Nevvâs b. Sem’ân el-Kilâbî’den rivayet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
إن المیزان بید الرحمن یرفع قوما ویخفض آخرین
“Kuşkusuz mizan Rahmân’ın elindedir; bir topluluğu yüceltir, diğerini alçaltır.” İbn Ebî Âsım, es-Sünne,II, 361. Müellif bu hadisin sahih olduğunu söylemektedir.
İbn Ebî Âsım’ın Ebû Hureyre’den verdiği diğer bir rivayet ise şu şekildedir.
یمین الله ملأى لا یغیضھا نفقة سحاء اللیل والنھار وقال أرأیتم ما أنفق منذ خلق السموات والأرض فإنھ لا یغیض مما في یمینھ وقال عرشھ على الماء وبیده الأخرى المیزان یخفض ویرفع
“Allah’ın yemîni/sağ eli doludur; harcamak onu azaltmaz, gece-gündüz çok cömerttir.” Yine şöyle söyledi: “Gökleri ve yeri yarattığından beri harcadığı halde O’nun yemînindekilerin azalmamasına ne dersiniz?” Ayrıca şöyle dedi: “O’nun Arş’ı suyun üzerindedir. Diğer elinde ise alçaltıp-yükselttiği mizan vardır. İbn Ebî Âsım, es-Sünne., II, 362
İbn Ebî Âsım bu rivayetin Buhârî’nin şartına göre iyi (ceyyid olduğunu ve nitekim onun bunu tahrîc ettiğini onunla beraber Müslim, Tirmizî ve Ahmed’in de kitaplarına aldık larını ve bu hadisi Tirmizî’nin sahih saydığını haber vermektedir. Buhârî, Tefsîr 174 (Hûd sûresi tefsîri). Tirmizî, Tefsîr 6 (Mâide sûresi tefsîri).
Bundan sonra İbn Ebî Âsım, mizanda ağır geleceği bildirilen güzel ahlâkla, sübhânallâhi ve’l-hamdü lillâhi va’llâhu ekber gibi bazı zikirlerle ilgili rivayetlere yer vermiş; mizan ile ilgili birçok sahih, meşhur rivayet bulunduğunu ve bu haberlerin ilmi gerekli kıldığını bildirmiştir. İbn Ebî Âsım, es-Sünne., II, 363.
Ebû Ca’fer et- Tahâvî’ şöyle der:
ونؤمن بالبعث وجزاء الأعمال یوم القیامة والعرض والحساب وقراءة الكتاب والثواب والعقاب والصراط والمیزان
“Kıyamet gününde tekrar dirilişe, amellerin karşılığının verileceğine, arza, hesaba, defterlerin okunmasına, sevaba, cezaya, sırâta ve mizana inanırız. Tahâvî, el-Akîdetü’t-Tahâviyye, s. 23, Beyrut 1414/1993.
الطھور شطر الإیمان والحمد لله تملأ المیزان
“Temizlik imanın yarısıdır; Allah’a hamdetmek ise mizanı doldurur. Şerhu’l-Akîdeti’t-Tahâviyye, s. 474. Elbânî bu hadise sahih demektedir. Hadis için bkz. Müslim, Tahâret 1; Tirmizî, Deavât 86.
كلمتان خفیفتان على اللسان حبیبتان إلى الرحمن ثقیلتان في المیزان: سبحان الله وبحمده سبحان الله العظیم
“Dile hafif, Rahmân’a sevimli ve mizanda ağır gelen iki cümle vardır: Allah’ı O’na hamd ederek tesbîh ederim; Yüce Allah her türlü eksiklikten münezzehtir. Şerhu’l-Akîdeti’t-Tahâviyye, s. 474. Hadis için bkz. Buhârî, Deavât 65; Müslim, Zikr 31; İbn Mâce, Edeb 56.
ان النبي صلى الله علیھ وسلم قال ذات یوم من رأى منكم رؤیا فقال رجل أنا رأیت كأن میزانا نزل من السماء فوزنت أنت وأبو بكر فرجحت أنت بأبي بكر ووزن أبو بكر وعمر فرجح أبو بكر ووزن عمر وعثمان فرجح عمر ثم رفع المیزان فرأینا الكراھیة في وجھ رسول الله صلى الله علیھ وسلم
“Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) bir gün, ‘Sizden rüya gören oldu mu?’ diye sordu. Adamın biri şöyle dedi: Ben şöyle bir şey gördüm: Sanki gökten bir mizan (terazi) indi; sen ve Ebû Bekir tartıldınız, sen Ebû Bekir’e ağır bastın. Ebû Bekir ve Ömer tartıldı; Ebû Bekir ağır geldi. Ömer ve Osman tartıldı; Ömer ağır bastı. Sonra mizan yükseldi. Bunun üzerine biz, Hz. Peygamber’in yüzündeki hoşnutsuzluğu gördük. İbn Ebî Şeybe, Musannef,VI, 176, 352; Ebû Dâvûd, Sünnet 9; Tirmizî, Rüyâ 10. (Hasen-sahih bir hadis olduğunu ifade etmiştir.)
أول ما یوضع في المیزان الخلق الحسن
“Mizan’a konulacak ilk şey, güzel ahlâktır.” İbn Ebî Şeybe, Musannef, V, 212.
عن عائشة أنھا ذكرت النار فبكت فقال رسول الله صلى الله علیھ وسلم ما یبكیك قالت ذكرت النار فبكیت فھل تذكرون أھلیكم یوم القیامة فقال رسول الله صلى الله علیھ وسلم أما في ثلاثة مواطن فلا یذكر أحد أحدا عند المیزان حتى یعلم أیخف میزانھ أو یثقل وعند الكتاب حین یقال ھاؤم اقرؤا كتابیھ حتى یعلم أین یقع كتابھ أفي یمینھ أم في شمالھ أم من وراء ظھره وعند الصراط إذا وضع بین ظھري جھنم
Hz. Âişe’den nakledildiğine göre, kendisi cehennemi hatırladığında ağladı. Bunun üzerine Hz. Peygamber: “Niçin ağladın?” diye sordu. O da şöyle cevap verdi: “Cehennemi hatırladım da, kıyamet günü acaba ailenizi hatırlayacak mısınız? diye ağladım.” Hz. Peygamber de şöyle karşılık verdi: “Üç yerde hiç kimse başkasını hatırlamaz: (Birincisi) mizan başında; terazisi hafif mi gelecek yoksa ağır mı, bunu anlayıncaya kadar. (İkincisi) ‘Alın kitabı okuyun!’ denilip de kitabının nerede, sağ tarafında mı, sol tarafında mı, yoksa arkasında mı olduğunu anlayacağı, kitabın verilmesi anında. (Üçüncüsü) sırat, cehennemin önüne konulduğu anda. İbn Ebî Şeybe, Musannef, VII, 88; Ebû Dâvûd, Sünnet 28.
إسباغ الوضوء شطر الإیمان والحمد لله تملأ المیزان والتسبیح والتكبیر یملأ السماوات والأرض والصلاة نور والزكاة برھان والصبر ضیاء والقرآن حجة لك أو علیك
“Abdesti eksiksiz almak, imanın yarısıdır; Allah’a hamd etmek, mizanı doldurur. Tesbîh ve tekbîr ise, gökleri ve yeri doldurur. Namaz nur, zekât burhân, sabır ışık, Kur’an ise senin lehinde veya aleyhinde bir hüccettir. İbn Mâce, Tahâret 5; Nesâî, Zekât 1.
التسبیح نصف المیزان والحمد یملؤه والتكبیر یملأ ما بین السماء والأرض والصوم نصف الصبر والطھور نصف الإیمان
“Tesbîh, Mizan’ın yarısıdır. Allah’a hamd etmek de onu doldurur. Tekbîr ise, gökle yer arasını doldurur. Oruç sabrın yarısı; temizlik ise imanın yarısıdır. Ma’mer b. Râşid, el-Câmi’, XI, 296, Beyrut 1403.