Her nefis ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz. Ankebut-57
Bu dünya hayatı sadece bir eğlence ve oyundan ibarettir. Asıl hayat ahiret yurdundaki hayattır. Keşke bilseler! Ankebut-64
MACERALI BİR OLAY...?
MACERALI BİR OLAY...?
10-12 yaşlarındaydım, belediye çamlığında anarşik anarşik elimde kibrit dolaşırken.. kibriti yakıp söndürüp yere atardım.. Çamlıktan çıkıp kuru otların oraya gelip aynı eylemi tekrarladıktan takriben 5 saniye kadar sonra arkamdan cızır pıtır çıtır sesler gelmeye başladı, arkamı döndüğümde 5 m2 lik alanın cayır cayır yanmakta olduğunu ve hızla çepeçevre yayıldığını gördüm. 5 saniyenin hangi bölümünde kibritin sönmeden yanık kaldığını ve 5m2 lik alanı cayır cayır yakma ve hızla kendi alanına yayılma teşekkülünde rol oynayan fiziksel açıklamanın getiremediği şaşkınlıktan doğan refleksle oradan hızla uzaklaştım.. 5 dakika sonra bütün Yalova itfaiye sirenleriyle inliyordu..
başkaa... aklıma gelince yazarım..
Yitik bir ülkeyi korumaya değil,
Yeniden kurulacak bir ülkeyi
Aşkla örmeye benzer devrimci olmak....
atesdevrimi Adlı Kullanıcıdan Alıntı:küçükken bayramlarda torpil denen müthiş bir patlayıcı harikası vardı.. 5 tane alır hepsini birbirine bantlar, birinin fitilini alır hepisinin ortasına yapıştırır, bi kurban seçer kapısının önüne koyar fitili ateşler zile basıp kaçardık.. Bi kere adam şort üstünde atlet onun üstünde takım elbise ceketini giymiş elinde taşlarla bizi bulup taşlaması da cabasıydı.. Orada akıl erdiremediğim o kadar uzaklaşmış o sıpalığın verdiği eğlenceyle(!) keyiflenirken bizi o kadar uzakta nasıl buldu ve bizi gördüğü gibi bizim olduğumuzu anlayıp taşlamasındaki sır neydi?.
10-12 yaşlarındaydım, belediye çamlığında anarşik anarşik elimde kibrit dolaşırken.. kibriti yakıp söndürüp yere atardım.. Çamlıktan çıkıp kuru otların oraya gelip aynı eylemi tekrarladıktan takriben 5 saniye kadar sonra arkamdan cızır pıtır çıtır sesler gelmeye başladı, arkamı döndüğümde 5 m2 lik alanın cayır cayır yanmakta olduğunu ve hızla çepeçevre yayıldığını gördüm. 5 saniyenin hangi bölümünde kibritin sönmeden yanık kaldığını ve 5m2 lik alanı cayır cayır yakma ve hızla kendi alanına yayılma teşekkülünde rol oynayan fiziksel açıklamanın getiremediği şaşkınlıktan doğan refleksle oradan hızla uzaklaştım.. 5 dakika sonra bütün Yalova itfaiye sirenleriyle inliyordu..
başkaa... aklıma gelince yazarım..
sende ne yaramaz şeymişin be
reyyan Adlı Kullanıcıdan Alıntı:atesdevrimi Adlı Kullanıcıdan Alıntı:küçükken bayramlarda torpil denen müthiş bir patlayıcı harikası vardı.. 5 tane alır hepsini birbirine bantlar, birinin fitilini alır hepisinin ortasına yapıştırır, bi kurban seçer kapısının önüne koyar fitili ateşler zile basıp kaçardık.. Bi kere adam şort üstünde atlet onun üstünde takım elbise ceketini giymiş elinde taşlarla bizi bulup taşlaması da cabasıydı.. Orada akıl erdiremediğim o kadar uzaklaşmış o sıpalığın verdiği eğlenceyle(!) keyiflenirken bizi o kadar uzakta nasıl buldu ve bizi gördüğü gibi bizim olduğumuzu anlayıp taşlamasındaki sır neydi?.
10-12 yaşlarındaydım, belediye çamlığında anarşik anarşik elimde kibrit dolaşırken.. kibriti yakıp söndürüp yere atardım.. Çamlıktan çıkıp kuru otların oraya gelip aynı eylemi tekrarladıktan takriben 5 saniye kadar sonra arkamdan cızır pıtır çıtır sesler gelmeye başladı, arkamı döndüğümde 5 m2 lik alanın cayır cayır yanmakta olduğunu ve hızla çepeçevre yayıldığını gördüm. 5 saniyenin hangi bölümünde kibritin sönmeden yanık kaldığını ve 5m2 lik alanı cayır cayır yakma ve hızla kendi alanına yayılma teşekkülünde rol oynayan fiziksel açıklamanın getiremediği şaşkınlıktan doğan refleksle oradan hızla uzaklaştım.. 5 dakika sonra bütün Yalova itfaiye sirenleriyle inliyordu..
başkaa... aklıma gelince yazarım..
sende ne yaramaz şeymişin be
ne yapam veled aklı işte..
