Her nefis ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz. Ankebut-57
Bu dünya hayatı sadece bir eğlence ve oyundan ibarettir. Asıl hayat ahiret yurdundaki hayattır. Keşke bilseler! Ankebut-64
Müslümanlara 3 soru
Müslümanlara 3 soru
Allahın ol deyince oldurduğuna,
Cennet ve cehenneminin olduğuna,
Sonsuz bir hayatın varlığına,
Azad, yani Allahın bağışlayıcı olduğuna,
İyiliği emredip, kötülükten men ettiğine,
Seçme hakkının ve özgür iradenin olduğuna,
Allahın insanları sınadığına,
Buna rağmen dünyada yaşanan olumsuzlukların olduğuna, (bunların Allahın emri olmadığının bilincindesiniz) inancına sahipsiniz.
İkinci sorunuzda,
Başkalarında bulunan hastalıklardan ziyade kendinizde olan ve olmayanla ilgilenmelisiniz çok pis atayis. Madem ki bir yaratan var. O kendi yarattıklarından mesul, sen ise yalnızca kendinden mesulsün.
Yaratmış olduğu bütün mahlukatının rızkını zatına ister inansın, isterse inanmasın ayrım yapmadan veriyor. Tecavüz meselesine gelince ayette öyle kimseler şöyle bildirilmekte,
Yoksa sen onların çoğunun işittiklerini, düşündüklerini mi sanıyorsun? Hayır, onlar hayvanlar gibidir, hattâ onlar, yolca (hayvanlardan) daha sapıktır. (Furkan 44)
Sizin içinizi acıtan o kimseler için çok büyük bir aşağılanma..
Üçüncü sorunuzda,
Hiçbirimiz yaratılmayı kendimiz seçmedik. Misal ben çıkıp "keşke hiç olmasaydım ne dünyada olmak ne cennete ne de cehenneme" gitmek istiyorum diyemez miyim ? diye soruyorsunuz. Elbette dersiniz.
Ama sorumluluk almaktan korkuyor, dilediğiniz serbestlikte yaşamayı arzuluyorsunuz. Hatta inanmasanız da öldükten sonra yaşanabilecekler için korkuyorsunuz da.
İlginç olanı ise üçüncü sorunuzun devamında,
( Bu nasıl bir ilahi adalet ki bizim irademize hiçbir şekilde sual edilmeden doğrudan bizi hayata postalıyor ? Yani biz hayat denen sınavın kapısından içeri bakıp kendi irademizle girmiyoruz ki gözümüzü bir açıyoruz sınavın ortasında doğmuşuz, irademize sual edilmeden doğrudan bu sınava tabi tutulmamız hak mıdır ? ) diyorsunuz.
Madem ki dünya hayatının bir imtihan olduğuna inanıyorsunuz, ahiret için kazanılımın ne şekilde olacağı bildirilmiş, bütün sorular belli, cevapları elinizde. Kopya çekmek serbest.
Soru ve cevapları elinizde. Neleri yapmanız, nelerden sakınmanız gerektiği açıkça bildirilmiş. Hiç bir imtihan Allahın bu imtihanı, bu sınavı kadar kolay olamaz. Dersi kaynatmak yerine bu imtihan için biraz çaba sarfetmek, ahiret için vadedilen ebedi hayat için, kurtuluş için yeterli olur aslında.
Sormuş olduğunuz sorular, aslında kendinize birer cevap. Yazabildiğiniz kadar, Okumasını da bilirseniz.
Alıntı:Allahın ol deyince oldurduğuna,
Cennet ve cehenneminin olduğuna,
Sonsuz bir hayatın varlığına,
Azad, yani Allahın bağışlayıcı olduğuna,
İyiliği emredip, kötülükten men ettiğine,
Seçme hakkının ve özgür iradenin olduğuna,
Allahın insanları sınadığına,
Buna rağmen dünyada yaşanan olumsuzlukların olduğuna, (bunların Allahın emri olmadığının bilincindesiniz) inancına sahipsiniz.
Değilim. Sizler öylesiniz o sebeple size soruyorum. Okuma özürlü de değilim ama sanırım siz benim sorularımı okumamışsınız. Ben "ol deyince olduran bizi böylesine bir dünyaya atmayabilirdi, irademizi kötülükten ırak kılardı ve sınava bizim de ihtiyacımız kalmazdı, öylesi halde bunca zulmde yaşanmazdı" diyorum. Siz benim sorduğum sorunun yanından bile geçmiyorsunuz. Siz kötüyü iyiyi seçme iraden var diyorsunuz ben ise bir kademe öncesini soruyorum daha oraya gelmeden işler...
Alıntı:Başkalarında bulunan hastalıklardan ziyade kendinizde olan ve olmayanla ilgilenmelisiniz çok pis atayis. Madem ki bir yaratan var. O kendi yarattıklarından mesul, sen ise yalnızca kendinden mesulsün.
Mesala bu bir cevap mı ? Kimsenin cevabına laf etmem ama madem bana okuma özürlü diyorsunuz ben size sorayım bu mantıklı bir cevap mı ? "Seni ilgilendirmez sen kendi işine bak" ! Peki okumayı bilmeyen ben bunu okuyup feyz alayım.
Alıntı:Hiç bir imtihan Allahın bu imtihanı, bu sınavı kadar kolay olamaz.
Bunu birde çocuk yaşta kaçırılıp çetelerin katil olarak yetiştirdiği, islamın i'sinden bihaber afrikalı çocuklara söyleseniz. Bu tür örneklerde bir kenara, kolay ya da zor olması (ki kolay olduğuna kâtiyen katılmıyorum) buradaki mesele değil. Kolay ya da zor, madem irademe göre yargılanacağım o halde bu cendereye girmeden bana sual edilmeliydi belki "olmak istemiyorum, girmek istemiyorum" diyecektim ne mâlum ? İradem değil mi benim ve ne yapıyorsam kendime yapıyorum.
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi