You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

LoadinG....*
RE: KURANI ANLAMAK...
carpıtma kardesım dedıklerımı

06/07/2012 İçinde bulunduğum durumu kimseye anlatamam, sen de anlamazsın. Ben bile anlamıyorum ki başkasına nasıl anlatırım!



Franz Kafka


Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: KURANI ANLAMAK...
"Nitekim İmran b. Husayn'ın bulunduğu bir mecliste adamın biri: "Bana Kur'ân da bulunmayan şeylerden bahsetmeyin." deyince o: "Sen ahmak mısın be adam? Öğle namazının dört rekat farzını Kur'ân'da bulabilir misin?" diye çıkışmıştır. Allah Rasûlü: "Beni nasıl namaz kılıyor görüyorsanız öyle namaz kılın!" (Buhari, Ezan, 18) buyurarak sünnet uygulamasına dikkat çekmiştir."
-yukarıda gayet acık ve net peygamberımızn hukum koyma olayı...Kur'an da ogle namazı farzı 4 rekattır demez ama 4 rekat kılmak farzdır...peygamberımız(sav) boyle kılıyorsa boyle olacak dıyorsa boyledır..verılen hukmun adı farz,farz da Allah ın kesın emrıdır..peygamberımıze(sav) boyle olacak dıyende Allahu Teala dır...bu da Kur'an a ekleme yapmak degıldır..Kur'an da namaz mumınlere bellı vakıtlerde farz kılındı(nisa 103) demıstır Allhu Teala...Peygamberımız namaz 5 vakıttır der((Miraca çıktığım gece, beş vakit namazla emrolundum.) [Buhari, Müslim] )...bu Kur'an hüküm koymak degıldır çünkü Allahu Teala,peygamberımız miraca Cıktıgında emretmıstır bunu...
ama seyıthan kardesım namaz Kur'an a gore 3 vakıttır,5 yada 8 vakıt olarak kılınabılır der bu ayrı tabıkıde."ben,bazen 3,bazen 6,bazen 9 rekat kılarım"der bu da ayrı tabı....
.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 10-02-2010, Saat:12:35 AM, Düzenleyen: taha yusuf.
Profesör
RE: KURANI ANLAMAK...
nasıl yok canım kardesım...sen hukum koyamaz dıyorsun da bak ıste sen uc vakıt yazıyor dıyorsun Kur an da;peygamberımız mirac ta bes vakıt namazla emrolundum dıyor...bunun adı nedır???????
eger senın soyledgın dogru ıse namaz uc vakıtse ve Kur'an da oyle yazıyorsa,Peygamberımız 5 vakıtle emrolundum deyıp bal gıbı hukum koyuyor...
.
Bunu ilk beğenen sen ol.
S3Nİ S3VİYORUMM
RE: KURANI ANLAMAK...
İslam hukukunda sünnet, ikinci kaynaktır ve teşride Kuran-ı Kerim’den sonra gelmektedir. Sünnet hükümleri açıklama bakımından Kuran’ın tamamlayıcısı ve yardımcısıdır. Aynı zamanda sünnet Kuran’da bulunmayan hükümleri de koyabilir. Sünnetin teşrideki yerini maddeler halinde özetleyebiliriz.

1- Sünnet; Kuran’ın mübhem ve mücmellerini açıklar. Umumi hükümlerini tahsih eder. Fakihlerin çoğunluğuna göre nasih ve mensuhu bildirir.

2- Sünnet; Kuran’da asılları sabit olan konuların hükümlerini tamamlayıcı mahiyette açıklamalarda bulunur.

3- Sünnet; Kuran’da olmayan bir kısım hükümleri açıklar.

Birinci madde için namaz ve zekatı misal verebiliriz. “Kadın, halası, teyzesi, bacısı, kızı ve kardeşi kızı üzerine nikahlanamaz” hadisi bunlardan başkaları size helal kılındı ayetini tahsis etmiştir.

İkinci maddeye misal olarak ‘Lian’ı zikredebiliriz. Kuran lian’ı teferruatıyla anlatmış, sünnet de lian’dan sonra karı-kocanın birbirinden bain talakla ayrılacağını bildirmiştir. Sünnetin, Kuran’ın meskut kaldığı yerlerde doğrudan doğruya hüküm koyup teşri kaynağı olduğuna şu misalleri verebiliriz: Süt kardeşliği, erkeklerin ipek elbise giymelerinin haram ve mekruh olduğu, vitir namazı, ramazan orucunu bozana keffaret lazım geldiği gibi. (Fıkıh usulü 38)

Sünnetin bir teşri kaynağı olduğuna delil teşkil eden ayetler:

"Nitekim O, kendi arzusu ile söylemez. O (söylediği) kendisine vahyedilenden başka bir şey değildir." (Necm-3,4) Bu ayet, peygamberimiz (sav)’in konuştuklarının vahye dayandığını gösterir. Buna göre hem Kuran hem de sünnetin kaynağı vahiydir. Yani Kuran’ın hem manası hem de lafızları, sünnetin ise manası vahiydir. Sünnetin lafızları peygambere aittir. Kaynağı vahiy oluşu yönüyle Kuran’a uymak nasıl farz ise, peygamberin sünnetine uymakta öyle farzdır.

Kuran’da pek çok ayet, sünnete uymanın peygambere itaat etmenin farz olduğuna delalet etmektedir. Kuran’ın bu delaletleri çeşitli üslup ve ifade tarzları ile olmuştur. Mesela; "Kuran’da peygambere itaat eden Allah’a itaat etmiş olur." (Nisa-80), "Ey iman edenler! Allah’a itaat edin, peygambere ve sizden olan ulü-l emre itaat edin" (Nisa-59), "Allah ve Rasülü bir şeye hükmettiği zaman iman eden erkek ve kadına artık işlerinde muhayyerlik yoktur" (Ahzab-36), "Aralarında ihtilafta seni hakem tayin etmedikçe iman etmiş sayılmazlar" (Nisa-65), "Peygamber size ne verirse onu alın, neden yasaklarsa ondan vazgeçin" (Haşr-7) buyurulmaktadır. İşte bu ayetler gösteriyor ki, Peygamber (sav)’in emirlerine uymak bir vecibedir.

Sünnet, peygamberin Rabbinden aldığı risaleti tebliğden ibarettir. Allah risaleti tebliğ hususunda şöyle buyurmaktadır: "Ey peygamber, Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan O’nun emirlerini tebliğ etmemiş olursun" (Maide-67). Sünnet de peygamberimizin tebliğine dahil olduğuna göre, O’na uymak Allah’a uymak demektir. Kuran’ın Nas’ları peygambere iman edilmesini açıkça belirtmektedir. Mesela bir ayette şöyle buyrulmaktadır: "Allah’a ve okuyup yazması olmayan ümmi peygambere iman edin. O peygamber de Allah ve O’nun sözlerine iman etmiştir". (Araf-158)

İşte sünnetin hüccet oluşu böylece Kuran ayetleri ile sabit olmuştur. Buna göre sünnet, bir bakıma Kuran’dan doğmuş, peygamber de hadisleriyle Kuran’ı tefsir etmiştir.

Kuran’ın bir teşri kaynağı olduğunu gösteren hadislere gelince:

"Bana Kuran ve onunla beraber onun gibisi (sünnet) verildi. Yakında karnı tok, koltuğuna yaslanmış birisi size bu Kur’an yeter, onda neyi helal bulursanız onu helal kabul ediniz, onda neyi haram bulursanız onu da haram biliniz, diyecek. Şunu bilin ki, Allah rasulünün haram kıldığı da, Allah’ın haram kıldığı gibidir."

