Gözlerimin gözlerinde çarpıp yere düştüğü o talihsiz gündü...
Ah nerden gördüm seni! Gözlerim ama olsaydı mil çekselerdi ama seni hiç görmeseydim...
Hadi diyelim gözlerini geçtim ya sesini ne yapacağım?
O ses !doğanın ruhaniye ve menevyiatla birleşip üzerime üflediğin ferahlaştıran o ses...
Ah o zaman da sağır olsaydım duymasaydım derya-i musikini duymayaydım denizin bağrından çıkan bembeyaz incilerden osesi....
Açmıştım karanfil misali yol kenarında ...
Sen beni farketmiştin tek sen
O kadar insanın içinde yalnız sen
Eğilip toprağın kulağına tam beni içine çek artık derken
Sen yetişip üzerime kovalarca sevgi dökmüştün..
Tek ben yoktum orada
Kan kırmızı güller taç olacak papatyalar , içine çekilesi nergisler vardı
Hala ilk günleri gibi bakımlı ve gösterişli....
Neden bana ilgi göstermiştin ki
....
Cevabımı almıştım
“Benin kaynağım sensin”
....
Hani ne günler geçirmiştik seninle
Dizlerine yatıp uyurdum...
Sende bana çocuğun misali
Masallar anlatır sohbet ederdin...
Ama yoksun işte yok!
Kayboldun ...
bir annenin çocuğunu kaybetmişçesine telaşa düştüm,çırpındım seni aradım
Ama sen başkasınındın artık.....
Başkasının gözlerinde başkasının hayatında...
SEYYİD KEMERKAYA'dan alıntıdır
furkan 63