You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Mübarek günler ve geceler

Mübarek günler ve geceler

General
RE: Mübarek günler ve geceler
Kaynak ehlisünnetbüyükleri.com
Çanakkale savaşları-çanakkale mahşeri

*Türk başkumandanlığı Çanakkale cephesini kuvvetlendirmeğe karar verdi, ingiliz general Hamilton takviye istedi. Sadece bir tümen gönderilebildi  Îtilâf devletlerinin Sırbistan’ seferi Çanakkale’den bir itilaf kuvveti çekildi kış yaklaşmıştı itilaf kuvvetleri 40 bin kişi eksilmişti  kış geliyordu. Osmanlı ordusuna, Avusturya bataryası  25 subay ve bir kaç denizaltısı ile katılmıştı.ve osmanlı ve ittifak kuvvetleri gittikçe güçleniyordu*İngilizler, 19 Aralık 1915 te Seddülbahire taarruz ettiler ve Anafartalar Arıburnu bölgesinden çekildiler. Mağlûbiyeti  hazmedemediler İngiliz hükümeti, son bir taarruza karar verdi. Bulgaristan’ın, Alman-Türk ittifakına katılmasıyla ittifak kuvvetleri güçlendi, Fransa îtilâf kuvvetlerinin Makedonya cephesine kuvvet istedi İngiltere , Geliboludaki kuvvetlerini tamamen geriye çekmek zorunda kaldı. *8,5 ay süren Çanakkale savaşlarında bozguna uğrayan  îtilâf kuvvetleri, çekilip gittiler. Türk ordusunun eline ganîmet geçti.çanakkale savaşı
dünyâ târihinin en şanlı müdâfaasıdır müslümanların vatanperverliği, kahramanlığı, cesareti ölürsem şehîd, kalırsam gâziyim parolasıyla kazanılan Çanakkale savaşlarında, Osmanlı ordusundan  251. 309 kiş şehit verilmiştir

*Çanakkale savaşında itilaf devletleri 252.000 askerini zâyiât verdi. Osmanlı Devleti’nin çok sayıda şehidi vardı verilen şehîdlerin  en önemlisi Abdülhamîd Han’ın okullarında yetişen yedeksubaylar teşkil ediyordu.devlet, yetişmiş insanını kaybetti*Cihan harbinde müslüman-Türk’ün kendinden kat kat güçlü kuvvetler karşısında kahramanlığını ortaya koyan Çanakkale savaşları; Rusya’nın asırlardır ulaşmak istediği boğazları ele geçirerek Akdeniz’e ulaşma hayâllerinin sönmesine sebeb oldu.Çanakkale harbinde  Ruslar, Kafkasya cephesine saldırdı 300.000 kişilik bir Türk ordusu çanakkalede savaşıyordu  Doğu Anadoluda Rus mezâlimi başladı İngiltere Irak ve Filistini boş buldu ve kudüsü ele geçirdi

*İngiltere başbakanı Lıoyd George’un Avam kamarasındaki konuşmasında; “Gemilerimiz Çanakkale’yi geçeselerdi, harb iki sene kısalırdı  dünyâ harbi iki sene uzatıldı. Çanakkale’deki başarıyla, Rusya’da çarlık yıkıldı Bolşevik ihtilâli gerçekleşti çanakkale sayesinde cihan harbin iki sene uzadı  Rusya iktisadî ve askerî yardım alamadı iktisadi sıkıntı, Rus ihtilâline sebeb oldu. *Bolşevik ihtilâli sonunda çarlık evrildi. Bolşevik rejimi kuruldu. rejimi gerçekleştirenler, Türklerle iyi münâsebetler kurarak harbden çekildiler. Haçlı zihniyetinin Osmanlı Devleti üzerinde hayâl ettikleri kötü emeller, suya düştü. Ruslar Akdeniz’e açılamadı Çanakkale savaşlarında sultan İkinci Abdülhamîd Han devrinde yetişen kıymetli pek çok kumandan ve asker şehit oldu.
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Mübarek günler ve geceler
Kaynak ehlisünnetbüyükleri.com
Çanakkale savaşları-çanakkale mahşeri
ÇANAKKALE ŞEHİDİNİN ANNESİNE  MEKTUBU

*Vâlideciğim Dört asker doğuran  şanlı Türk annesi Nasihat mektubunu, yeşil bir ovacığın ortasında  derenin kenarında aldım.Tabiatın yeşillikleriyle mest olmuşken ruhumu takviye etti.Okudum, dersler aldım.mukaddes vazifeme sevindim.
Yeşil yeşil ekinler  rüzgarlar annemden gelen mektubu selâmlıyordu Hepsi eğilip kalkıyordu ve beni, tebrik ediyorlardı.*muhteşem çam ağaçları beni tebrik ediyorlardı.çığıl çığıl akan dere,  vâlidemden gelen mektuba oynuyor köpürüyordu.gölgesinde istirahat ettiğim ağaçlarına sevincime iştirak ettiğini, rakslarla anlatmak istiyordu.güzel bir bülbül, tatlı sedâsı ile hissiyatıma iştirak ettiğini ince gagalarıyla göstermek istiyordu.*Vâlideciğim, on paraya yüz dirhem süt, Koyun şimdi sağılmış, aldım ve içtim. Sizi düşündüm gönderdiği para ile süt içtim Kardeşim Şevket neden içmiyor? bülbül bağırıyordu: Kaderde olsaydı, o da çiçeklerden koklayacak,sütten içecek, ekinlerin secdelerini görecek derenin aheste akışını tedkik edecek ve çıkan sesleri duyacak idi.” Şevket merak etmesin, o belki de, daha güzellerini görür.vâlideciğim, sen müteessir olma. seni mutlaka buralara getireceğim. Ve şu manzarayı göstereceğim.

