You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Maya takviminde 21 Aralık 2012 kehaneti...

Maya takviminde 21 Aralık 2012 kehaneti...

هل أنا حقاً أنا ؟
RE: Maya takviminde 21 Aralık 2012 kehaneti...
:::Zülkarneyn (Süleyman) Aleyhisselam'ın seyahatleri-1:::
Kıyametin ne zaman kopacağını değil, dünyanın kıyamet öncesi son çağa ne zaman gireceğini bilen bir kişi varsa, Kur'an-ı Kerim'e göre bu özelliklere sahip ve bu haberi verebilecek te...k kişinin, Zülkarneyn Aleyhisselam olduğunu söylemiştik. Tabi ki bu sözümüzün doğruluğu veya yanlışlığı, Kur'an-ı Kerim'deki Zülkarneyn Aleyhisselam gerçeğini araştırmamızla mümkün olacaktır. Efendimiz Resulullah (s.a.v.)'in ahir zamanda çokça okumamızı ve düşünmemizi tavsiye ettiği Kehf suresinde, Zülkarneyn Aleyhisselam'dan ve bu güzel müslümanın yaptığı ilk iki yolculuktan şöyle bahsedilmektedir.,
"Gerçekten, biz ona yeryüzünde sapasağlam bir iktidar verdik ve ona her şey için bir yol (sebeb) verdik. Böylelikle, bir yol tutmuş oldu. Sonunda güneşin battığı yere kadar ulaştı ve onu kara çamurlu bir gözede batmakta buldu, yanında da bir kavim gördü. Dedik ki: "Ey Zülkarneyn, (istiyorsan onları) ya azaba uğratırsın veya içlerinde güzelliği (geçerli ilke) edinirsin." Dedi ki: "Kim zulme saparsa biz onu azablandıracağız, sonra da Rabbine döndürülür, O da onu görülmemiş bir azabla azablandırıverir. Kim de iman eder ve salih amellerde bulunursa, onun için güzel bir karşılık vardır. Ona buyruğumuzdan da kolay olanını söyleyeceğiz." Sonra (yine) bir yol tutmuş oldu. Sonunda güneşin doğduğu yere kadar ulaştı ve onu (güneşi), kendileri için ona karşı bir siper kılmadığımız bir kavim üzerine doğmakta iken buldu. İşte böyle, onun yanında olan herşeyi (geçmiş ve geleceği kapsayan) ilmimizle büsbütün kuşatmıştık. (18-Kehf 84...91)"
Uzun yıllardır üzerinde çalıştığımız ve Rabbimizin lutfuyla bazı gerçekleri anladığımız bu ayet-i kerimeler hakkında, Kur'an-ı Kerim'in anlam ve ayetler bütünlüğü içinde delillere dayalı çok geniş izahlar yapmamız gerektiğini biliyorsak da; şimdilik bu önemli konuda çok kısa ve genel bir açıklamada bulunacağız. Zülkarneyn Aleyhisselam'ın bu iki yolculuğu, uzun asırlardır doğuya ve batıya doğru yaptığı yolculuklar olarak anlaşılmış, bu güzel müslümanın önce batıya sonra da doğuya yöneldiği zannedilmiştir. Ancak ayet-i kerimelerin beyanına sadık kalırsak, tesadüfi değil bilinçli bir yol tutan Zülkarneyn Aleyhisselam'ın doğu veya batı gibi bir yöne değil, güneşin doğduğu ve battığı bir yere gittiği zikredilmektedir.
İyi ama güneşin doğduğu ve battığı yer neresidir?
Güneşin doğduğu veya battığı yer, insanın bulunduğu noktayla ilgili olan görece bir yer değil midir? İnsanın bulunduğu konuma veya bakış açısına göre, güneş dünyanın her yerinde doğup, her yerinde batmıyor mu? Aklı başında bir insana gündüz vakti "Haydi, en kısa zamanda güneşin battığı yere doğru git" dediğimiz zaman, bu kimse nereye yönelecektir? Görece olarak değişebilen milyonlarca batma yerinden bir yere, en kısa bir yere gitmeye niyetlense bile batıya değil doğuya yönelmesi gerekecektir. Çünkü batıya giderse güneşin batması gecikecek ve o günkü konumu itibariyle güneşin battığı yere daha geç ulaşacaktır.
