You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Muaz Bin Cebeli Ağlatan Hadis-i Şerif

Muaz Bin Cebeli Ağlatan Hadis-i Şerif

~Laedri~
Muaz Bin Cebeli Ağlatan Hadis-i Şerif
Rasulü Ekrem (sallallahü aleyhi ve sellem) Efendimiz, Muaz bin Cebel (radıyallahu anh)'a bir tavsiyesinde buyurmuştur ki:
-Sana bir söz söyleyeceğim, eğer onu unutmayıp mucibince amel edersen sana fayda verir. Eğer zayi edersen, Allah indinde hüccetin kalmaz.
-Ya Muaz! Muhakkak ki Allah Tebareke ve Teâlâ semavat ve Arz'ı halketmeden evvel yedi meleği yarattı. Yedi semadan her birine, bir meleği kapıcı koydu. Hafaza melekleri, sabahtan akşama kadar, kulun amelini açıp yükseltirler. Nice ameller vardır ki güneş ışığı gibi parlar. Hafaza melekleri o ameli temizleyip çoğaltarak dünyadan semaya yükseltirler. Birinci kat semaya varıldığında oradaki vazifeli melek:
"Durun! Bu ameli götürüp sahibinin yüzüne çarpın. Biz buradan geçen amelin sahibinde gıybet olup olmadığını tesbit etmekle vazifeliyiz. İnsanların gıybetini yapan bir kimsenin amelini ben buradan öteye geçirmem. Çünkü o, insanları gıybet ediyor." der.
Nebiyyi Ekrem ve Rasulü Muhterem (sallallahü aleyhi ve sellem) Efendimiz devamla buyurdu ki:
"Sonra hafaza melekleri kulun amellerinden salih bir ameli getirirler. Onu süslerler, çoğaltırlar, çıka çıka ikinci semaya yükseltirler.
İkinci kat semadaki vazifeli melek der ki:
"Durun! Bu ameli götürüp sahibinin yüzüne çarpın. Biz fahr meleğiyiz. O bu ameli ile, dünyanın çer çöp kadar kıymetsiz menfaatini arzu etmiştir. Rabbim, benim böyle bir kulun amelini buradan öteye geçirmememi emir buyurdu. Çünkü bu kul meclislerde, insanlara karşı böbürlenmekte, onlara üstünlük taslamaktadır." Rasulü Ekrem (sallallahü aleyhi ve sellem) devamla buyurdu ki:
"Hafaza melekleri, kulun nur gibi parlayan sadaka, oruç, namaz gibi amellerini çok beğenmiş olarak üçüncü kat semaya yükseltirler. Üçüncü kat semadaki vazifeli melek:
"Durun! Bu ameli götürüp sahibinin yüzüne çarpın. Ben kibir meleğiyim. Rabbim, onun amelini buradan öteye bırakmamamı emir buyurmuştur. Çünkü o kimse meclislerde insanlara karşı kibirlenen bir kimsedir." der.
Hafaza melekleri, kulun yıldız gibi parlayan namaz, tesbih, hac ve umre gibi amellerini alıp sıra ile dördüncü kat semaya kadar götürürler. Oradaki vazifeli melek:
"Durun! Bu ameli sahibinin yüzüne çarpın. Ben Ucub meleğiyim. Rabbim bu kulun amelini buradan öteye geçirmememi emir buyurmuştur. O kimse bir iş yaptığı zaman ona muhakkak ucbu sokan, yani o iş nedeniyle kendini beğenen kimsedir, der.
Daha sonra hafaza melekleri, yanlarına diğer meleklerde olduğu halde bir başka kulun amellerini alarak beşinci kat semaya götürürler. Bu ameller cihad, her çeşid amellerden ibarettir. Adeta bir gelin tazeliğinde ve süslülüğündedir.
Fakat beşinci kat bekçisi onları görünce şöyle der:
"Durun! Buradan öteye geçmeyin. Sahibinin yüzüne çarpın, suratına çarpın, kendisine deyin ki:
-Allah seni bağışlamadı.
Bunları söyleyen melek, daha sonra der ki:
-Ben hased meleğiyim. Bu amelin sahibi, ilim öğrenip Allah için güzel ameller işleyenlere hased ederdi. Onları kıskanır, çekiştirirdi. Rabbim bana, hased eden, başkalarını kıskanan kişilerin amellerini buradan geçirmememi emretti. Binaenaleyh, bu ameller buradan daha öteye geçemez.
Bunun üzerine hafaza melekleri o amelleri geri götürürler ve sahibinin boynuna takarlar. Dünyada yaşadığı müddetçe kendisine lanet ederler.
Yine hafaza melekleri, bir kulun güzel amellerini alırlar. Altıncı kat semaya çıkarırlar. Bunlar, tertemiz alınmış abdestlerden, hem geceleri hem de gündüzleri kılınmış namazlardan ibarettir. Fakat onlarla birlikte altıncı katın bekçisi olan meleğin huzuruna vardıkları zaman, o, kendilerine hitaben der ki:
-Durun! Buradan daha öteye geçmeyin, bu ameli hemen geri götürün ve sahibinin suratına çarpın ve kendisine deyin ki, Allah seni bağışlamadı.
Sözleri devam eden melek der ki:
-Ben rahmet meleğiyim. Merhamet işlerine bakarım. Bu amelin sahibi merhamet nedir asla bilmez. Öyle ki Allah'ın kullarından biri bir günah işlese veya bir zarara uğrasa bundan zevk duyar.
Buna sevinir. Rabbim bana merhametsizlerin amelini buradan öteye geçirmememi emretti. Bu amelin sahibi merhametsizin biridir. Onun bu amelleri buradan öteye asla geçemez.
Sonra hafaza melekleri, yine bir başka kulun amelini alırlar. Yedinci kat semaya çıkarırlar. Bunlar sadaka, ictihad, ileri derecede takva gibi amellerden müteşekkildir. Şimşek gibi parlarlar. Ancak hafaza melekleri onları alıp yedinci kat göğün bekçisi olan meleğin yanına vardıklarında o kendilerine:
- Durun! Buradan daha öteye geçmeyin, o ameli hemen geri götürün ve sahibinin suratına çarpın, kalbini de mühürleyin, kendisine deyin ki:
- Allah seni bağışlamadı. Bunları söyleyen melek, daha sonra sözlerine devamla der ki:
- Ben Hicab meleğiyim. Allah için yapılmayan bir amelin Allah'a ulaşmasına mani olurum. Bu amelin sahibi onları Allah rızası için işlemedi. İnsanlara gösteriş yapmak ve şöhret sahibi olmak için yaptı. Meclislerde ve şehirlerde adının anılmasını sağlamak için işledi. Rabbim ise, kendi rızası için işlenmeyen amelleri asla buradan geçirmememi bana emretti. Onun bu amelleri buradan öteye asla geçemez.
Bunun üzerine hafaza melekleri ameli alarak geri dönerler ve sahibine iade ederler. Daha sonra hafaza melekleri, yine bir kulun amelini ki bunlar; güzel ahlak, çokça zikir, fuzuli şeyler konuşmamak gibi amellerdir, onları götürürken bütün göklerin melekleri kendilerini teşyi ederler. Tâ Arş'ın altına kadar uğurlarlar. Oraya varınca da o ameller ve sahibi hakkında şahadette bulunurlar. Ancak Allah-ü Teâlâ ve Tekaddes Hazretleri, hafaza meleklerine hitaben der ki:
-Siz, Benim kulumun amellerini yazıp muhafaza etmekle vazifelisiniz. Bu vazifenizi yerine getirdiniz. Kullarımın amellerini görünüşe göre yazıp zaptedersiniz. Esas içyüzüne asla vakıf olamazsınız. Ben kulumun iç yüzünü ve ruhunu bilirim. Bu amellerin sahibi onları, Benim rızam için yapmadı. Diğer insanlara mürailik etmek, gösterişte bulunmak için yaptı. Esas niyeti bu idi. Benim lanetim onun üzerine olsun!... Allah-ü Teâlâ'nın bu kelamı üzerine melekler şöyle der:
-Ey Rabbimiz! Senin de lanetin, bizim de lanetimiz onun üzerine olsun! Bu sırada sema ehline şöyle der:
-Allah'ın, yedi kat gök ve yer ehlinin ve bizim lanetimiz o kimseye olsun!...
Midan oğlu Halid'in anlattığına göre, bu son cümleleri de nakleden Muaz radıyallahu anh, bir müddet ağladı. Daha sonra tekrar söze başlayarak dedi ki:
-Ey Allah'ın Rasulü! Bu anlattıklarınız fevkalâde mühim ve dehşetli şeyler. Bu durumda Bana tavsiyeniz nedir? Nasıl hareket edeyim?
Rasulü Ekrem (sav) Efendimiz, Bana hitaben buyurdular ki:
Peygamberine uy ya Muaz! Amelin kusurlu da olsa imanın kâfi ve kesin olsun! Müslüman kardeşlerine dil uzatmaktan şiddetle sakın. Günahların Senin kendi üzerinde kalsın. Onları mümin kardeşlerinin sırtına yükleme. Başkalarını kötüleyerek kendini temize çıkarma. Mümin kardeşlerini küçük düşürerek kendini yükseltme. Amellerinde, insanlara gösteriş ve mürailik yapma…
Dünya amelini ahiret amelinin içine katma. Amelinle gösteriş yapma. Katıldığın meclislerde kibirlenme. Çünkü kibirlenirsen insanlar Senin kötü huylarından çekinirler. Yanınızda üçüncü bir kişi varken arkadaşınla fısıldaşma. İnsanlara karşı büyüklenme ki dünya ve ahiret hayatın kesintiye uğramasın.
İnsanları dilinle parçalama ki Cehennem köpekleri Kıyamet Günü'nde Seni paramparça etmesin. Allah Teâlâ; "Andolsun yavaşça çekenlere" buyuruyor. Bilir misin Muaz nedir bunlar?
"Anam babam Sana feda Ey Allah'ın Resulü!" dedim.
"Cehennem'de eti kemikten ayıran köpeklerdir" buyurdu. "Anam babam Sana feda Ey Allah'ın Resulü! Bütün bunları kim yapabilir ve bütün bu kötülüklerden kim kurtulabilir ki" dedim. Allah Resulü (sav): "Muaz! Bunlar Allah'ın kolaylık verdiği kişilere kolaydır. Bütün bunların gerçekleşmesi için; kendine istediğini başkasına istemen kendi adına hoşlanmadığın şeylerden başkaları adına hoşlanmaman yeterlidir. Bunu başarabilirsen kurtulursun" buyurdu.
Halid bin Ma'dan şöyle demiştir: "Ben Allah Resulü'nün bu hadisinden dolayı Kur'an'ı Muaz'dan daha çok okuyan kimseyi görmedim."
Bunu ilk beğenen sen ol.
...
RE: Muaz Bin Cebeli Ağlatan Hadis-i Şerif

                                                                        “Hayat tiyatro gibidir, en kötü insanlar, en iyi yerlerde otururlar.”
Aristofanes
Bunu ilk beğenen sen ol.
-İKRA-
RE: Muaz Bin Cebeli Ağlatan Hadis-i Şerif
Allah razı olsun.
Allahümme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âli seyyidina Muhammed
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Muaz Bin Cebeli Ağlatan Hadis-i Şerif
Allah Razı Olsun Kurasaki ..
Ya Söylersem Kim Anlar ?
Söylemezsem Bağlar Gamlardan Ağlar Sad

Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.