*çamaşır yıkayan askerlerim saf saf dizilmişler. güzel sesli biri ezan okuyordu.Ey Allah’ım! .Bülbül bile sustu, ekinler hareketten kesildi, dere bile ses çıkarmıyordu. bütün mevcudat mukaddes sesi dinliyordu. Ezan bitti. abdest aldım. Cemâat ile namazı kıldık. Yeşil çayırlara üzerine diz çöktüm. Bütün dünyâyı debdebelerini unuttum. Ellerimi kaldırdım Ey Allah’ım! öten kuşun, şu meleyen koyunun, secde eden yeşil ekin ve otların, Sen bütün bunları Türklere verdin. Yine Türklerde bırak. Çünkü  güzel yerler, seni takdir eden ve seni ulu tanıyan Türklere mahsustur. “*Ey  Rabbim! kahraman askerlerin bütün dilekleri, ism-i celâlini İngilizlere ve Fransızlara tanıtmaktır. Bu şerefi dileği ihsân eyle ve huzurunda titreyerek, güzel ve sakin bir yerde sana duâ eden biz askerlerin süngülerini keskin eyle. Düşmanlarını kahret mahveyle!” diye duâ ettim Artık benim kadar mes’ûd, bir kimse tasavvur edilemezdi.
*Anneciğim! Oğlun Hâlid benim gibi güzel yerlerdedir. Dünyânın en güzel yerleri burasıdır
Vâlideciğim bu dünyâ böyledir. sen merak etme.
Vâlideciğim, çamaşır falan istemem, paralarım duruyor. Allah razı olsun.
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Mübarek günler ve geceler
Oğlun Hasan Edhem
4 Nisan 1331(17 Nisan 1915)

Kaynak ehlisünnetbüyükleri.com
Çanakkale savaşları-çanakkale mahşeri
BİR ŞEHİDİMİZİN SON SÖZLERİ

*2 Haziran 1916’da Kolağası Yüzbaşı Mehmed Tevfik, Çanakkale Harbi’nde İngiliz mermisi  yaralanmış ve şehîd olmadan önce
Ovacık yakınlarındaki Ordugâhtan 18 Mayıs 1916
Sebebi hayâtım, feyz-i refikim.Sevgili babacığım, vâlideciğim Arıburnu’ndaki ilk girdiğim müthiş muhârebede pantolonumdan hâin İngiliz kurşunu geçti. Hamdolsun kurtuldum. gireceğim muhârebelerden kurtulacağıma ümidim olmadığından, şu satırları yazıyorum.
*Hamdü senalar olsun Cenâb-ı Hakk’a ki, beni asker yaptı. Siz de vatan ve millete hizmet için beni yetiştirdiniz. Sebeb-i feyz-i refikim  oldunuz. Cenâb-ı Hakk’a ve sizlere çok teşekkürler ederim.
Şimdi milletin verdiğini haketmek zamanıdır. Vatanıma vazifemi yerine getirmeye çalışıyorum. Şehîdlik rütbesine kavuşursam; cenâb-ı Hakk’ın en sevimli kulu olduğuma kanâat edeceğim. Asker olduğum için, bu her zaman yakındır.

*Sevgili babacığım ve vâlideciğim! Göz bebeğim zevcem Münevver oğlum Nezih’ciğimi Cenâb-ı Hakka ve size bırakıyorum. ne mümkün ise lütfen yapınız. Mümkün olandan fazla bir şeyi isteyemem. Refikama yazdığım mektubu lütfen veriniz teselli ediniz. takdir böyle imiş. baba ve vâlidedğim bilmiyerek kusurlarda bulunmuşumdur. affediniz Hakkınızı helâl ediniz! Ruhumu şâd ediniz. refikama yardımcı olunuz.*Sevgili hemşirem sizi çok severdim. Sizin için ne lazımsa yapmak  isterdim. Belki kusur etmişimdir. affet, mukadderât-ı ilâhiye böyle imiş. Hakkını helâl et, ruhumu şâd et Hepiniz, her gün beş vakit namaz kılınız namazı kaçırmamağa dikkat ediniz. Ruhuma Fatiha okuyarak beni sevindiriniz! Sizi  cenâb-ı Hakk’ın lütuf ve himayesine tevdi ediyorum.
Ey akraba ve ehibbâ, cümlenize elveda hakkınızı helâl ediniz. hakkım helâl olsun. Elveda, elveda Cümlenizi cenâb-ı Hakk’a  emânet ediyorum. Ebediyyen Allah’a ısmarladık. Sevgili babacığım ve vâlideciğim.Oğlunuz Mehmed Tevfik
19 Mayıs 1331 (1916)
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Mübarek günler ve geceler
Kaynak ehlisünnetbüyükleri.com
Çanakkale savaşları-çanakkale mahşeri
KOLUMU KESİVER KOMUTANIM

Çanakkale savaşlarında bir subay şöyle anlatıyor:

*Çanakkale savaşının devam ettiği günlerdeyiz birindeyiz. savaş zaferimiz ile neticelenmek üzereydi. Mehmedciklerin, Allah Allah... nidaları ufku titretiyor, korkunç top seslerini bu müthiş haykırışlar bastırıyordu yanımda bir ayak sesi duydum Ali Çavuş Sapsarı olmuş, yüzünde müthiş bir ıstırap vardı. kolunu gösterdi. Dehşetle ürperdim. Sol kolu bileğinin yukarısından aldığı isabetle, kopacak hâle gelmiş, elini yere düşmekten bir deri parçası alıkoymakta idi.
*Ali Çavuş dişlerini sıktı Sağ elindeki çakıyı uzatarak: “Şu kolumu kesiver kumandanım” dedi. üç kelimelik cümle, müthiş bir istek,ve mecburiyet ifâde ediyordu çakıyı aldım ve derinin ucundaki sallanan eli koldan ayırdım. Bu tüyler ürpertici vazifeyi yaparken, Üzülme Ali Çavuş, Allah vücûduna sağlık versin” diye mırıldandım.
*O; yere düşen eline, elsiz kalan koluna  oluktan boşanır gibi akan kanlara kıymet bile vermiyor Gözlerini duman ve ateş içindeki yurt ufuklarına çevirerek; “Fedâ olsun, memleket sağ olsun...” diye mırıldandı.*Ali Çavuş elini değil, hayâtını da memleket uğruna, mukaddes ülkeyi korumak yolunda feda etti. Gözlerini hayâta yumarken Memleket sağ olsun... Allah îmândan ayırmasın... Canım vatana fedâ olsun” demişti.
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Mübarek günler ve geceler
Kaynak vaazsitesi.net ŞEHİTLİK VE GAZİLİK

 *AYET : BAKARA SURESİ – 154. AYET
وَلاَ تَقُولُواْ لِمَنْ يُقْتَلُ فِي سَبيلِ اللّهِ أَمْوَاتٌ بَلْ أَحْيَاء وَلَكِن لاَّ تَشْعُرُونَ:
Allah yolunda öldürülenlere (şehitlere) ölüler demeyin. Bilakis onlar diridirler fakat siz onu anlayamazsınız.”  (BAKARA SURESİ – 154. AYET)
*İnsan çalışarak pek çok rütbe ve unvan elde eder. Bu rütbenin en büyüğü şehitlik ve gaziliktir bu rütbe hayat-ı feda karşılığında elde edilir  ve inanç ve iman sayesinde kazanılmaktadır. Hak katında ve halk yanında şehadet büyük bir mazhariyettir.
Şehit, Allah’ın huzurunda diri olarak hazır bulunacak rızıklandırılacak ve cennete girecektir
*Gazi Allah yolunda vatan uğrunda savaşıp ve şehit olmayı arzu ettiği halde ölmeyip, sağ kalan kimsedir Gazi şehit olmak için savaştığından şehitler derecesindedir. Peygamberimiz (SAV)“Bir kimse Allah yolunda şehit olmayı can-u gönülden isterse, yatağında ölse dahi Allah onu şehitler derecesine ulaştırır.” buyurmuştur.*İnsan niçin şehit veya gazi olmayı ister Çünkü başka bir çaba ile bu rütbelere erişemez Bu rütbeler canı feda etmekle elde edilir.Peygamberimiz (SAV)’e bir adam sordu: “Ey Allah'ın Resulü, bana, savaşa denk bir amel göster?” Peygamberimiz (SAV): “Buna denk bir amel bulamıyorum.” buyurdu.

*Kur’an-ı Kerim şöyle buyuruyor:
أَجَعَلْتُمْ سِقَايَةَالْحَاجِّ وَعِمَارَةَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ كَمَنْ آمَنَ بِاللّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ

وَجَاهَدَ فِي سَبِيلِ اللّهِ لاَ يَسْتَوُونَ عِندَ اللّهِ وَاللّهُ لاَ يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ:
Siz, hacılara su dağıtma ve Mescid-i Haram’ı onarma işiyle, Allah’a ve ahiret gününe iman edip Allah yolunda savaşanların yaptığı işi bir mi tutuyorsunuz? Bunlar Allah katında eşit olamazlar.”  (TEVBE SURESİ – 19. AYET)*Numan (RA) şöyle demiştir Peygamberimiz (SAV)’in minberi yanında idim. Bir adam bana hacılara sakalık etmem hariç, hiç bir emel yapmasam gam yemem.” dedi. Bir başkası Ben Kâbe'yi onarsam da hiçbir amel yapmasam aldırış etmem.” dedi. Bir diğeri “Allah yolunda savaşmak, sizin söylediklerinizden daha faziletlidir.” dedi. Hz. Ömer (RA): “Susun, Peygamber (SAV)’in minberinde sesinizi yükseltmeyin.Peygamberimiz Allah Teâlâ  ayeti indirdi amellerden hiçbirinin Allah yolunda savaşmakla aynı olmadığını bildirdi

*Özürsüz evinde amel yapanlar ile Allah yolunda savaşanların dereceleri itibariyle eşit olmadıklarını bildiren ayet-i kerime şöyledir:
لاَّ يَسْتَوِي الْقَاعِدُونَ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ غَيْرُ أُوْلِي الضَّرَرِ وَالْمُجَاهِدُونَ فِي سَبِيلِ اللّهِ بِأَمْوَالِهِمْ وَأَنفُسِهِمْ فَضَّلَ اللّهُ الْمُجَاهِدِينَ بِأَمْوَالِهِمْ وَأَنفُسِهِمْ عَلَى الْقَاعِدِينَ دَرَجَةً وَكُـلاًّ وَعَدَ اللّهُ الْحُسْنَى وَفَضَّلَ اللّهُ الْمُجَاهِدِينَ عَلَى الْقَاعِدِينَ أَجْراً عَظِيماً:دَرَجَاتٍ مِّنْهُ وَمَغْفِرَةًوَرَحْمَةً وَكَانَ اللّهُ غَفُوراً رَّحِيماً:
Müminlerden özür sahibi olanlar dışında oturanlarla, Allah yolunda savaşanlar bir olmaz. Allah, malları ve canları ile savaşanları, derece bakımından üstün kıldı. Allah cennet va’detmiştir, savaşanları, oturanlardan pek büyük ecirle üstün kılmıştır.”  (NİSA SURESİ – 95–96. AYETLER)

*insan niçin şehit olmak ister? Çünkü Allah şehâdete  yükselene cenneti va’dediyor. Kur’an-ı Kerim şöyle buyuruyor:
إِنَّ اللّهَ اشْتَرَى مِنَ الْمُؤْمِنِينَ أَنفُسَهُمْ وَأَمْوَالَهُم بِأَنَّ لَهُمُ الجَنَّةَ يُقَاتِلُونَ فِي سَبِيلِ اللّهِ فَيَقْتُلُونَوَيُقْتَلُونَ وَعْداً عَلَيْهِ حَقّاً فِي التَّوْرَاةِ وَالإِنجِيلِ وَالْقُرْآنِ وَمَنْ أَوْفَى بِعَهْدِهِ مِنَ اللّهِ فَاسْتَبْشِرُواْبِبَيْعِكُمُ الَّذِي بَايَعْتُم بِهِ وَذَلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ:
Allah müminlerden mal ve canlarını, cennet karşılığında satın almıştır. Çünkü onlar Allah yolunda savaşırlar, öldürürler, ölürler. Allah’tan daha çok sözünü yerine getiren kim vardır? O halde O’nunla yaptığınız alışverişden sevinin. İşte bu, büyük bir kazançtır.”  (TEVBE SURESİ – 111. AYET)
*Bir adam Peygamberimiz (SAV)’e:“Ey Allah'ın Resulü, Allah yolunda öldürülürsem yerim neresidir?” diye sordu. Peygamberimiz (SAV): “Cennettedir.” buyurdu. Adam, yemekte olduğu elindeki hurmaları bırakıp savaşa girdi ve sonunda şehit oldu.”*Müslüman Türk’ü zaferden zafere koşturan ve tarihi kahramanlık destanları ile süsleten, Allah’ın hak ovadine ermek ve O’nun şehitler için hazırladığı mükâfata mazhar olma isteğidir.İslam için büyük bir felaket olan Haçlı orduları şehadet ruh ve heyecanıyla durdurmuş şehitlik iman ve inancıyla, 1071 de  Anadolu Müslümana yurt yapılmış, 1453’de İstanbul’un fethiyle Bizans imparatorluğunu yıkılmış orta çağ kapatılıp yeniçağ açılmış, 30 Ağustos ülke düşmandan temizlenmiştir. Mehmetçik Kıbrıs’ta savaşmış, kardeşlerimiz Yunan mezaliminden kurtarılmıştır.
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Mübarek günler ve geceler
Kaynak vaazsitesi.net ŞEHİTLİK VE GAZİLİK

*İnsan niçin şehit olmak ister? Cenab-ı Hak, şehitlerin ölü değil, diri olduklarını ve şöyle buyuruyor:
وَلاَ تَحْسَبَنَّ الَّذِينَ قُتِلُواْ فِي سَبِيلِ اللّهِ أَمْوَاتاً بَلْ أَحْيَاء عِندَ رَبِّهِمْ يُرْزَقُونَ:فَرِحِينَ بِمَا آتَاهُمُ اللّهُ مِن فَضْلِهِ وَيَسْتَبْشِرُونَ بِالَّذِينَ لَمْ يَلْحَقُواْبِهِم مِّنْ خَلْفِهِمْ أَلاَّ خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلاَ هُمْ يَحْزَنُونَ:
Allah yolunda öldürülenleri (şehitleri) sakın ölü sanmayın. onlar diridirler; Allah’ın Lütuf ve kereminden Rableri yanında rızıklara mazhar olmaktadırlar. Arkalarından gelecek şehit kardeşlerine de hiç bir keder ve korku bulunmadığı müjdesinin sevincini duyurmaktadır.”  (ALİ-İMRAN SURESİ – 169–170. AYETLER)*Sevgili Peygamberimiz  (SAV),şehitliğin derecesini şöyle buyurmuştur Hiç kimse cennete girdikten sonra - bütün dünyaya sahip olsa bile tekrar dünyayı istemez. Yalnız şehitler, keramet ve nimetler sebebiyle dünyaya dönüp on defa şehit olmayı arzu ederler.”*Peygamberimiz (SAV), bir defa değil birkaç defa şehit olmayı istemiş ve şöyle buyurmuştur:Ruhumu kudret elinde tutan Allah’a yemin ederim ki, Allah yolunda savaşıp öldürülmemi, sonra tekrar dirilip savaşarak tekrar öldürülmemi, yine dirilip savaşta öldürülmemi arzu ederim.”

*Şehitlik olmadan vatan olmaz. vatan bir toprak parçasıdır, her toprak parçası vatan değildir. Vatan, uğruna şehitlerin kan akıttıkları toprak parçasıdır. Toprak, eğer uğruna ölen varsa vatandır.” Bugün sahip olduğumuz cennet vatan kahraman atalarımızın her karışını kanları ile sulayarak bize emanet ettikleri topraklardır.
Ecdadını zannetme asırlarca uyurdu,
Nerden bulacaktın o zaman eldeki yurdu.”
*Vatan, Müslüman’ın her şeyidir. din, namus, şeref bağımsızlık gibi kutsal değerler ancak vatan sayesinde korunabilir. atalarımız vatanımız için her fedakârlıkta bulunmuş kanlarını akıtarak onu düşmana teslim etmemişlerdir.imandan sonra, insanı en çok Allah’a yaklaştıran amel, hiç şüphe yok ki Allah yolunda savaşmaktır.Ebû Zerr (RA) diyor ki Peygamberimiz (SAV)’e: “Ey Allah’ın Resulü, hangi amel daha faziletlidir?” diye sordum. Peygamberimiz (SAV) “Allah’a iman etmek ve O’nun yolunda savaşmaktır.” buyurdu.
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Mübarek günler ve geceler
Kaynak vaazsitesi.net ŞEHİTLİK VE GAZİLİK

*Şehit” denilince, Allah yolunda vatan uğrunda can feda eden kimse akla gelir. başka şekillerde ölenlerden şehit olanlar da vardır. bazı şehitler vardır ki, onlara uygulanan hükümler diğer şehitlere uygulanmaz. DÜNYA VE AHİRET BAKIMINDAN ŞEHİT OLANLAR Savaşta gayr-ı Müslimlerle eşkıya ve yol kesicilerle yapılan çatışmalarda öldürülenler olanlar,haksız yere  öldürülenler Malını, canını ve ırzını korurken haksız yere öldürülenler şehittir Peygamberimiz (SAV)Mal Can ve Dinini korurken  öldürülen şehittir.” buyurmuştur.*şehitler yıkanmaz,  elbiseleri çıkarılmaz namazları kılınarak gömülürler. Şehidin kefeni, elbisesidir. üzerindeki kefen cinsinden olmayan palto ve ayakkabıları çıkarılır. örtülmesi gereken yerler örtünür
*Ahiret şehidi, düşmanla veya  başkaldırıp  yol kesenlerle eşkıya savaşırken  ölmeyip; tedavi sırasında ölenlerdir.Allah katında şehittir şehit mükâfatı alırlar. Bunlar, diğer ölüler gibi yıkanır, kefenlenir ve namazları kılınarak defnedilirler.
hata ile öldürülen Müslüman ahiret şehididir.
*boğularak, yanarak, yıkıntı altında kalarak ölenler helâl yoldan kazanmak için ölenler ilim yolunda ölenler ahiret şehididir Efendimiz (SAV),şöyle buyurmuştur:Şehitler beştir: Vebadan ishalden ölenler, suda boğulanlar, duvar ve toprak altında ölenler ve Allah yolunda şehit düşenler.”

*inanmadığı halde Müslüman görünen ve Müslümanların yanında savaşırken öldürülen dünya şehididir. yıkanmadan namazı kılınarak elbisesiyle gömülür. inancı olmadığı ve yalnız dünya ile savaştığı için öldürüldüğünden dünya hükümlerince şehit sayılır ancak Allah katında şehit değildir.*Yapılan işler kişinin niyetine bağlı olarak değerlendirilir. Efendimiz  (SAV) şöyle buyurmuştur Ameller ancak niyetlerle değerlenir. Herkese ancak niyet ettiği vardır.”*Hiç kimsenin iç dünyası bilinemez şehidin durumu kendisiyle Allah arasındadır bir kimsenin  neyi sakladığını ne amaçla savaştığını ancak Allah bilir. bir kimsenin davranışlarına bakarak o kimse hakkında içinde sakladığı ile ilgili kesin söylemek doğru değildir. Aksi halde insan yanılır ve günaha girer

*Ebû Musa (RA) diyor ki: “Bir Bedevî Peygamberimiz (SAV)’e gelerek: “Ey Allah’ın Resulü, adam var ki, ganimet için şöhret için savaşır. hangisi Allah yolunda savaşmış olur?” diye sordu. Peygamberimiz (SAV): “Allah’ın sözü ve dini üstün olsun diye savaşan kimse Allah yolunda savaşmış olur.” buyurdu.*şehitlerimiz kanlarını akıtarak cennet vatanı bize emanet etmişdir. Bize düşen imar etmek, korumak ve sonraki nesillere devretmektir. Bunu yapmazsak hem vatanımıza ve hem de şehitlerimize görevlerimizi yapmamış ruhlarını incitmiş oluruz.*Kur’an- Kerim ayet-i kerimeleriyle Allah şöyle buyuruyor:
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آَمَنُوا هَلْ أَدُلُّكُمْ عَلَى تِجَارَةٍ تُنجِيكُم مِّنْ عَذَابٍ أَلِيمٍ:تُؤْمِنُونَ بِاللَّهِ وَرَسُولِهِ وَتُجَاهِدُونَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ بِأَمْوَالِكُمْ وَأَنفُسِكُمْ ذَلِكُمْ خَيْرٌ لَّكُمْ إِن كُنتُمْ تَعْلَمُونَ:يَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَيُدْخِلْكُمْ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ وَمَسَاكِنَ طَيِّبَةً فِي جَنَّاتِ عَدْنٍ ذَلِكَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ:
*Ey İman edenler, sizi azaptan kurtaracak ticareti göstereyim mi? Allah’a ve Resulüne inanır, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda savaşırsınız. bu sizin için hayırlıdır. günahlarınız bağışlanır allah sizi altından ırmaklar akan cennetlere, Adn cennetlerine en büyük kurtuluş budur.”  (SAFF SURESİ – 10–12. AYETLER)
*Allah şehitlerimize rahmet eylesin, cennetiyle cemaliyle şereflendirsin, bizlere onların yolundan yürümeyi nasip eylesin. Ülkemizi felâket ve musibetlerden muhafaza buyursun. Aziz milletimize kötü ve karanlık günler göstermesin. Âmin.
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Mübarek günler ve geceler
Kaynak vikipedi şehit

*Şehit Arapça: شهيد šehīd, çoğulu: شُهَداءšuhedā' kutsal bir ülkü, din veya inanç uğrunda ölen kimse.Şehit olma eylemine "şehâdet" adı verilir.
Arapça kökenli şehadet sözcüğü Arapçada "tanıklık" tanık anlamına gelir. Şehadet sözcüğü Türkçede tanıklık anlamında kullanılmaz aynı kökten gelen "şahit" sözcüğü "tanık" kelimesi kullanılır*Ülkeler yasalarına göre şehitliği çeşitli şekilde tanımlarlar.Türkiye'de şehit dinen ve imanen vatan veya milletini müdafaa için ölenlerdir Türkiye'de şehitler şu kategorilerde toplanır vatanî görevini yaparken görev başında yaşamını yitirenler terör saldırısıyla  yaşamını yitirenler *şehitlerin  şehadeti, tüzük ve yasalarla sabittir şehit yakınları tazminat veya maddi yardıma hak kazanabilirler.bazen dinî, siyasî ve ideolojik görüşleriyle  öldürülmüş kimseler yakınları, dava arkadaşları, meslek arkadaşları taraftarları tarafından "şehit" olarak nitelendirilirler: Basın şehitleri, devrim şehitleri, terör şehitleri

*Birçok dinde şehit ve şehâdet kavramına rastlanır.Hristiyanlıkta şehadet kavramı savaşta ölenlerin aksine inancı nedeniyle zulüm görerek-öldürülen din büyüklerini tanımlar  Hristiyan şehitleri Romada Hristiyanlığın yayıldığı dönemlerde öldürülen erken dönem Hristiyanlarıdır. Hristiyan şehitleri azizlik ve azizelik mertebesine yükseltilmişlerdir.
*Şehit, İslam dininde Allah yolunda vefat etmiş müslümandır. kurtuluşa ermiş ahiret makamı
üstündür Allah yolunda öldürülenlere "ölüler" demeyin. onlar diridirler. siz bunu bilemezsiniz. (Bakara Suresi: 154)”*Hanefi mezhebi alimlerine görüşlerine göre şehitlik üçtür Dünya ve ahiret için şehiti İslam dini için savaşlarda veya işkencede ölenler ve inançları için  öldürülenlerdir.Ahiret şehiti İslami inançları nedeniyle fiziksel zulüm görmüş hemen değil  sonradan vefat etmiş kişilerdir. sonradan vefat ettikleri için geride kalanlarca şehit kabul edilmezler ancak ahirette şehit muamelesi göreceklerdir. Dünya için şehit olanlar: Bunlar dünyada, görünüşte İslam dini için ölmüştür fakat niyet farklıdır  geride kalanlarca  şehit olarak anılıp ahirette şehit muamelesi görmeyeceklerdir.
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Mübarek günler ve geceler
Kaynak bedirhaber.com İslam'a göre cihat

