Her nefis ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz. Ankebut-57
Bu dünya hayatı sadece bir eğlence ve oyundan ibarettir. Asıl hayat ahiret yurdundaki hayattır. Keşke bilseler! Ankebut-64
maide 43
maide 43
Alıntı:"""Tamam da "ellerinde Allahın hükmünü içeren tevrat varken seni niçin hakem tayin ediyorlar" diyor.. sözünün devamına her ne yazarsa yazsınlar bakın yukarda Allahın hükmünü içeren tevrat diyor demek ki burda yazan doğru mu diyeceğiz?"""
yazdıklarını anlamakta zorluk çekiyorum.. ne yani ayetten başka bir anlammı çıkaracağız?? ayetin tefsirleri alenen ortada.. aşağıda 42 den 45 e kadar olan ayetleri veriyorum.. tevratın bozulduğundan veya tahrif edildiğinden bahsetmiyor.. tevrat ın hükümlerini eğip bükerek başka anlamlar çıkarmayın ve ayetleri para karşılığı satmayın diyor...(o zamanlar dindar yahudiler şimdiki gibi matbaa ve kağıt olmadığından tevratın komplesine sahip olamıyorlarmış.. hahamlara para karşılığı birkaç ayeti yazdırıp onları evlerinde saklıyorlarmı..kur an da bunu eleştiriyor.. )
Maide 42:
Onlar, yalana kulak tutanlardır, haram yiyicilerdir. Sana gelirlerse aralarında hükmet veya onlardan yüz çevir. Eğer onlardan yüz çevirecek olursan, sana hiç bir şeyle kesin olarak zarar veremezler. Aralarında hükmedersen adaletle hükmet. Şüphesiz, Allah, adaletle hüküm yürütenleri sever.
maide 43:
Allah'ın hükmünün bulunduğu Tevrat yanlarında olduğu halde, seni nasıl hakem kılıyorlar ve sonra bunun peşinden yüz çeviriyorlar? İşte onlar, inanmış değildir.
maide 44:
Gerçek şu ki, biz Tevratı, içinde bir hidayet ve nur olarak indirdik. Teslim olmuş peygamberler, yahudilere onunla hükmederlerdi. Bilgin-yöneticiler (Rabbaniyun) ve yüksek bilginler de (Ahbar), Allah'ın kitabını korumakla görevli kılındıklarından ve onun üzerine şahidler olduklarından (onunla hükmederlerdi.) Öyleyse insanlardan korkmayın, benden korkun ve ayetlerimi az bir değere karşılık satmayın. Kim Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse, işte onlar, kafir olanlardır.
maide 45:
Biz onda(tevratta), onların üzerine yazdık: Can'a can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş ve (bütün) yaralara (karşılık da) kısas vardır. Ama kim bunu sadaka olarak bağışlarsa o kendisi için bir keffarettir. Kim Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse, işte onlar, zalim olanlardır.
Eğer Tevratın değiştirilmediğini göstermek için Kuranı Kerimi dayanak gösteriyorsan
Kuranı Kerim de buyuruyor ki Allahu teala
Al-i imran 19: Şüphesiz Allah katında din İslam'dır.
Kitap verilmiş olanlar, kendilerine ilim geldikten sonra sırf, aralarındaki ihtiras ve aşırılık yüzünden ayrılığa düştüler. Kim Allah'ın âyetlerini inkar ederse, bilsin ki Allah hesabı çok çabuk görendir.
Yani sen bizi Tevratın değiştirilmediği konusunda ikna etsen ne olur ki?
Kuranı hak olarak kabul ediyorsan Şuan ve kıyamete kadar tek geçerli olacak din İslam olacaktıra inanmış oluyorsun
Buna inandıktan sonra Tevrat konusunda bu tartışmalara girmenin ne anlamı var?
He Kurana inanmıyorsan o zaman niye Kurandan delil gösteriyorsun Tevratın değiştirilemediğini kanıtlamak için?
YÜREGİ YETEN GÖRMEDİGİNE
Dervişin bir çiçek attı, inledin,
Bağrımı delmeye taş yetmez, dedin,
Halden anlayanın bir gülü yeter..
Tatlıydı akrebin sana kıskacı,
Acıya acıda buldun ilacı;
Diyordun, geldikçe üstüste acı:
Bir azap isterim bundan da beter.
İsa'ya ruhullah diyorlarmış hangi hristiyan diyormuş onu
Teslis i kabul et herşeyden kurtul diye onlarca kliseye ait kitaplarda yazıyor
Vatikanın halini biliyoruz...
Sadece la ilahe illallah yetmeyecek bir hadisi alarak yorum yapamazsın
Bu hususta bütün kuran ve hadislerin irdelenmesi lazım
Allah sadece islama değil efendimiz sav in getirdiklerine de uyun diyor
Onun dinine girmeyi de şart koşuyor
2 hadisle mealcilikle hristiyanlar cenneti iman etmedikçe rüyalarında bile göremezler...
Ki Yahudi hristiyanlar islam geldikten sonra cennete girer diyenler de bunların komşuları olacak......
Incil ve Tevrat'ın Allah katından olduğunu anlatan onlarca ayet
Git bak fetih süresinin son ayetlerine
Dervişin bir çiçek attı, inledin,
Bağrımı delmeye taş yetmez, dedin,
Halden anlayanın bir gülü yeter..
Tatlıydı akrebin sana kıskacı,
Acıya acıda buldun ilacı;
Diyordun, geldikçe üstüste acı:
Bir azap isterim bundan da beter.
CEVAP
Hazret-i İsa gibi, Hazret-i Âdem’e, hattâ herkese ruh üflenmiştir. Bir âyet meali:
(Yarattığı her şeyi güzel yaratan, insanı başlangıçta çamurdan, sonra onun soyunu bir nutfeden [spermle ovumun birleşmesinden] yaratan, sonra onu şekillendirip ruhundan ona üfleyen Allah’tır.) [Secde 7–9]
(Rabbin meleklere, “Ben, topraktan, şekillenmiş kuru bir balçıktan bir insan yaratacağım. Ona ruhumdan üflediğimde, ona karşı secde edin” demişti.) [Hicr 28, 29]
(İsa, Allah’ın “Kün” [Ol] emriyle yarattığı mahlûkudur ki, Onu Meryem’e ilka etti. O da, diğer ruhlar gibi, Allah’tan bir ruhtur.) [Nisa 171]
Hazret-i Cebrail’in Hazret-i Meryem’e üflemesinden dolayı, Hazret-i İsa’ya ruh denildi. Hazret-i Meryem, bu ruh vahyiyle müjdelendi ve Hazret-i İsa’ya da (Kün) yani (Ol) dendi. (H.L.O. İman)
Allah’tan bir ruh veya ruhullah demek, ona kıymet vermek içindir. Yoksa hâşâ Allah’tan bir parça değildir. Hazret-i Cebrail’e de ruh denir. Bir âyet meali: (O gece, Rablerinin izniyle melekler ve Ruh [Cebrail], her iş için iner durur.) [Kadr 4]
(Allah, “Ey Meryem oğlu İsa, sana ve anana olan nimetimi an” demişti. “Seni Ruhul Kudüsle [Cebrail’le] desteklemiştim.”) [Maide 110]
Her ne kadar, bütün ruhlar Allah tarafından yaratılmışsa da, Hazret-i İsa’nın kıymetini bildirmek için ona, Kelimetullah dendiği gibi, Ruhullah da denmiştir. Kelimetullah, Allahü teâlânın kelimesi demektir. Kelime, burada ruh anlamındadır. Bunun gibi, Allahü teâlâ, herkesin Rabbi olduğu hâlde, Peygamber efendimize verdiği kıymeti bildirmek için, (Senin Rabbin) buyuruyor. Buradan, başkalarının rabbi olmadığı manası çıkarılamaz. Kâbe için de, (Benim evim) buyuruyor. Biz de onun için Kâbe’ye (Beytullah = Allah’ın evi) diyoruz. Cami de, Allah’ın evidir. (Mesacidallah = Allah’ın mescitleri) tâbiri, Kur’an’da da geçmektedir. (Bekara 114; Tevbe 17, 18; Cin 18)
Allah’ın mescitlerine, Allah’ın evleri de denir. İki hadis-i şerif meali şöyledir:
(Mescitler [Camiler] Allah’ın evleridir ve müminler de Allah’ın ziyaretçileridir. Ziyaretçisine ikram etmesi, ziyaret edilen üzerine haktır.) [Taberani, Hâkim]
(Allah’ın mescitlerini ancak Allah’a ve ahirete inanan kimse imar eder.) [İ. Mace]
Camiye, Allah’ın mescidi veya Allah’ın evi demek, ona kıymet vermek içindir. Beytullah gibi, Arş’a da kıymet vermek için, Arşullah denmiştir. Bir âyet meali: (O gün, Rabbinin Arş’ını, bunların da üstünde sekiz melek yüklenir.) [Hakka 17]
Bir hadis-i şerif: (Sa’d bin Muaz’ın ölümünde, Arşullah [Allah’ın Arşı] sallandı.) [Buharî]
Ay, Güneş, yıldızlar, gezegenler de, Allah’ın olduğu hâlde, Arş’a, (Rabbinin Arş’ı) yani Arşullah demek, ona kıymet vermek içindir. İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki: Arş, mahlûkların en şereflisi olduğu için, Arşullah denir. Yoksa Allahü teâlâya göre, Arş da diğer yaratılmışlar gibidir. (2/67)
Ruhumuzdan üfledik
Sual: Kur’anda, (Meryem’e ruhumuzdan üfledik) ifadeleri geçiyor. Ruhumuzdan üfledik ne demektir?
CEVAP
Ruhumuzdan demek, yarattığımız ruhtan demektir. (H. L. O. İman)
Allahü teâlânın emriyle, Ruh-ül-kuds [Cebrail aleyhisselam], Hazret-i Meryem’e üflemiş ve Meryem validemiz, o anda İsa aleyhisselama hamile kalmıştır. (Tefsir-i Kurtubi)
Dervişin bir çiçek attı, inledin,
Bağrımı delmeye taş yetmez, dedin,
Halden anlayanın bir gülü yeter..
Tatlıydı akrebin sana kıskacı,
Acıya acıda buldun ilacı;
Diyordun, geldikçe üstüste acı:
Bir azap isterim bundan da beter.
“Bikelimetin minhü” denilmesi, Allah’tan bir risâlet ve "O'nun katından bir haber" demektir. Yâni melekler Meryem'e, Allah tarafından İsa'yı ve risâletini kendisine ilkâ etmesini emrettiği kelimesini müjdelemişlerdi; yani Allah'ın kendisinden kocasız ve erkeksiz bir çocuk yaratacağı müjdesini daha doğrusu bu müjde sözünü vermişlerdir.38 Kelimenin müjde mânâsına olduğu da söylenmiştir. Ebû Ubeyde, kelimenin kitab ve onunla da İncil'in murâd edildiğini söylemiştir. Nitekim İncil'de müjde demektir.39
Hz. İsa daha bebekken korunmuştur. Allah daha bebekliğinde ona kitab vermiştir. O da daha o çağda konuşan, yetişkin bir tebliğci olmuştur, (Meryem, 19/39)
Kelime, mânâlar ve hakikatler ifâde eder. İsa (as)'ın da ilâhî esrar ve hakikatlere irşâd etmesinden dolayı kendisine bu isim verilmiş olabilir. Allah, Hz. İsa'nın kendisiyle hidayet ettiği gibi onun sözüyle de doğru yolu gösterir. Bu cihetle ona kelimetullah denmiş olabilir.40
Kendisinden önceki peygamberlerin kitaplarında Hz. İsa'nın müjdesi vârid olmuştur. O gelince de "İşte o bu kelime!" denilmiş olabilir. Bir kimse bir haber verir de o da olursa, söylediğim çıktı kabilinden, "İşte dediğim, yâni sözüm geldi""denir.
Dervişin bir çiçek attı, inledin,
Bağrımı delmeye taş yetmez, dedin,
Halden anlayanın bir gülü yeter..
Tatlıydı akrebin sana kıskacı,
Acıya acıda buldun ilacı;
Diyordun, geldikçe üstüste acı:
Bir azap isterim bundan da beter.
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi