Her nefis ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz. Ankebut-57
Bu dünya hayatı sadece bir eğlence ve oyundan ibarettir. Asıl hayat ahiret yurdundaki hayattır. Keşke bilseler! Ankebut-64
Mevlana Celaleddin (2015) Dizisi Geliyor
Mevlana Celaleddin (2015) Dizisi Geliyor
Mevleviliği Mevlana kurmuştur diyorsunuz doğru değil.
Mevlevilik mezheptir diyorsunuz doğru değil.
İnsana Mevlana denilemez diyorsunuz doğru değil.
Mevlanaya alim değildir diyorsunuz doğru değil. (Bunun hakkında bir şey yazmadım ama gerekte duymuyorum.) Alim olmak için kitap yazmak şartı yoktur.
Allah rızası için, hakkında bir şey bilmediğiniz konuda konuşmayın.
Bahsi geçen şahıs saygıdeğer bir İslam önderidir, alimidir, Allah rızası için hakkında konuşurken hüsnü zannı elden bırakmayınız.
Her nereden bu bilgileri elde ettiyseniz tamamı yanlış.
Herkes aynı fikirdeyse,
hiç kimse yeterince
düşünmüyor demektir.
Mevlana
ayrıca arkadaşın mevlana, mevlevîlik, alimler hakkında bir şeyleri yanlış biliyor olabilmesinde eğer doğruları kavratabileceksek bir problem yok bu başlıktan nasibini alır ve öğrenir şöyle de bir şey var önce doğruyu bilecez ki doğruya ulaşicaz yanlış da bilebiliriz ama doğruya ulaştırmıyor semanın islami kalıplarda bir yeri var mı veya sema nereden geliyor diye sordugunuz kişinin bilgili olduğuna kim karar verdi? bu konu hakkında şimdiye kadar hiç araştırma yapıldı mı? İmam Gazaliyi okudunuz mu?
Lakin ben bilirimci ile eline klavye almak baska sey.
O tavirdaki bir insanin bir sey ogrenmesine vesile olmak
Nasip işi bence. Kendisinin istemesi lazim ki.
O şartlı zaten.
Hem sema konusunda da
O konuya girmeyecegim diye kendi ifadesi var.
Biliyorsan anlat dedik.
Sema ile ilgili okuduğum farklı kaynaklar var benim.
Ama once o anlatsin merak ediyorum hala.
Bilip de anlatmayi kaale almadigi sey nedir.
Uzun zaman önce birşeyler okumuştum olumlu yönde ama tam hatırlayamıyorum.
Ayrıntılı bilgin varsa bilmek isterim.
Herkes aynı fikirdeyse,
hiç kimse yeterince
düşünmüyor demektir.
Mevlana
İmam Sadeddin Taftazani (rh.a) şöyle demiştir:
"Celaleddin Rumî, Şeyhi Şems-i Tebrizî'yi kendisinin ilahı olarak görmüştür. Bu bakımdan Farsça bir beytinde onu şöyle tanımlıyor:
"Ey benim güneşim ve benim ilahım! Ey benim varlığım ve bekam kendisinden olan zat, şimdi Hakka eriştim. Ey benim hakkımı bana veren Hakk!"
Dikkat edilirse, Celaleddin Rumî, beytinde Şems için ilah ve Hakk terimlerini kullanmaktadır, bunu mutlak anlamda zikretmiş bulunmaktadır.
Kısaca adam diyor ki:
"Ey Tebrîzî! Sen, beni Hakk'a ulaştıran ilahımsın ve sen, bana hakkımı veren Hakk'sın. Çünkü sen bana vahdet-i vücut mezhebini, görüşünü öğrettin ve yine sen bana öğrettin ki hem gerçekten sen ve hem de tüm mümkün olan varlıklar ilahsınız. Eğer sen olmamış olsaydın, seni tanımamış olsaydım, ben de tıpkı müctehid imamlar, âlimler, cumhur ve uzağı gören zatlar gibi peygamberlerin tabilerinin inancına benzer bir itikada sahip olacaktım. Çünkü peygamberlere tabi olanlar, gerçekte yüce Allah'ın zatını, kainattan ayrı olarak ve tüm yaratılanların yaratanı, tüm sonradan var olanların mucidi olarak görüyorlar. Aklın da kesin olarak tesbit edip kabul ettiği, görüşlerin de ortaya koyduğu ve semavî kitapların da ifade ettiği gibi bir inanca sahip olacaktım. Çünkü tüm rasuller ve nebiler bu konuda icma ve ittifak içindeler. Evet ben de böyle inanacak, ben gerçeği göremeyen kısır görüşlülerden olacaktım. Yoksa ben, gerçeğe ulaşan tahkik erbabından biri olmayacaktım."
Kuşkusuz böyle biri, bırakın sıradan müslümanları bir tarafa, bunlar kendilerini dinin önderlerinden, liderlerinden, Hakk'ın başı durumundaki kimselerden ve yakîn erbabından da üstün görmekteler. Doğrusu bu anlamdaki bir sapıklığı kendilerine din olarak seçenler, bu manada batıl olan bir mezhebi benimseyenler, hem de lanetli bir düşünceye bağlı bulunanlar, kendi adlarına şunu tescil etmiş bulunuyorlar. Bunlar aslında gökler ve yer ehlinin ibadetleri anlamında ibadette de bulunsalar ve yine bunlar harikulade yani olağanüstü haller de sergileseler, yine de kafirlerden de öte kafir ve hüsrana uğrayanlardan da öteye bir hüsran içindeler." (Sadeddin Taftazani: Risale fi Vahdeti'l Vücud)
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi