You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Mevlana Alevi/batıni miydi?

Mevlana Alevi/batıni miydi?

Cezalı Üye
Mevlana Alevi/batıni miydi?
"...Bilgi sahibi olmadan Fikir sahibi olunmaz..."

Mevlana'nın hayatı, Alevi/ batıni gelenek içinde iki kısımda incelenir.. Mevlana, Horasandan geldiğinde sünni ekolünde, bir softa idi..

Mevlana'yı Mevlana yapan.. Alevi olan batıni Erenlerden, TEBRİZ-i ŞEMS'dir.

Bu nedenle Mevlana'nın Şem'ten önceki söylemleri tamamen Alevi/batıni gelenek dışında iken... Şems'ten sonrası tamamen zıttıdır.

Şimdi Mevlana'nın Şems ile tanışmasını ve onu nasıl değiştirdiğini görelim...


"...Mevlana medresede ders vermektedir. Şems ona ne okuttuğunu sorar,

Kur'an ilimleri, tefsir, Kıraat vs, Dilbilgisi, mantık, bilim vb. Şems ona kitapları atmasını söyler, ona ögretecekleri tüm bilgileri altüst edecektir.

Önce ona bir para verir, gizli şarap satan bir Yahudi’den iki şişe şarap almasını ister. Mevlana Yahudi’den iki şişe şarabı alır. Oysa kentte şarap içilmesini Mevlana yasaklamıştır.

Bütün şehir şaşırır. Halk Mevlana’ya saldırır. Mevlana Bu saldırıdan hayatını zor kurtarır şarabı Şems'e getirir...Şarap gül suyuna dönüşür...

İkinci olayda ikisi derviş kılığına girerler, bir aşevine giderler. Aşevinin sahibinden yoksul olduklarını ileri sürerek yemek isterler, aşevi sahibi kabul etmez. Bunun üzerine Şems aşevinde bulunan av kuşlarını uçuracağını söyler. Aşevi sahibi kafası kopmuş yolunmuş kuşların uçmayacağını söyleyince de Şems kuşları uçurur.

Aşevi sahibi mucizeye şaşırır. Şems Mevlana’ya elini omuzuna koymasını, ırmağı yürüyerek geçeceklerine, her adımda “beni koru Şems” demesini ister.

Ama Şems durmadan Ali’nin adını anmaktadır.

Mevlana da Ali’nin adını anar, fakat suya batmaya başlar.

Şems ona daha başlangıçta olduğunu henüz Ali’yi tanıyamayacağını söyler...
Bunu ilk beğenen sen ol.
Cezalı Üye
Mevlana Nat-ı Ali
Mevalana'nın Divan- Kebir'inden .. Hz. Ali hakkındaki aşağıdaki sözleriyle başlamak istedim...

" ....O açıklayıcı İmam, o Tanrı velisi safa ehlinin vücut güneşidir. Yerde, gökte, mekanda, zamanda halka duran imamın zatı ile, iç ve dış temizliğiyle vasıflanmak vaciptir.. Çünkü küfürden, iki yüzlülükten kurtulmuştur. temizdir.

O'nun konağı birlik alemidir. Dünyevi ve beşeri sıfatlardan dışarıdır. O, insanın hakikati ve canı gibiydi. Her şey fanidir, fakat can yaşar, ölmez. O'nun hareketi kendinden diri olan ezeli varlıktandır. Beka çevresinde döner dolaşır. yaratıkları yaratanın zatı gibi o bakidir.

Hakkın yüksek sıfatları Ali'nın vasfıdır. hakkın sıfatları zaten ondan ayrı değildir. O Tanrı'nın zatine yapışmış O olmuştur. hani duyduğun "Lahutun o gizli hazinesi" yok mu; işte O odur.. Çünkü , o, haktan hakka görünmüştür. O hazinenin nakdi, tükenmez ilimdi. İşte o ilimden maksut, Yüce Ali'dir. Hakkın hikmetini ondan başka kimse bilmez. Zira o hakimdir, her şeyin bilginidir.

Cihan var oldukça, Ali var olur
Cihan var, olurken de Ali vardı

Cihanın temeli suret buluncaya kadar var olan Ali idi. yer resmedilinceye, zaman husule gelinceye kadar var olan Ali idi. Veli, vasiy olan Şah Ali, cömertliğin, keremin, bağışın sultanı idi.

Ali'den ötürü melekler Adem'e secde ettiler. Adem bir kıble idi, secde olunan Ali idi. Adem de, şit de Eyyup da, İdris de, Yusuf da, Yunus da, Hud da, Musa da, İlyas da Salih Peygamberlerde, Davut da Ali idi.

Nefsin tamamından Ötürü cihan sofrası üzerinde elini bulaştırmayan kahraman aslan Ali idi Kur'an'nın yer yer, ayetlerinde tanrı'nın ismini vasf ile öğdüğü Kur'an sırlarının kaşifi Ali idi.

Kapısının tokmağı kadir ve kıyamette Arşın semasından daha ileri geçen, o durmadan Hakka secde eden arif Ali idi. İslam yolunda iş düzelmedikçe; surup dinlenmeyen o şerefli, vekarlı Şah Ali idi. Hayber kalesinin kapısını bir hamlede koparıp açan, o kalalar fatihi Ali idi.

Allah yolunda gidenler isteyicidirler; Ali istenilendir. Söyleyenler söylerler, susarlar. O, susmaz, söyler. Ebedi ilim, onun göğsünde parlayıp göründü. Vahyolunanların sırlarını, o hakikat olarak bildi ve bildirdi. Ümmetlere haykırdı:

-Allah yolunda Ali, sizin kılavuzunuzdur.

Allah'a içi doğru olanlar yüzlerini ona çevirmişlerdir. Zira o şahtır, doğru yolu gösterendir, efendidir...

O, bütün peygamberlerin sırrında idi. Cenabı Mustafa:

-Benimle açıkça beraber bulundu, dedi.(2)

Dinde evvel, ahır o idi. Allah ile içli dışlı o idi...

İşte bunları söyledim ki, bu yüksek mananın nüktesini öğrenesin de yüksek velayete eresin. Sence apaçık bilinsin ki, hakikatte yüce olan O'dur.

Ey efendi, benimle boşuna kavga etme. Bu böyledir. Hakikat budur ki, hepimiz bir zerreyiz, güneş odur. Biz hepimiz damlayız, deniz O'dur.

hakikat ta odurki bir gün o makamın kapısından içeri[/quote]

AFAKA HER BAKIŞIMDA GÖRDÜM Kİ, YAKIN YÜZÜNDEN HER VARLIKTA VAR OLAN ALİ İDİ. BU KÜFÜR OLMAZ, KÜFROLAN SÖZ BU DEĞİLDİR. CİHAN VAR OLDUKÇA ALİ VAR OLUR, CİHAN VAR OLURKENDE ALİ VARDI.

TEBRİZ'İN ŞEMS-ÜL HAKKI CİHANIN GİZLİ VE AÇIK SIRLARINDAN HER NE GÖSTERDİNSE HEPSİ DE ALİ İDİ.""

ALLAH DOST EYVALLAH.... ŞEYHEN İLALLAH...
Bunu ilk beğenen sen ol.
Cezalı Üye
RE: Mevlana Alevi/batıni miydi?
Benim pirim Şahi Merdan Ali'dir
Sefiller destini tutan Ali'dir
Kopardı hayberin kapısın kırdı
Kaldırıp arşumana atan Ali'dir
Haydar haydar pirim Ali'dir

Şah Hatayım Ali'm mansur darında
Hü deyi cebrail serim yardıran
Üç yüz yıldan sonra nergiz getiren
Nergizi selmana sunan Ali'dir
Haydar haydar pirim Ali'dir




NAT-I ALİ-Mevlana


***Şit, kendinde Ali'nin nurunu gördü ve yüksek alemi öğrendi.

***Nuh, kendini yüksek menzile ulaştırıncaya kadar, istediğini hep ondan buldu. Gene ondandır ki kurtuluşa eren Nuh, dehirde gayret tufanını buldu da beladan kurtulmuş oldu.

***Halil Peygamber, dostlukla onu andı da, ateş ona al lale oldu. Nemrudun ateşi, o Allahın dostuna hep gül, nesrin, lale oldu.

***Gene o idi ki, keyfiyle kendi koyununu İsmail'e kurban etti.

***Yusuf kuyuda onu andı da, o saltanat mülkünü süsleyen tahtı buldu. Yakup, onun önünde birçok inledi de Yusuf'un kokusunu alıp gözleri açıldı.

***İmran'ın oğlu Musa, onun nurunu gördü de uzun geceler hayran kaldı. Kırk gece kendinden geçti; kavuşma ve görüşme zevkine daldı. Sonra dedi ki: "Yarabbi! Bana bu lutfundan bir alamet ver." Hak ona: "İşte sana nurlu eli verdim" dedi.

Gene Ali'nin vergisidir ki, Meryem'e arkadaş oldu da İsa vücuda geldi...

İşte bunları söyledim ki, bu yüksek mananın nüktesini öğrenesin de yüksek velayete eresin. Sence apaçık bilinsin ki, hakikatte yüce olan O'dur.

Ey efendi, benimle boşuna kavga etme. Bu böyledir. Hakikat budur ki, hepimiz bir zerreyiz, güneş odur. Biz hepimiz damlayız, deniz O'dur.hakikat ta odurki bir gün o makamın kapısından içeri

AFAKA HER BAKIŞIMDA GÖRDÜM Kİ, YAKIN YÜZÜNDEN HER VARLIKTA VAR OLAN ALİ İDİ. BU KÜFÜR OLMAZ, KÜFROLAN SÖZ BU DEĞİLDİR. CİHAN VAR OLDUKÇA ALİ VAR OLUR, CİHAN VAR OLURKENDE ALİ VARDI.

TEBRİZ'İN ŞEMS-ÜL HAKKI CİHANIN GİZLİ VE AÇIK SIRLARINDAN HER NE GÖSTERDİNSE HEPSİ DE ALİ İDİ.""

ALLAH DOST EYVALLAH.... ŞEYHEN İLALLAH...
Bunu ilk beğenen sen ol.
Cezalı Üye
Mevlâna Celâleddin Rumî ve Semah
MEVLANA CELALEDDİN RUMİ SEMAHI ANLATIYOR.

Mevlâna Celâleddin Rumî;

".. Semâın Hakk âşıklarının gıdasıdır, onda Canan ile (hakikî dost ile) buluşup kavuşmanın lâtif bir hayali bulunur. Ve semâ manevî hal sahibi olanların gönülleri için bir döşektir..."

Allah Eyvallah
Bunu ilk beğenen sen ol.
Cezalı Üye
Hz. Mevlana'ya Göre İman
Hz. Mevlana şöyle diyor;

"...İman ve Allah'a inanmak namazdan daha değerlidir, zira namaz belli vakitlerdedir halbuki iman daima farzdır; ve namaz kılındıktan sonra değersiz yani geçmiş olur, ve tehirine (ertelenmesine) izin vardır.. Ancak İmanın hiçbir özür geçersiz olaması yada ertelenmesine izin yoktur...

Namazsız iman mümkün iken...iki yüzlülerin ve münafıkların namazı gibi imansız namaz fayda vermez..ve namaz herbir dinde bin türlüdür.. her çeşidi vardır tek bir çeşidi olmaz....Ancak İman her dinde tekdir değişmez..."

Ne Ka'be vü ne mescit, ne rukü ve ne sucud,
Hakk ile daim becit olur münacaatımız.

Bundan içeri haber işit, söyleyeyim ey zahid:
Hakikatın kafiri, Ol Şeriatın evliyasıdır.

(Yunus Emre)

Allah Eyvallah
Bunu ilk beğenen sen ol.
Cezalı Üye
Mevlana'da Teberra-Temanna Inanci
MEVLANA CELALEDDİNİ RUMİ (1207-1273 Belh Horasan-Konya)


Bahaeddin Veled’in oğludur. Asıl adı Celaleddin’dir. Halk ona, bilge kişi, efendimiz anlamına gelen Mevlana demiştir. Mevlana Anadoluda ünlendiği için kendisine bu bölgenin bilinen adı Rumi de denmektedir.



Oku! Lanet hımara hükmü hırsa,
Olar ki, düşmanı Ali abadır.

Teberra kılmayana yok Tevella,
Teberrasız Tevellalar hatadır.

Teberra kıl eya Mollay-ı Rumi
Teberra kılmayanlara beladır.

Müslümanem, ben kalender ve harabat,
Yerim meyhanedir, işim melamat.

Ne zahidem, ne zühdüm var, ne ilmim,
Ne taat bilirim, ne yaparım hod ibadat.

Ne dinim var, ne mezhebim, ne kıblem,
Ne mescit bilirim, ne duyarım ezan-ı kamat.

Benim tek bir meziyetim bunlar içinde,
Veli aşka getirmiş olduğum iradat.

Çıkıp meyhaneden gülbenk ururken,
Harabatım, harabatım, harabat.

Eya Molla Celaleddin bu ne sırdır,
Adın zahid, özün rind ve harabat.

(Mevlana celaleddin-i Rumi)
Bunu ilk beğenen sen ol.
Cezalı Üye
Mevlana ve Niyazda Secde neresidir?
Mevlana'ya göre Secdegah yani Kıble Arif Mürşidi kamillerin gönlüdür:

"... Ahmaklar!!!

secde edilen mescide hürmet gösterirken, secde edenin kalbini kırmaya çalışırlar...

gerçekte ise Ey Aptallar!!!

Birincisi mecaz, ikincisi hakikattir...

Asıl mescit, ariflerin gönül evidir. velilerin gönlü, temiz kişilerin secde ettiği mescittir...."

kaynak:

1- Mevlana, Mesnevi, 2/31, s: 39-41
2- Ali Rıza UĞURLU, Aşk-ı Muhabbet, S. 74
Bunu ilk beğenen sen ol.
Cezalı Üye
Mevlana ve Şarap
Mevlana ve Şarap




"....Mevlana meyhanenin kapısından çıkmak üzereydi ki..

Efendi Mevlana diye atıldım.

--- Gitmeden evvel ne olur bize anlatın şarap neden haramdır, söylemeden gitmeyin

Efendim bizi gördünüz. Korkunç insanlar sayılmayız, öyle değil mi? Tamam, sütten çıkmış ak kaşık değiliz ama bu kadar hor görülmeyi hak ediyor muyuz? şayet haddimizi bilip kimseyi incitmezsek, şarap içmenin nesi günah?

Söylenenlere kulak kabartan meyhanedeki bütün müşteriler Mevlana hazretlerinin yanına sokuldu..

mevlana ne diyecekti acaba? koyu bir duman gibi sıkıntılı bir sessizlik kapladı her yanı? sonunda o meşhur hatip şöyle konuştu:

Bade içen rikkat beslerse, sarhoşluğu rakik olur
Bade içen kin beslerse, sarhoşluğu kindar olur
bade içen ekseri kindar, nadiren rakik olduğundan,
bade kamuya haram olur..

