You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Modern insan nefsin emrinde

Modern insan nefsin emrinde

Kıdemli Üye
Modern insan nefsin emrinde
Modern insan nefsin emrinde

Günümüz insanı, Kuranı Kerim’i anlayarak ve etkilenerek okumaktan uzaklaştığı için nefsi terbiye ve tezkiye etme anlayışından da uzaklaşmıştır. Aksine, çağımıza hâkim dünya görüşü, nefsin hevesâtıyla mücadele etmek şöyle dursun, onun bütün istek ve arzularına tamamen teslim olmuştur.

Modern dünya görüşünü benimseyenlere sorsanız, çağdaş insanın aklı ve bilimi mürşit edindiğini söylerler. Oysa çağımızda aklın, kalbin ve ruhun bütün yetenekleri, sadece nefsin arzu ve heveslerinin hizmetinde kullanılır olmuştur. Mesela, çoluk çocuğun elinde dolaşan bilgisayarlarla dünyanın bilgisine ulaşılabilir. Ama bunlarla en çok porno, kumar, alışveriş siteleri tıklanmaktadır. Çoğu insan bu büyük imkânı, en azından müzik, film oyun ve dedikoduyla zaman öldürmekte kullanmaktadır. Her yıl yeni oyunlar tasarlamaya, filmler çekmeye, gösteriler, müsabakalar tertiplemeye vb. işlere çok büyük para ve emek harcanmaktadır.

Bunlara harcanan para ile ne kadar çok yoksul doyurulabilir, çocuk okutulabilir, hasta tedavi edilebilir. Ama kimse bunları düşünmemektedir. Bu büyük israf, hiç mi yadırganmamaktadır!
Asıl büyük israf ise bu eğlencelerle tüketilen ömürlerdir. Bir daha geri gelmeyecek olan gençlik enerjisi ve gücü, televizyon, internet karşısında eriyip tüketilmektedir. Ancak nefsin arzularını tatmin etmek, onu eğlendirmek o kadar normal karşılanmaktadır ki, bunları eleştirenlere “geri kafalı sanat düşmanı” denilip geçilmektedir.

Hâlbuki bu nefsaniyet ve eğlence düşkünlüğü yüzünden ne sanat kalmıştır, ne felsefe, ne fikir, ne ideal… Bir zamanlar ideolojik kamplaşmalarla harcanan gençlik, şimdi de idealsiz, fikirsiz, inançsız; sırf midesi ve belden aşağısı için yaşayan bir sürü haline getirilmiştir.

Artık modern bilimin insanı tarif ederken kullandığı tanımı kimse yadırgamayacaktır; çünkü gerçekten de insan “iki ayaklı, kürksüz, kuyruksuz bir canlı türü” (!) haline getirilmiştir.





Nefsin hakikati

Oysa bizim inancımıza göre insan, Allah’ın yarattıklarının en şereflisidir. İlk insan, en güzel bir kıvam ve düzgünlükte yaratıldığında, melekler ona hürmet ve muhabbetle secde etmiştir. İnsanı bu yüce mertebeden, sefaletin en aşağı derekesine düşüren, nefsaniyetinde bulunan acelecilik ile şeytanın vesvesesine kapılıvermiş olmasıdır.

Tasavvuf âlimlerine göre, Hz. Âdem’in cennetten çıkarılmasından başlayarak, insanoğlunun düştüğü kötü hallerin hepsinin de nedeni, kendini ve düşmanın hilesini tanımamasıdır. Ancak insan düştüğü derekeden, istidatlı olduğu en yüce mertebeye yeniden çıkabilir. Bunu ise kendisini bu hale düşüren zaaflarını yenerek ve düşmanın vesvesesine muhalefet ederek başarabilir.
Eğer terbiye ve tahakküm altına alınırsa nefsimiz, insanı en yüksek derecelere çıkarabilecek bir vasıta da olabilir. Kuran’da nefsin çok kullanıldığı bir terkip de “nefsine zulmedenler” tarzındaki tamlamadır. Bu ifade ise şeytanın iğfallerine uyarak, doğru yoldan ayrılanlar için kullanılır. Allah (cc) ise nefsimize yazık etmemizi istememektedir.

Nefis, kendisi için hep iyi şeyleri, üstünlüğü ve yüceliği de isteyebilecek bir karakterdedir. Ayrıca iyi ve yüce şeylere istek duyan, can atan ve başkalarıyla yarışan bir varlıktır. Nitekim nefis kökünden türemiş olan “nâfese” fiili, imrenmek, arzulamak ve elde etmek için yarışmak manasına gelir. (Mesela; Mutaffifin: 26)

Şeytanın en büyük hilesi, nefsin iyiyi, güzeli isteme ve elde etme arzusunu bayağı isteklere yönlendirmesi ve böylece onu daha yüce maksatlardan alıkoymasıdır. Bu yüzden de ona uyanlar, nefsine yazık etmiş olurlar. Görünüşte nefsin arzularına uyarken, netice itibarıyla onu yüksek kabiliyetlerinden mahrum etmekte ve böylece yazık etmektedirler. Öyleyse nefsin, şeytan tarafından tahrik edilen isteklerine uymak, nefse zulmetmektir. Nefse hayırda bulunmak ise onu yoldan çıkaran bayağı isteklerden alıkoymaktır.
[Resim: allahmuhammedduais5.gif]
Bunu ilk beğenen sen ol.
RE: Modern insan nefsin emrinde
Yazıyı okumaya o kadar dalmışım ki, annemin çağırışını bile duymadımgülücük

Teşekkürler
Bazen susmak gerekiyormuş,
Bazen bomboş bakmak gerekiyormuş,
Hayatın yalanlarına...
Anlamaya çalışmak saçmalık!
Anlamadan yaşamak gerekiyormuş,
Ama bazen;
Unutmak gerekiyormuş, unutulma pahasına.
Zaman değilmiş gideni getiren,
Aslında zamanmış var olanı götüren..!

... . [ Mutluluktan Ağlak Olmak ] . ...


Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.