O halde bir yol tutan,
bilinçli olarak tuttuğu bu yol ile güneşin battığı yere varan Zülkarneyn Aleyhisselam'ın vardığı bu yer neresidir? Güneş dünyanın her noktasından doğup, her noktasından battığına ve şanı yüce Rabbimiz bu ayette çok olasılıklı muğlak bir yerden bahsetmediğine göre, ayet-i kerimedeki "Güneşin battığı yer" ifadesiyle, nereye işaret edilmektedir? Bu yer tek bir yer olduğuna göre, güneşin battığı veya batacağı tek bir yer neresidir? İşte bu önemli sorumuza ayetleriyle cevap veren Kur'an-ı Kerim, bizlerin ufkunu genişletmekte ve bizlerin dikkatini güneşin gerçekten batacağı bir yere, görece olarak da hiç değişmeyecek olan tek bir yere çekmektedir.,
"Güneş, köreltildiği (dürülüp, sönmeye başladığı) zaman, (81-Tekvir 1)"
Kıyametten önce güneşin körelmeye, dürülüp-sönmeye başlaması, görece olarak değişmeyen tek bir yerde gerçekleşecek olan son güneş batımıdır. Binlerce yıldır dünyanın bir tarafındaki insanlar güneş battı derken, diğer bir tarafındaki insanlar güneş doğdu diyorlarken; bu son güneş batımı, dünyada kalan son insanlar için bir daha doğumu olmayacak gerçek bir batımdır. Çünkü bu güneş batımı dünyevi bir ufukta değil, "Onu kara çamurlu bir gözede batmakta buldu" ifadesinde işaret edildiği gibi kara bir gözede yani günümüz tabiriyle bir karadelikte gerçekleşecektir.
Ayetlerin işaret ettiği bu gerçeklikleri,
Kur'an-ı Kerim'deki zaman mekan bütünlüğünü dikkate alarak değerlendirecek olursak, gidilen bu farklı yerin (zaman-mekan bütünlüğü içinde) farklı bir zaman olduğunu da anlayabiliriz. Daha açık bir ifadeyle kendisine her şey için bir yol, bir sebeb verilen Zülkarneyn Aleyhisselam, bu sıradışı lutufla her insanın gerçekleştiremeyeceği çok özel yolculuklar yapıyor ve günümüz insanlarına bile hayal gibi gelen zamanda seyahat olayını yaşıyordu. Çünkü şanı yüce Rabbimiz bu çok özel kuluna, çok özel bir lutufta bulunmuş ve ona gitmek istediği her yer için bir yol, bir sebeb vermişti. Ve insanoğlunun öncelikli merakı yarınlara yönelik olduğu için, Zülkarneyn Aleyhisselam'ın ilk seyahati de yarınlara yani güneşin batmakta olduğu zaman ve mekana yönelik olmuştu.
Hiç kuşkusuz ki Kur'an-ı Kerim'e göre şaşırtıcı veya gerçekleşmesi mümkün olmayan bir olay değildir bu!. Mesela dünya yaşantısında Allah'a ve Allah'ın ayetlerine iman etmeyen kafirler bile öldükten yani perdeler kalktıktan sonra bu İlahi gerçeklikle karşılaşacaklar ve kıyamet kopmasına, dağlar un-ufak olmasına, helak edilen dünya ve dünya yaşantısı çok gerilerde kalmasına rağmen Rabbimiz huzurunda başları öne eğilmiş olarak "Rabbimiz gördük ve işittik; şimdi bizi (bir kere daha dünyaya) geri çevir, salih bir amelde bulunalım, artık biz gerçekten kesin bilgiyle inananlarız.. (32-Secde 12)” diye yalvaracaklardır. Kıyamet koptuktan sonra bile dünya hayatına geri dönmek yani zaman ve mekanda geriye gitmek isteyen bu kimseler, herşeye Kadir Rab gerçeğiyle karşılaşan ve istedikleri bu şeyin, Allah'a göre kolay ve mümkün bir şey olduğunu bilen kimselerdir.
Tabi ki bunları söylerken,
Zülkarneyn Aleyhisselam'ın yaptığı bu seyahatlerin, her şeye kadir Rabbimizin emrine dayalı mucizevi seyahatler olduğunu ve imani bir yaklaşımla kabul görmesi gerektiğini ifade etmiyoruz. Çünkü Zülkarneyn Aleyhisselam'ın zaman ve mekandaki bütün seyahatleri, emre değil ilme dayalı seyahatlerdir. Şayet şanı yüce Rabbimiz bu güzel müslümana her şey için bir emir veya bir kelime vermiş olsaydı, emre veya kelimeye bağlı işlerde sebeb aranmaz, bu işler sebebe muhtaç işler olmazdı. Oysa ayet-i kerimelerde beyan edildiği gibi Rahman olan Rabbimiz Zülkarneyn Aleyhisselam'a her şey için bir emir veya kelime değil, her şeye bir sebeb yani sebeblere bağlı ilmi bir yol vermiştir. Nitekim İlahi emre değil ilmi sebeblere bağlı bir olay olan Ashab-ı Kehf kıssasında, düşünenler ve hidayete tabi olanlar için bu ilmi sebebler açıklanmakta, üçyüz yıl zamanın kıyısına çekilme olayının, nasıl ve ne şekilde gerçekleştiği beyan edilmektedir. Öncelik verdiğimiz ve anlaşılmasını istediğimiz iki deniz arası meselesinden sonra, İnşallahu Teala Ashab-ı Kehf olayını da işleyecek ve Zülkarneyn Aleyhisselam'ın da bu olaydaki aynı ilmi sebeblere bağlı kalarak zamanda seyahati nasıl gerçekleştirdiğini dünya insanları ile paylaşmaya çalışacağız.
Bu söylediklerimizin birçok kesim tarafından anlaşılmaması veya reddedilmesi bizleri hiç rahatsız etmese de; düşünen bazı kardeşlerimiz tarafından makul ve mantıklı açıklamalar olarak görülmesi, bizleri gerçekten rahatsız etmektedir. Çünkü bizlere göre mantık, kesinlikle ve kesinlikle bir hak ölçüsü değildir. Herhangi bir olayın veya herhangi bir ayetin onlarca mantıki açıklaması olmasına rağmen, sadece bir tane hak gerçekliği vardır. Ve bunları bilen, Allah'ın razı olacağı din adına yazmaktan ve konuşmaktan hiç hoşlanmayan, böylesine ağır bir yükümlülüğe hiç hevesli olmayan bizler, Rabbimizin ayetlerine mantıklı bir açıklama getirmekten ve bu açıklama haktır demekten Allah'a sığınırız. Bizleri önemseyip-önemsememeleri hiç umurumuzda olmayan dünya insanlarının ilgisini çekecek olsa bile, suskunluğun huzurlu gölgesinde yaşamak varken niye böyle bir şey yapalım ve başımıza ebedi bir dert alalım ki?
Bunu ilk beğenen sen ol.
هل أنا حقاً أنا ؟
RE: Maya takviminde 21 Aralık 2012 kehaneti...
Yukarı da belirtilen kısmı okuyan Arkadaşlar, gaybi bir haber olmadığını bilakis ayetlerin işaret ettiği bir mesaj olduğunu anlayacaklardır.
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Maya takviminde 21 Aralık 2012 kehaneti...
Allahu alem diyorum abi, kesin düşünmemek lazım bekleyelim görelim.
Irkçılık ideolojik bir düşünce değil, aksine psikolojik bir hastalıktır.(Şehid İnşaAllah Malcolm x-Malik El Şahbaz)

Sizi rahatsız etmeye geldim!
Bunu ilk beğenen sen ol.
هل أنا حقاً أنا ؟
RE: Maya takviminde 21 Aralık 2012 kehaneti...
Ben olayı 3 senedir takip ediyorum(bekliyorum)... Ve dünya üzerindeki beşeri değişimleri gözlemledim bağ kurmaya çalıştım dünya üzerinde de bir çok değişiklik tedrici şekilde cerayan etti.. mucizelerin ve işaretlerin gelmesine çok az kaldığına inanıyorum...
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 15-11-2012, Saat:10:55 PM, Düzenleyen: kalemşör.
هل أنا حقاً أنا ؟
RE: Maya takviminde 21 Aralık 2012 kehaneti...
Bence beklemekten ziyade İnsanları Allahın sunnetullahı ile tehdit ederek İslam değerlerine/sistemine davet edin...
Bunu ilk beğenen sen ol.
هل أنا حقاً أنا ؟
RE: Maya takviminde 21 Aralık 2012 kehaneti...
Geçen hafta bir bahaneyle İzmir’e gitmiştim. Kitapçıları dolaştım. Yeni çıkan kitaplara baktım. Bunlardan ilgimi çeken bir kitap vardı. Yazar Mehmed Alagaş’ın 30.Kitabı; “2012 ve İki Deniz Arası”. İlk fırsatta okumaya başladım. İçeriğinde ilginç konular vardı. Önemli olduğu için sizlerle paylaşma ihtiyacı hissettim. Bu kitapta; 2012 Kehanetiyle ilgili olarak basında yer alan olaylar inceleniyor ve Kur’an-ı Kerim ayetleri ile açıklanıyordu.
Bildiğiniz gibi bir ara gazetelerde dünyanın sonu ve kıyametin kopması ile ilgili olarak Maya yazıtlarıyla ilgili haberler yayınlanmıştı. 2012 yılında gökten metal bir aygıt içinde gelecek kutsal bir kişiden bahsediliyordu. Bu kutsal kişi 2012 yılında dünyaya döneceğini ve dünyanın da kıyamet öncesi son çağa gireceğini bildiriyormuş. Aynı zamanda denizlerin yükseleceği, Amerika sahilindeki bazı kıyı şehirlerinin de sular altında kalacağı yazılmıştı. Eric Van Daniken bu haberi uzaylılara nispet ederek, dünyayı uzaylıların ziyaret edeceğini duyurmuştu…
Mayalar 2012'yi insanlığın yeniden yukarı çıkışının yaşanacağı bir çağ olarak tanımlıyor. Hatta farklı inançlarda yer alan Altın Çağ'a böyle ulaşılacağı da ileri sürülüyor. Yani 2012' nin önemi burada. Düşen insanlık tekrar yukarı çıkacak ve bu çıkış 2012' de başlayacak. Yine iddialara göre çıkış süreci başladı, belki de 2012 bir final olabilir.
İnka’ların yaşadığı Peru’nun Nazka çölünde yer alan ve yüksekten bakılmadıkça çizilmesi imkansız gibi görünen kilometrelerce uzunluktaki devasa figürler vardır. Bu dev figürlerin gökten tekrar gelmesi beklenen kişi için olduğu üzerinde durulmaktadır.
Allah’ı ve ve Kur’an-ı Kerimi dikkate almayan bu insanların sınırlı dünyasında, gelecek ile ilgili olaylar kendi varsayımlarına göre yapılmıştı. Yedi kat gökleri içeren “Göktekiler” ifadesi ile nelerin kastedildiği, ayetlerle açıklanmaktadır. 2012 civarında gerçekleşecek olan bu olayın bir kehanet değil, apaçık bir ayet olduğu vurgulanmaktadır.
Kıyamet öncesi beklenen bu olaylar; şimdiye kadar hak ve hakikatle karşılaşmamış dünya insanlarının düşünmelerine, araştırmalarına, ilahi gerçekleri anlamalarına ve yüzlerini alemlerin Rabbi olan Allah’a döndürmelerine umarım vesile olur. Rahman olan Rabbimiz, insanların hidayetine vesile olabilecek bu olayların oluşmasını takdir etmekte ve kitabında bildirmektedir.
Yazar Mehmed Alagaş, kitabında bu olayları ayetlere göre değerlendiriyor. Kehf Suresi 84 ile 91.ayetler arasında Zülkarneyn Aleyhisselam’ın yolculukları anlatılıyor. Geçmiş ve gelecekle ilgili, güneşin doğduğu ve güneşin battığı yerlerdeki yolculuğu ele alınıyor. Zülkarneyn’in Süleyman Aleyhisselam ile olan ilgisi anlatılıyor. Lakabı Zülkarneyn olan Süleyman Aleyhisselam’ın, Mayaların yaşadığı Amerika’ya gidişi üzerinde duruluyor. Bu konu Süleyman Aleyhisselam ile ilgili olan ayeti kerimelerle açıklanıyor.
İki denizin yarılması ve arasının açık kalması ile ilgili Ayet-i Kerime (Furkan Suresi, Ayet 53) ile şimdiye kadar hak ve hakikatle karşılaşmamış olan dünya insanlarına önemli tarihi bir olay hatırlatılıyor ve Sünnetullah ile uyarılıp ikaz ediliyor.
2012 Yılı gelmeden, kendi hayatımız sona ermeden, kıyamet olmadan önce nasıl yaşadığımıza bir bakalım. Allah’ın istediği gibi mi yaşıyoruz yoksa nefsimize göre mi yaşıyoruz? Kur’an-ı Kerim; kıyamete kadar bizlere yön veriyor, yol gösteriyor. Bu ayetleri okuyalım, tefekkür edelim. Çok yakın bir zamanda gelmesi beklenen alametleri bir mü’min olarak bilelim.
Asırlardır sadece bekleyen değil; asırların beklediği bir Müslüman olmaya gayret edelim. Tevhidi bir kulluğu yaşayalım ve yakınımızdaki insanları hak olan islama davet edelim. Dünyamız son çağına girmeden, Allah’ın istediği gibi Müslüman olalım
.
Bunu ilk beğenen sen ol.
هل أنا حقاً أنا ؟
RE: Maya takviminde 21 Aralık 2012 kehaneti...
Geçtiğimiz yıl tam da yılbaşında küçük bir Amerikan kasabasında binlerce kuşun gökyüzünden düşüp öldüğü haberi, tüm dünyayı endişelendirmişti. Bu yılın da ilk saatlerinde binlerce kuş yine Arkansas'ın Beebe kasabasında gökyüzünden düşerek öldü.

Bilim adamları, iki yıl üst üste aynı olayın yaşanması kadar, kuşların gecenin karanlığında uçmaya çalışmasına da şaşkınlıklarını gizleyemiyorlar.

Geçtiğimiz yılbaşında yaşanan olaylar, havai fişek gösterilerinin sonucu olarak açıklanmaya çalışılmıştı.

Kimileri de kısa süreli bir fırtınanın ya da devasa yıldırımların bu ölümlerden sorumlu olabileceğini iddia etmişti. Ancak Beebe kasabasında polis bu yıl havai fişeklerin patlatılmaması yönünde karar alırken, Arkansas'ta olay gecesi havanın oldukça sakin olduğu açıklandı.

Şimdi tüm dünya iki yıl üstüste aynı gün tekrarlanan bu olayın sebebini merak ediyor.


haber365.com

[Resim: 1325516129_10_01_d.jpg]

[Resim: 1325516131_10_06_d.jpg]
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 23-11-2012, Saat:09:38 PM, Düzenleyen: kalemşör.
هل أنا حقاً أنا ؟
RE: Maya takviminde 21 Aralık 2012 kehaneti...
“ Ne kadar memleket varsa hepsini kıyamet gününden önce ya helak edeceğiz, ya da şiddetli bir azapla cezalandıracağız. İşte bu, Kitap’ta (Levh-i Mahfuz’da) yazılmış bulunuyor.”(İsra,58)
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.