Mevlana


Hepimiz bu sözlerin hikmetini düşünürken,

Mevlana kendi sözlerini kendi şerh etti:

"..--- Dostlarım, şarap masum bir içeçek değildir. Çünkü içimizdeki en pespaye yanları ortaya çıkarır..

kannatimce içkiden uzak durmalı. bununla beraber, unutmamalı, yaptıklarımızdan mey'i ( şarabı) yada meyhaneciyi de sorumlu tutamayız. şaraptan evvel nefislerimizdeki küstahlığı, riyakarlığı, kindarlığı, katılığı, saldırganlığı kovmalıyız..

kimsenin kimseyi zorlamaya hakkı yoktur, Çünkü dinde zorlama yoktur.

Müşterilerden bazıları candan hislerle kafa salladı. bense üstada kadeh kaldırdım..

EFENDİ MEVLANA, SEN KALBİ ENGİN, EŞİNE AZ RASLANIR BİR ALİMSİN

DEDİM..

kaynak:

1- Aşk, Elif Şafak, s: 300-301
Bunu ilk beğenen sen ol.
Cezalı Üye
Velayetname'den kıssalar
HACI BEKTAŞ VİLAYETNAMESİ’NDEN


Hacı Bektaş - Mevlana

".....Bir gün Saru Ismail, Hünkar’ın huzuruna gelip el kavuşturdu.

Hünkar'a, şöyle dedi.

“sizin için sucağız ılıttım, lutfedip gelseniz dedi.

Hünkar,

"...şimdi onun vakti değil dedi, tez Konya ‘ya, Molla Celaleddin ‘in huzuruna git, onlarda bir kitabımız var, onu al, gel.”


Saru İsmail, hemen yola düştü, Konya’ya yaklaşınca gördü ki Molla Celaleddin, çıkageldi. Birbiriyle niyazlaşıp görüştüler. Saru İsmail, Mevlana söyle hitap etti

Hünkar'a gün su ılıtmıştım, mübarek arkanızın kirceğinizini arıtsam dedim;

şimdi onun vakti değil, Molla Celaleddin’e bir kitabımız var, Konya’ya git, onu al gel dedi, ben de yola düştüm, geldim mübarek yüzünüzü görüp şeref buldum dedi.

Molla Celal, bu sözleri duyunca dedi ki:

----Hünkar Hacı Bektaş-ı VeIi katına, hergün yedi deniz, sekiz ırmak uğrar. Onların suya girmeye ne ihtiyaçları var ki böyle dedin erenler.

Sara Ismail, bu sözü duyduktan sonra efendim dedi, kitabı verin de gideyim.

Molla Celalettin ,

---kitaptan maksat, bu anlattığımız öğüttü dedi. Bunun üzerine Sara Ismail vedalaşıp geri döndü...."
Bunu ilk beğenen sen ol.
Cezalı Üye
Mevlana ve Hac
Mevlana ve hac




Pir( Mevlana)


‘Ey Bayezid nereye gidiyorsun?

gurbet pılı Pırtısını nereye kadar çekip süreceksin?’ Diye sual eyledi..


“Bayezid,

---‘Hac mevsimi.. Kâbe’ye gidiyorum’ diye cevap verdi.

Pir (mevlana) dedi ki : ‘

Yol masrafı olarak yanında ne var?”


“Bayezid,

---‘İki yüz dirhem gümüşüm var. Ridamın ucuna sımsıkı bağladım işte’ deyince,”


“Pir (mevlana),

‘Etrafımda yedi kere tavaf et. Bu tavafı hac tavafından daha makbul bil.”

“O dirhemleri de, ey cömert kişi, bana ver. Bil ki hac ettin, muradın hâsıl oldu.”

“Umre ettin, ebedi ömre nail oldun, sâf bir hale geldin, Safa’ya koştun, Saiy erkânını yerine getirdin.”

kaynak:

1-Mesnevi Cilt II Mevlana , sayfa 272 b.2238, 2239, 2240, 2241, 2242, 2243.)
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.