Yitik bir ülkeyi korumaya değil,
Yeniden kurulacak bir ülkeyi
Aşkla örmeye benzer devrimci olmak....
Kızkaçıran denilen torpile benzeyen patlayıcı gibi bişey vardı.. Bu hakikaten Kız kaçıranı kız kaçırıyor mu diye kızlar üstünde test ederdik.. Hep olumsuz sonuç alırdık ve hep tekrar ederdik hep tekrar ederdik yine de başaramazdık.. İlginçti..
Ateş ile çok haşır neşir olurdum. Elimde kibrit falan varsa mutlaka ufak veya büyük bir çapta bir yangın çıkardı... Etrafımdaki bakkallara bile bana kibrit çakmak satmama konusunda uyarı verilmişti..
Küçükken mahallede bisikletler de çok yaygındı.. Aramızda bisiklet yarışları düzenlerdik.. Ben diğerlerinin fren kablolarını gevşetirdim..
Yaz akşamları gece 12 - 1 civarı evden çıkar toplanırdık.. depremden 1 sene sonrasıydı.. Bu kış için yapılan barakalarda dış tarafı için kullanılan sarımsı pamuk gibi bişey vardı kaşındıran.. Ondan alıp içine bir yumurta koyup, yolun alt tarafında iki taraftan saklanırdık, tam da kavşağın oradaydık.. Yani araba tam bulunduğumuz yere geldiğinde yavaşlardı biz de açık olan camlardan içeri elimizdeki içinde o yumurta olan pamuk gibi şeyleri atardık ve topuk kaçardık.. Çok zevkliydi..
Köydeyiz müthiş canım sıkılıyor.. Küçüklüğümden beri hep uçmak istemişimdir. Hatta bir kere bir inşaatın 3, katından manzarayı seyrederken aşağıya baktığımda büyük bir kum kütlesi vardı ve 2 saniyelik elktrikle karar verip uygulayarak aşağıya atlamıştım sırf uçam duygusunu kavrayabilmek için... kimsede yoktur bende bu istek .. her neyse bir filmde görmüştüm.. Filmde eleman beline lastik - ip bağlayıp kendini dağdan aşağı atmıştı.. çok etkisinde kalmıştım.. off demiştim ne zevklidir he.. bende o hesap çamaşır ipiyle kendimi bağlayıp ikinci kattan sallamıştım, öyle asılı kaldım yarım saat.. O korkuyla karşık heyecanı anlatmaya kelimeler yetmez.. Müthiş bir duyguydu..
Bizim bir arkadaşın kiracısı vardı.. Çok uyuz oluyorduk.. Adamın bi arabası vardı, Hacı muratlardan.. Adamın memlekete gittiğini öğrenmiştik, benim de o aralar içimvde müthiş bi araba merakım başlamıştı.. Neyse benm bisikletin kilidiyle kurcalaya kurcalaya arabanın kapısını açmıştık.. Araba iki evin bahçe duvarının arasına parklıydı.. bi ileri bi geri paldır küldür 4-5 sat boyunca arabayı vurmuştuk.. Çok eğlenceliydi.. O günkü içimde bulunan bütün araba sürme hevesini tatmin etmiştim..
Bir de müthiş bir sünnet hatıram var.. Sünnet olcağımı sölediklerinde aha şimdi ayvayı yedik gitti makine demiştim.. Babam, Amcam, eniştemden falan da bi teselli, bi sakinleştirme bekliodum. Neyle kesecekler falan di ye soruyodum amcam ambarın altından motorlu testereyle sırıta sırıta beni kovalamıştı.. Sonra gaz verip diolardı erkek adam kaçmaz falan haliyle ben de doluyodum.. Gelin lan falan diye. Neyse sünnet günü geldi çattı, gazımı almışım iyice cesaretlendirdiler, erkek adam olacaksın ucundan azıcık gidecek tam erkek olacan falan diye.. Neyse ben de yattım masaya..rahatım bi başladılar Koyun keser gibi Allahü ekber Allahü ekber ben direk kalktım kaçtım, tuwalete kilitledim kendimi..
bir de istanbul caddesi cumhuriyet caddesi ve fatih caddesi gibi işlek caddelerde önüme gelen bütün zillere basmak ve oluklu saclardan çatısı olan evlerin, barakalrın ama en çok çay bahçelerinin üzerine taş atıp taşın yuvarlanma sesini dinlemek beni çok rahatlatırdı..
,,,,,,, Falan filan böyle böyle büyüdüm bugünlere geldim işte... Daha bissürü var da nası yazacam eriniyorum.. Ben küçükken her günümde mutlaka bir macera yaşadım da.. Bir de pek ayrıntıya girmeden anlatmaya çaılştım kusura bakman..
Yitik bir ülkeyi korumaya değil,
Yeniden kurulacak bir ülkeyi
Aşkla örmeye benzer devrimci olmak....
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi