Bir trafik kazasına şahit olduğumuzu düşünün. Acı bir fren sesi ve araba adama çarpıyor adam taklalar atarak yere çakılıyor. Biz ve çevredekiler koşuyoruz olay yerine. Birimiz adamın ayağından fırlayan ayakkabıyı bulmaya koyulmuşuz. Birimiz kopan gömlek düğmesini dikiyor. Birimiz pantolonuna yapışan tozu silkeliyor. Bir diğeri hatıra fotoğrafı çekiliyor, ileride bakıp ibret alacak.
Buradaki insanların hepsi doğru yapıyor, yanlış yapan yok. Elbette düğme kopmuşsa dikilecek, elbette toz varsa silkelenecek.
Ama "be gafiller adam can çekişiyor önce buna bir çözüm bulmak gerekmez mi, ne diye ayrıntılara ve zamansız doğruların peşine düşmüşsünüz" dese diğerleri itiraz eder. "Ama adamın saçı taralı olmasın mı?", " düğmesi dikili olmasın mı?" derler. Kendince haklıdırlarda.
Vel hasılı kelam önemli varken önemsiz, çok önemli varken önemli olanı terk etmek gerek ki işin hikmeti hasıl olsun. Can çekişen birinin ayakkabısını boyamak ne kadar beyhude bir işse Kuran ve Peygamberimiz aleyhisselatu vesselam gibi elzem ve çok önemli şeyler dururken, başka ve sadece önemli şeylerle uğraşmak örnekteki trafik kazasındaki gibi komik ve acınaklı duruma düşürüyor bizleri.