Nebi (sav), Muaz b. Cebel’e "Sana bir dava getirildiğinde ne ile hüküm verirsin ya Muaz" diye sordu. Muaz b. Cebel, "Allah’ın kitabında bulduğumla hükmedeceğim" cevabını verdi. Peygamber, "Onda bulamazsan ne ile hükmedeceksin" diye sordu, Muaz, "Peygamberin sünneti ile hükmedeceğim" cevabını verdi. Konuşma sonunda Peygamber (sav) Muaz’ın bu şekilde cevap vermesine çok sevindi ve Allah’a hamdü senada bulundu.

"Size kendisine sarıldığınızda hiç sapıtmayacağınız iki şey bırakıyorum: Allah’ın kitabı ve Nebi’nin sünneti."

Bu hadisler sünnetin bir teşri kaynağı olduğunu açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Hz. Peygambere itaat ise onun sünnetine uymaktan başka bir manaya gelmez, bu sebeple sünnete uymanın, İslam’ın ve imanın bir gereği olduğu anlaşılır. (Fıkıh Usulü 36)

Buraya kadar sünnetin İslam hukukunda ikinci kaynak olduğu Kuran ve sünnetten delillerle izaha çalıştık. Elbette erbabı ilim tarafından bunlar biliniyor, ancak günümüzde bazı gafil kişilerin bilinçli bir şekilde sünneti zayıf görerek samimi kişilerin sünnete olan muhabbet ve bağlılığını zayıflatmak istiyorlar. Daha sonra da sünneti yürürlükten kaldırarak İslam’ı anlaşılmaz hale getirecekler. Kuran’ı da kendi anlayışlarına göre yorumlamak suretiyle ümmetin imanını bozacaklar. Amellerini de ortadan kaldırmayı amaçlamaktadırlar. Zira Kuran’ı sünnetsiz anlamak mümkün değil. Mesela, Allah (cc) Kuran-ı Kerim’de "Namazınızı kılın, zekatınızı verin" diyor. Peki namazı nasıl kılacaksınız? Rasulullah’ın kıldığı gibi. Çünkü kılınma şeklini Kuran’da bulamazsınız. Peygamberimiz (sav), "Ben namazı nasıl kılıyorsam, siz de öyle kılın" diye buyuruyor.

Zekat ise; koyunda, sığırda, devede kaçta kaç vereceksiniz, yaşlarının sınırı ne olacak. Para, altın ve gümüşte kaçta kaç, nebatata, suluda ve kıraçta ölçü nedir, yüzde kaç vereceksiniz? Kurbanla ilgili hangi hayvanlar kurban olur, bunların cinsi, yaşı, sıhhat durumu, zenginlik ve fakirliğin ölçüsü, havaici asliyenin ölçüsü nedir. Kısaca bunları ancak sünnetle anlar ve uygulayabiliriz.

Aslında sünneti hiçe sayanlar, sünnetten sonra sırayı Kuran’a getirecekler. Kuran’ı ise Tevrat ve İncil gibi tahrif ederek İslam’ı anlaşılmaz hale getirerek, kendi keyfi anlayışlarına göre yorumlamak suretiyle kişilerin imanını bozarak, amelden mahrum edecekler.

Şu iyi bilinmeli ki, Kuran’ı Allah indirdi, onu muhafaza edecekde Allahu Teala’dır. Şayet bazı insanlar Kuran’ı terk ederlerse Allah (cc) bazı insanlara hidayet verir, onlar iman ederler, onları Kuran’ı korumakla şereflendirir. Allah (cc), her şeye kadirdir. Müminler ellerindeki Kuran ve sünnet nimetinin kıymetini iyi bilsinler ve ona sahip çıksınlar. Allah (cc), Kuran- Kerim’de şöyle buyuruyor:

"Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse (bilsin ki) Allah onun yerine öyle bir kavim getirecek ki, Allah onları sever, onlar Allah’ı severler" (Maide-53)

Biz elhamdülillah Kuran’ın hem lafzına hem de manasına iman etmiş olmakla beraber Kuran’ın yeterince okunmaması veya okutulmaması, emirlerinin unutturulması, nehiylerinin teşvik edilmesi hayra alamet değildir. Kuran ve sünnetle müşerref olan ümmet, umarız bu ikisine sahip çıkar da hem dünya hem de ahiret saadetini elde ederler.

Kaynak:İlkadım Dergisi

Bunu ilk beğenen sen ol.
Forumcu
RE: KURANI ANLAMAK...
[/quote]


kardesım sen benım soruma cevap vermemıssın ama.vereceksın kı ısteyebılesın dı mı amagülücük
[/quote]

KARDEŞ,

BEN O YAZIYI YAZDIĞIN ZAMAN ,SİZİN YAZINIZ BURAYA HENÜZ GELMEMİŞTİ....ANLADINIZ MI ???

Alıntı:nasıl yok canım kardesım...sen hukum koyamaz dıyorsun da bak ıste sen uc vakıt yazıyor dıyorsun Kur an da;peygamberımız mirac ta bes vakıt namazla emrolundum dıyor...bunun adı nedır???????
eger senın soyledgın dogru ıse namaz uc vakıtse ve Kur'an da oyle yazıyorsa,Peygamberımız 5 vakıtle emrolundum deyıp bal gıbı hukum koyuyor...

Bakınız kardeşim sizin bu yazdığınız Peygamberimizin söylediği
RİVAYET EDİLEN,bir sözdür.
PEYGAMBERİMİZİN HİÇBİR SÖZÜ,KONUŞMASI BİZLER KUR'AN GİBİ
YAZILI OLARAK İNTİKAL ETMEMİŞTİR.
Hadislerin tamamı RİVAYETTİR.
PEYGAMBERİMİZİN öyle söylediği RİVAYET EDİLİR DENİR.

PEYGAMBER DE ALLAHIN KOYDUĞU HÜKÜMLER GİBİ HÜKÜMLER
KOYABİLİR DEDİĞİNİZ ANDA PEYGAMBERİ İKİNCİ ALLAH YAPARSINIZ....!!

Zaten HAZRETİ PEYGAMBER bu nedenle, kendi sözlerinin Kur'anla
karıştırılmaması için , sözlerinin yazılmasını yasaklamıştır.

Ancak ÇOK BÜYÜK ARAP ALİMLERİ peygamberimizin yasaklamasına aldırış etmeden ,peygamberimiz adına YÜZBİNLERCE HADİS UYDURMUŞLARDIR.

ALLAHIN EMİRLERİ KUR'ANDADIR....
ALLAHTAN BAŞKA HÜKÜM VERME İŞİNİ İKİNCİ BİR ALLAHINIZ VARSA O YAPABİLİR. PEYGAMBER YAPAMAZ ÇÜNKÜ PEYGAMBER ALLAH DEĞİLDİR.

SİZİN BU DEDİKLERİNİZ HIRİSTİYANLIKTA DOĞRUDUR VE GEÇERLİDİR..
HIRİSTİYANLIKTA Hz. İSA HÜKÜMLER VEREBİLİR ÇÜNKÜ O
ALLAHIN OĞLUDUR. (Tabii hıristiyanlara göre)

ANLATABİLDİM Mİ ACABA...??????
Degerli SEYİTHAN Kullanicisi Jan 2010 Tarihinden Beri İmam Hatip, İslami Forum
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: KURANI ANLAMAK...
he bu kadar hadıs,fıkıh,tefsır,mezhep alımı yalan soyluyor yanı?senınkıler bılıyor bu ısı bızımkıler bılmıyor yanı?
bılmem kac mlıyon musluman yalnıs bılıyor yalnıs yapıyor bu ısı?????
bu soyledıklerınızden yola cıkarak hadıs fıkıh kelam mezhep bunlar hıctır yoktur dıyorsun oyle mı????
.
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.