Bir gece, yorgunluğu gâlip gelip, uyuya kaldı.
Gözünü açtığında baktı ki çoktan sabah olmuş.
Büyük bir üzüntü ile sevdiğine durumu haber verdiğinde, şu cevabı aldı:
- Üzülme sevdiceğim. Ben de Rabbime karşı hep bu durumdayım.
O beni her gece bekler; lâkin ben, günün yorgunluğu ile buluşma zamanını kaçırırım.
Bu, sevgimin azlığından değil, zayıflığımdan olur.
Evet, aşk insana bambaşka bir kuvvet katıp, maşukuna giden yolda ferini artırmalıdır;
Lakin gel gör ki mecazda bile bu kuvveti hâiz olmayan, hakikatte ne yapsın?
Neyse ki o rahmet sahibi Yâr, hergün defalarca fırsat verir.
Birinde olmasa, diğerinde gelebilmem için, kapısını açık tutar. O
kadar ki, hiçbir buluşmaya gidemeyecek kadar fersiz düşsem bile, son nefese kadar hep, beklemeye devam eder.
~
Âşıksan edep o ki, mâşuku bekletmeyesin.
Mâşuksan edep o ki, beklemeyi de sevesin.
~ ~ ~
Neslihan Nur Türk