Bu zatla aramızda, şöyle bir konuşma geçmişti:
M. Ustaosmanoğlu- Siz ne derseniz deyin; biz evliyânın ve büyük şeyhlerin ruhlarının Allah ile kullar arasında vasıta olduğuna inanırız. Onların ruhaniyet- inden medet umar, yardım isteriz.
Bayındır- Peki ya “iyyâke nestaîn= yalnız senden yardım isteriz” (Fatiha 1/5) âyeti nerede kaldı? Bu ayeti her namazda okuruz. Bunun sebebi ne olabilir?
Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Şurası bir gerçek ki, insanı yaratan biziz. Ona şahdamarından da yakın olduğumuzdan biz, içinin ona ne fısıldadığını biliriz.” (Kaf 50/16)
Allah şah damarımızdan yakın olduğuna göre büyüklerin ruhları nerede boşluk bulur da araya girerler?
M. Ustaosmanoğlu- Abdülkadir Geylânî hazretleri bir şiirlerinde buyururlar ki:
“Müridim ister doğuda olsun ister batıda
Hangi yerde olsa da yetişirim imdada[7]”
Bayındır- Bu, çok sayıda âyete açıkça aykırıdır. Allah Teâlâ şöyle buyurur:
“Darda kalmış kişi dua ettiği zaman onun yardımına kim yetişiyor da sıkıntıyı gideriyor ve sizi yeryüzünün hakimleri yapıyor? Allah ile beraber başka bir tanrı mı var? Ne kadar az düşünüyorsunuz.“ (Neml 27/62)
M. Ustaosmanoğlu- Sen Abdülkadir Geylani’ye inanmıyorsan seninle konuşacak bir şeyimiz yoktur.
Bayındır- Abdülkadir Geylani’ye inanmak imanın şartlarından değildir. Biz ondan değil, Allah’ın kitabından sorumlu tutulacağız.
Bu örnekler, Müslümanların Müslümanlıkla ne ölçüde ilgili olduklarını açık bir şekilde ortaya koymaktadır.