Allahın zikrinden uzaklaştırmasına izin vermeyin buyuruyor. Alıkoymak.. Meşgul etmek, geçici olarak unutturmak... Mümine Allah'ı düzenli olarak anmak, Allahın Kuranıyla düzenli olarak ilgilenip çalışmak emredilmiştir. Şeytanlar tarafından çalışması böylece engellenebilecektir.
Mal canın yongasıdır demez mi atalar. Sonra da evlat canın parçası değil mi? Lakin bu kadar yakın ve değerli olan şey insanı Rabbinden uzaklaştırıyorsa o bir fecaat değil midir?
Bir hırsız bizi oyalar da öbürü çalarsa? Bir avcı bizi kandırır da öbürü avlarsa ne olur halimiz. Eşimizi çok mu severiz? Onunla gezip eğlenmek çok mu keyifli? Ya o gül yüzlü evlatlarımıza sevgimizin sınırsızlığı… Lakin düşünelim. Bunlar bize ‘Allah Allah’ mı dedirtiyor, ‘dünya dünya’ mı?
Eşinin yüzüne bakınca Allah’a şükrünü hatırlıyor mu kalp? Evladının saçını koklayınca Allah’a minnetini hissediyor mu yürek?
Sevdiğinize gönderdiğiniz her hediye onu sizden uzaklaştırıyorsa artık ona hediye gönderir misiniz? Kim sevdiğini kaybetmek ister? Malı veren Allah! Evladı veren Alalh. Kulunu seven ve kulunu sevgisine çağıran Allah. Allah’ın verdiği yüzünden Allah’tan uzaklaşan insan akılsızın teki değilse nedir? Onu feci bir mahrumiyetten başka ne bekliyor toprağın arkasında? Hem malı gidecek elinden ve hem de o mal yüzünden Rabbini kaybetmiş olacak. Evladı uzaklaşacak kendinden ve hem de o evladı yüzünden Rabbinden kopmuş olacak.
Sık sık durup düşünelim: Allah’ın bize verdiği herhangi bir şeyin hayır mı şer mi olduğunun yegane göstergesi şu soruya vereceğimiz cevaptır: O bizi Allah’tan uzaklaştırıyor mu, yaklaştırıyor mu? Muhammed Bozdağ