Maddeye aşık gönüller,
somut şeyler arayan gözler;
gözünün önünü göremeyenler!
Akılsız beyinler,
şeytan sıfatlı acizler,
başını bilmeyen, sonunu düşünemeyen akıllılar!
Deniz suyuna aldanıp içtikçe çatlayanlar!
Okyanuslara, dağlara, ağaçlara;
arıya, bala, peteğe bakmayanlar!
Öylesine yaşayıp, böylesine göçenler!
Neden düşünmezler?
Niçin yaşarlar?
Tamam, beşerdir şaşar; ama niçin haddi aşar!
Bilmezler ki her şey Rahman’ı anar.
Her şey Vahid ile başlar;
Baki ile biter.
Şu aciz insan anlamsız kuleler diker.
Varlığa sırt çevirir öyle bekler.
Kendini bile tanıyamayıp hala tekler.
Kana susamış ahlaksızların halini yekler.
Güneşe, aya; şeytana, meleğe rab der!
Nankörlüğünde şımarır, sırıtıp güler!
Had hudut tanımaz çiğner!
Bilmiyor ki Rezzak sabırlıdır hemen dur demez!
Akıl et insan bu iş şakaya gelmez!
Azrail ‘’yap’’ deyince yapar, bir an beklemez!
Yeniçağ
