RE: Neden kitap okumuyoruz?
Her Müslüman yerine getirmesi gereken farzdır "oku"mak...
devamında bilimsel gelişmeleri bilmek,insan olmak hümanistleşme her dem her hali okumak.Hele ki günümüzde daha basit iken hakkın ilk emrini yerine getirmemek...
İmam yolu sürüyoruz diyene….
5.İmam Muhammed Bakır. (676-735); Peygamber,kesinlikle okuma yazma bilmez bir cahil değildi. Aksine 70 dile yazılı ve sözlü olarak,hakimdi ve her kim ki, O;nu bir cahil olarak tanımlarsa o kâfirdir.;Demektedir.
Hz.Muhammed, okul açıp pozitif bilimleri okutan ve aynı zamanda öğretmenlik,yapan bir peygamberdir. Bazı Sünnilerin belirdiği gibi ümmi değildir. Suffa Okulu,ile ilğili Bakara Suresi 273.Ayet bunun en büyük,delilidir.
Kaynak:Anton J. Dierl: Anadolu Aleviliği, İstanbul 1991: 103.
Ayrıca enes bin malikten rivayetle hz.resul miraç gecesi sadaka vermenin karşılığı on misli karz-ı hasanenin ise on sekiz şeklinde yazıldığını gördü…
Kaynak:bkz. İbni Mace.Sadakat 19 önkal a.g.e. .255
Tabiki en doğrusunu Allah bilir...
Lakin çok sayıda ilahiyat hocamızın arkadaşımızın bu yola dogma değil akıl ve aşk ile bağlı olanlar bu bağlamda inanır islama ve resulune yakışanın da bedirde okuma yazma emrettiği hakkında hirada emrettiğini zahir ve batın-i yönden anlamış tüccar seyyah Mekke nin ve Medinenin sultanına yakışan ne ise o efendimizde malum olmuştur...
hadislerin tümü sahihliği reddedilemez olan Kuttubi Sitte'dendir:
Sâlim, babası Abdullah İbnu Ömer'den naklen anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) (mallardan alınması gereken) zekâtlarını miktarını belirten bir kitap yazmıştı. Âmillerine göndermeden vefat etti. Resülullah onu kılıncına yakın olarak asmıştı. Hz. Ebü Bekir (radıyallâhu anh), ölünceye kadar onunla amel etti. Sonra Hz. Ömer (radıyallâhu anh) de ölünceye kadar onunla amel etti. Bu kitapta şunlar yazılı idi.....
Tirmizi, Zekat 4, (621); Ebu Davud, Zekat 4, (1568, 1569, 1570); İbnu Mace, Zekat 9, (1798).
Görüldüğü gibi Muhammed'in kitabı bile varmış ve içeriği bile ''Sahih'' kaynaklarda geçmektedir.Bu kitaptan sonra hala mı Hz.Muhammed'in okur-yazar olduğuna iman etmezsiniz?
Hz. Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) (İran Kisrasına göndermek için) bir mektub yazmıştı. Kendisine: "Onlar mühürlü olmayan mektubu okumazlar" denildi. Bunun üzerine gümüş bir mühür yaptırdı. Üzerine Muhammed Resülullah cümlesini kazdırdı. Cemaate de:
"Ben bir mühür yaptırdım. Üzerine Muhammed Resülullah kazdırdım, kimse bunu yüzüğüne kazdırmasın" buyurdu."
Bir rivâyette şöyle gelmiştir: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) sağ (eli) ne gümüş bir yüzük taktı. Kaşı Habeşi idi. Karşı avucunun içine geliyordu."
Buhâri, Libâs 46, 50, 51, 54, 55; Müslim, Mesâcid 222, (640); Libâs 55-63, (2092-2095); Ebü Dâvud, Hâtim 1-2, (4214-4217, 4221); Tirmizi, İsti'zân 25, (2719), Libâs 14-17, (1739-1748); Nesâi, ZÎnet 48-82, (8,173-195); İbnu Mâce, Libâs 39, (3639), 41, (3645).
Hz.Muhammed'in yazdğı mektupları.
