![[Resim: Yaslilik-Sureci.jpeg]](http://www.evpersoneli.net/resimler/ev-personeli/Yaslilik-Sureci.jpeg)
"Evladım uygun bir yerde ineyim" diyen teyzemizin yerinden kalkıp inmesi beklenilenin üstünde olunca "Teyzeciğim hadi acele et" dediler.
Teyze "Oğlum ayaklarım tutmuyor ne yapayım?" dedi.
Gülümseyerek -takılacaklar akılları sıra-
"Teyze peki ne işin var sokakta madem ayakların tutmuyor?" dediler.
Teyzenin cevabı yürek burkucuydu, herkes sustu: "Evladım kimse yok ki çıkıp alacak mecbur ben gidiyorum, çıkmayıp ne yapayım mecburum".
O indi, yola hızla devam edildi.
Yol ilerledi, bizse orada kaldık.
Ayakları tutmayan bir büyüğümüz birkaç saniye fazla durdu diye laf işitiyor, kendini muhtaç halde hissediyor, birkaç saniye yavaş indiği için suçlu konuma itiliyor bunlar mı daha acı, yoksa alış verişe çıkarken yakın çevresindeki büyüklerine uğrayıp bir ihtiyacınız var mı diye sormayanların tutumu mu?
Kim ne halde bilmiyoruz, birbirimize yabancıyız.
Çekirdek aileler, bir evden oluşan hayatlar, bir de üstüne modern yaşam denilen koşturmaca...
Hayatı hızlı yaşamak farkındalıklarımızı azaltıyor, lütfen biraz yavaş...
![[Resim: sems-i-tebrizi-sozleri-ii.jpg]](http://4.bp.blogspot.com/-xGAoZcgkZ7A/UbuBlKhTrxI/AAAAAAAABSI/MhYEJHQBGl4/s1600/sems-i-tebrizi-sozleri-ii.jpg)