Kendisini Kur’an ve sahih hadis ilimleriyle mücehhez kılmayan, Rabbiyle ve O’nun Nebisiyle tanışmayan her müslümanın rastlayacağı bir mescid-i dırar olacaktır ve o zarar mescidi onun dinini ifsad edecek ve din kardeşine düşman edecek, nifak ve tefrika asla tükenmeyecektir. Bu da zalimlerin ve işgalcilerin ve şeytanın arzuladığı ve körüklediği bir ateştir. Dolayısıyla nerede bir müslümanın burnu kanatılsa, cahilliğiyle tefrikaya, tefrikacılığı ile güçsüzlüğe sebep olan her kimse bundan mes’ul olacaktır. Müslümanlar aralarındaki (dini, ictimai, bütün) ihtilaflarda Allah’ı ve Rasulünü hakem tayin etmedikçe, hükmüne boyun eğmedikçe asla iman etmiş olmazlar.Nisa suresi (Ayet 61-65)
Bu gün darmadağın kendisini savunmaktan aciz kalmış bu ümmet saydığımız ve daha saymadığımız bütün mescidi dırarlardan uzak durmalı, dünyasını ve ahiretini mamur edecek dinini, saf ve berrak kaynaklardan almalıdır. Allah’ın ipine sımsıkı sarıldığını söyleyen din kardeşim günde bir sayfa Kur’an okuyor musun? Rabbin sana dünyada kimsenin değer vermediği kadar değer veriyor, O’nun İlâhî Kelâmını anlamaya çalışıyor musun?
Mü’minler güç sahibi olup barışın ve adaletin öncüsü olmalıdır. Güçsüz müslümana ve dahi tüm insanlığa adaletle hükmedecek İslâmdan gayrı hak din mi var