Abdülmecid İBnu Vehb anlatıyor: "Bana, el-Addâ' İbnu Hâlid (radıyallahu anh): "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın bana yazdığı bir mektubu sana okuyayım mı?" dedi. Ben: "Memnuniyetle!" deyince bir mektup çıkardı. Mektupta şunlar yazılı idi: "Bu, el-Addâ İbnu Hâlid İbni Zehve'nin Muhammed (aleyhissalâtu vesselâm)'den satın aldığı şeyi tevsik eder. el-Addâ ondan bir köle veya cariye satın aldı. Kölede, ne herhangi bir hastalık, ne (zina, hırsızlık, kaçma gibi) bir düşkünlük ne de (satışını gayr-ı meşru kılan hürr asıllı bulunmak, emânet ve rehin olarak verilmiş olmak gibi) haramlık yoktur. Bu Müslümanın Müslümana satışıdır."
Tirmizî, Büyû 8, (1216); Buhârî, senetsiz olarak kaydetmiştir. (Büyû, 19); İbnu Mâce, Ticarât 47, (2251).
hz.Muhammed'in yazdığı mektupları.
809 - Abdullah İbnu Ebî Bekr İbni Amr İbni Hazm (radıyallahu anh), "Hz. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın Amr İbnu Hazm (radıyallahu anh)'a yazdığı mektupta: "Kur'ân'a sâdece temiz olanlar dokunsun" emri de vardı."
Muvatta, Kur'ân 1, (1,199).
Hz.Muhammed'in yazdığı mektupları.
Amir İbnu Şehr (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) (peygamber olarak ortaya) çıktığı zaman, Hamdân kabilesi bana: "Gidip şu adam hakkında araştırıp bize haber getirebilir misin? Şâyet bizim adımıza memnun kalırsan biz de onu kabul ederiz, şayet beğenmediğin bir husus olursa biz de reddederiz" dediler. Ben de: "Pekâla!" dedim.
Yola çıkıp Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in yanına kadar geldim. (Gördüm, inceledim ve) memnun kaldım. Kavmim de Müslüman oldu. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), Ümeyr Zî Merrân'a şu mektubu yazdı."
Râvi devamla der ki: Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), Mâlik İbnu Mirâre er-Rehâvî'yi Yemen'in tamamına (elçi olarak) yolladı. Akk Zû Hayvân Müslüman oldu."
Râvi devamla der ki: "Akk'a: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a git, köyün ve malın için kendisinden emân al" dendi. O da hemen Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a geldi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) kendisine şu eman mektubunu yazdı:
"Bismillahirrahmanirrahim, Allah'ın Resûlü Muhammed'den Akk Zû Hayvân'a: "Eğer arâzisinde, malında, kölesinde (İslâm'a) sadık kalırsa, kendisine emân vardır, Allah'ın ve Allah'ın Resûlü Muhammed'in garantisi vardır. Bu emânı Hâlid İbnu Saîd İbni'1-As yazdı."
Ebu Dâvud, Harâc 27, (3027).
Hz.Muhammed ve yazdığı mektupları.
Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm Kisrâ'ya ve Necâşi'ye -bu Necâşî üzerine cenaze namazı kıldığı Necâşi değildir- ve bütün inatçı cebbarlara, onları aziz ve celil olan Allah'a davet eden mektuplar yazdı."
Müslim, Cihad 75, (1774); Tirmizi, İsti'zân 23, (2717)
Muhammed ve yazdığı mektupları.
Seleme İbnu Nu'aym İbni Mes'ûd el-Eşca'i, babası radıyallahu anh'tan anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm'ın, Müseylime'nin kendisine yazdığı mektubu okuyunca, mektubu getiren iki elçiye şöyle söylediğini işitmiştir: "Bu yazdığı meselede siz ne diyorsunuz?" Elçiler:
"Biz de onun söylediğini söyleriz!" dediler. Bunun üzerine Aleyhissalâtu vesselâm: "Eğer elçileri öldürmemek kaide olmasaydı boyunlarınızı muhakkak uçururdum!" buyurdular."
Ebu Dâvud, Cihad 166, (2761)
Bakara sr. 273 AYET analizi ile ankebut sürelerinin bütünsel bir mantık ve tarihi gerçeğiyle hakkaniyete yakışacak şekilde analitiği yapanlara selam olsun...
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 03-04-2013, Saat:08:52 PM, Düzenleyen: HURUFİ.