*Batılı yazarlar cihad kavramnı, kasıtlı olarak
ele almakta sadece “savaş” gözüyle bakmaktadır
gayret etmek, başarı için tüm imkanları kullanmak anlamına gelen “cihâd” Kur’ân ve hadisde; dini öğrenmeyi, öğretmeyi, tebliğ etmeyi, emir ve yasaklara uymayı, haram ve günahlara karşı mücadele etmeyi, İslam tebliği için Allah yolunda İslam düşmanlarıyla cihad etmeyi  ifade eder. “Allah yolunda hakkıyla cihad edin” *İslâm cihadı farklı yönleriyle şöyle tanımlamışdır: Cihad; “Hak dine davetdir”; “Şeytana ve nefse verilen savaştır”Allah’a kulluk etmek, Allah ve Resulünü tebliğ etmek, ülkesini her türlü tehlikeye ve saldırıya karşı savunmaktır.*cihad, iman edip sâlih ameller işlemek, İslam'ı öğrenmek ve öğretmek, fitne ve fesadı önlemek, güven ve huzuru sağlamak, İslam için çalışmalar yapmak, İslâm’ı yaşamak nefsi kötülük ve haramlardan alıkoymak, nefs  ve şeytanla savaşmak ülkeyi vatanını, maddi ve manevi değerlerini korumaktır.

*İslâm’da cihadın; son şekli olan savaş zorunlu bir yöntemdir ve Kur’an’da “kıtal” kelimesiyle ifade edilir. Sevgili peygamberimiz: “Ey İnsanlar, düşmanla savaşmak üzere karşı karşıya gelmeyi temenni etmeyiniz. Allah’tan, sizi savaştan korumasını isteyiniz. Düşmanla karşılaşınca da sabrediniz” buyurmuşlardır.*Sözle yapılan cihâd: “kâfirlere boyun eğme ve Kur’an ile onlara karşı büyük cihadda bulun” âyetidir Kur’an’ı ve ahkâmını öğrenmek, öğretmek İslâmı herkese anlatmaktır Îman edip sâlih amel işleyerek, günah olan sözen kaçınmak ise nefis ile cihaddır“Kim nefsiyle cihâd ederse o ancak kendisi için cihâd etmiş olur.” âyeti bunun delilidir.*Mal ve can ile Allah yolunda cihâdda İslâm düşmanları ile mal ve can ile fiilen savaşmaktır silahlarla hep birlikte savaşa çıkın. Mallarınızla ve canlarınızla Allah yoluna cihâd edin..” İslâm savaşı ancak saldırı olunca meşrû görür. Bu müdafaadır Peygamber (s.a.v) “müşriklerle elinizle ve dillerinizle cihâd edin” , “Mücâhid nefsiyle savaşandır” buyurmuştur

*bir Müslüman, dinin emir ve yasaklarını öğrenip yaşamakla, öğrendiklerini başkalarına öğretmekle, iyiliği emredip kötülükten sakındırmakla, İslâm'ı tebliğe çalışmakla nefsine ve gerekse dış düşmanlara karşı mücadele vermekle cihad etmiş olur*İslâm, "cihad"ı sadece savaştan ibaret görmez ilahiyatı anlatıp, çile çekmeyi,  zalimin haksızlığını açıkça dile getirmeyi cihad sayar faydalı olmayı; destek sağlamayı; hakkı, iyiliği ve güzelliği tavsiye etmeyi İslâm'ın en üstün ibadetlerinin başında gelen cihadın şümûlüne almıştır. Cihad sadece savaş değildir, iyilik hakikat doğruluk ve dürüstlük mücadelesidir *cihad İslam’ı doğru bir şekilde ulaştırmaktır. İnanıp inanmamak, kişilerin kendilerinin bileceği bir şeydir. Kur’an-ı Kerim şöyle buyurduيَاأَيُّهَا النَّبِيُّ جَاهِدِ الْكُفَّارَ وَالْمُنَافِقِينَ وَاغْلُظْ عَلَيْهِمْ
“Ey peygamber! Kafirlere ve münafıklara  cihat et onlara karşı çetin ol...”  âyette sadece kıtâl değil münafıklarla hak uğrunda dil ile mücadele etmek, İslamı anlatmak, fitne ve fesatlara engel olmak kastedilmektedir
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Mübarek günler ve geceler
Kaynak bedirhaber.com İslam'a göre cihat

*Furkân suresi فَلَا تُطِعِ الْكَافِرِينَ وَجَاهِدْهُم بِهِ جِهَادًا كَبِيرًا kafirlere itaat etme, onlara karşı Kur’an’la büyük bir cihad yap!” âyetinde kâfirlere karşı Kur’an’la cihadın yapılmasının emredilmesi , cihadın  fikrî boyutuna vurgu yapılmışdır. asıl büyük cihad, fikrî cihaddır. Allah’ın rızası için ona ulaştıracak yollar gösterilmeli  çaba harcanmalıdır *Cihâdın "harb, gazâ ve kıtâl" anlamında savaş şeklinde uygulanabilmesi için meşru bir savaşın olması gerekir. Savaş  saldırıyla meşru olur.
وَقَاتِلُواْ فِي سَبِيلِ اللّهِ الَّذِينَ يُقَاتِلُونَكُمْ 
"Sizinle savaşanlara karşı Allah yolunda siz de savaşın…"و قاتلوا المشركين كافة كما يقتلونكم كافة
"Sizinle top yekun savaştıkları gibi siz de müşriklerle top yekun savaşın" anlamındaki âyetler ve benzerleri bunun delilidir.
وَجَاهِدُوا فِي اللَّهِ حَقَّ جِهَادِهِ* 
"Allah uğrunda hakkıyla cihat edin…" âyetindeki Allah yolunda cihâd" emri, İslam düşmanlarıyla meşru bir harpte savaş araç gereçleriyle savaşmayı İslam'ın hükümlerini  uygulamayı, nefsi kötülük ve haramdan alıkoymayı, İslam'ın tebliği yücelmesi ve hükümlerinin uygulanması için gösterilen çabayı ifade eder. 

*Mücâhid, nefsi ile mücadele eden kimsedir"
جاهدوا المشركين باموالكم و انفسكم و السنتكم 
"Müşrikler ile mallarınız, canlarınız ve dilleriniz ile cihat edin"
عن عائشة عنها قالت يا رسول الله نرى الجهاد افضل العمل افلا نجاهد قال لكن افضل الجهاد حج مبرور
"Hz. Aişe, ey Allah'ın elçisi! Biz amellerin en fazîletlisinin cihat olduğunu görüyoruz. Biz cihat yapmayalım mı? diye sorar. Bunun üzerine Hz. Peygamber, "Cihâdın en fazîletlisi makbul bir hacdır" buyurur.
Şu hadis de anne-babaya hizmetin cihat olduğunu ifade etmektedir:

عن عبد الله ابن عمرو قال جاء رجل الى النبي يستأذنه في   الجهاد فقال الك والدان قال نعم قال ففيهما فجاهد 
Abdullah ibn Amr anlatıyor: Bir sahâbî Hz. Peygambere geldi ve ondan cihâda (savaşa) katılmak için izin istedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber ona, "Annen-baban var mı" diye sordu, Adamın "evet" demesi üzerine, "Sen onlara hizmet ederek cihâd et" buyurdu.

فمن جاهدهم بيده فهو مؤمن و من جاهدهم بلسانه فهو مؤمن و
من جاهدهم بقلبه فهو مؤمن و ليس وراء ذالك من الايمان حبة خردل
*" … Kim, eliyle diliyle kalbi ile cihat ederse mümindir, bunun dışında hardal tanesi kadar iman yoktur" hadisiyle İslam'ı tebliğin, hakk ve doğruyu söylemenin ve anlatmanın en büyük cihat olduğunu ifade etmektedir:

يا ايها االناس لا تتمنوا لقاء العدوواسألوا الله العافية *
"Ey insanlar! Düşmanla karşılaşmayı arzu etmeyiniz, Allah'tan sağlık isteyiniz…"  hadisi ile barış teşvik edilmektedir,  İslam'da barış, esastır. barış, huzur ve güveni sağlanmalıdır ancak fitne, fesat ve zulm durdurulamazsa iman ve ibadet engellenirse seyahat gibi insan hakkları engellenirse vatana, mala, cana, ırza ve mukaddes değerlere  saldırılırsa bunları önlenmeli ve yok edilmelidir işte bu durumda savaş son çare olarak meşru olur.

امرت ان اقاتل الناس حتى يشهدوا ان لا اله الا الله و ان محمدا* عبده و رسوله
Allah'tan başka ilah yoktur, Muhammed Allah'ın kulu ve elçisidir diye şahadet edilinceye kadar savaşmakla emrolundum" anlamındaki hadisler  Müslümanlara hayat hakkı tanımayan, saldıran ve savaş açan müşriklerle ilgilidir. müşriklerle kafirler arasında fark yoktur.

*"Mümin, kılıcı ve dili ile cihad eder"
من قاتل لتكون كلمة الله هي العليا فهو في سبيل الله
"Kim Allah'ın kelimesinin yücelmesi için savaşırsa o, Allah yolundadır"
جاهدوا المشركين باموالكم و انفسكم و السنتكم 
"Müşrikler ile mallarınız, canlarınız ve dilleriniz ile cihat edin"
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.