You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

General
Kurandaki deyimler
ABDULCELİL BİLGİN
Kur’an’ı tercümeden anlamak zorunda olanların en önemli problemi kur’an’daki mecazlardır. Kur’an’da mecaz varmı yokmu tartışması açmadan bu sorunla ilgili yazarı anlamaya çalışalım. Mecaz sembolik bir dil olduğu için onu anlam kaybına uğratmadan başka bir dile çevirmek çok zordur.
Kuran tercümesi Arapça bilmek dışında Arap edebiyatına da hâkim olmayı gerektirir. Hatta çeviri yapacağı dilin sembollerine ve deyimlerine de vakıf olmalı. Yazarın iddiasını desteklemek için bir Türkçe deyimi başka bir dile muhtemel çevirisini yapıyor. Abayı yakmak deyimi Türk diline ve kültürüne hâkim olmayan biri tarafından çevrildiğinde sonuç tahmin edilebilir. Elbiseyi yakmak anlamı hiçbir zaman bu deyimin özünü yansıtmayacağı için bu kelime gurubu anlaşılmayacaktır. Yazar Abdulcelil bilginin referans aldığı kaynak Zemahşeri’nin keşşafıdır. Keşşaf deyimlerin açıklanması anlamında bir klasiktir.
Yazar kitabında, önce içinde deyim geçen ayeti, sonra anlamını, daha sonra da keşşaftan alıntı yaparak Zemahşeri’nin görüşünü verip ardından Türkiye’de tefsir klasiği olmuş isimlerden (elmalı, çantay…) ve yeni yazılmış meallerden alıntı yapıp bu deyimin nasıl çevrildiğini karşılaştırmaktadır. Bu karşılaştırmanın amacı, sembolik anlatım mı yoksa lafzi anlam mı öne çıkartılmıştır? Bu karşılaştırmadan sonra yazar, mecazi olduğuna inandığı kavram ya da deyimin anlamı üzerine öneride bulunarak devam ediyor.
Kitapta tespit edilen deyimlerden örnek vermek gerekirse, müddessir suresinde’ vesiyabekefedahhir’ deyimini mealcilerimiz ‘elbiseni temiz tut’ diye tercüme ederken, aslında Arap kültüründe yalancılara elbisesi kirli iyi huylu kişilere de elbisesi temiz denirdi. Zemahşeri’nin bu açıklamasından yola çıkarak bu ayeti nefsini arındır diye tercüme etmek daha doğru olur. Yine sad 12 deki kazıklar sahibi diye çevrilen deyimin, aslında kazıkla ilgisi olmadığını, temeli sağlam bir otorite anlamı taşıdığı görülüyor. Şuara 225 ayetinde geçen her vadide şaşkın şaşkın dolaşmak deyiminin yazara göre anlamı amaçsız ve tutarsız konuşmak olduğunu görüyoruz.
bu örnekler bize Arap kültürü, edebiyatı ve dili iyi bilinmeden meal yapmak yetersiz olur. Yazarın tavsiyesi meal yazanın en azından temel tefsir kitaplarını başta Zemahşeri olmak üzere başucundan ayırmamalı.
MUSTAFA ÖZTÜRK
Irkçılık ideolojik bir düşünce değil, aksine psikolojik bir hastalıktır.(Şehid İnşaAllah Malcolm x-Malik El Şahbaz)

Sizi rahatsız etmeye geldim!
Bunu ilk beğenen sen ol.
-İKRA-
RE: Kurandaki deyimler
Muhammed Esed, meal-tefsirini yazmadan önce, aynı sebeplerden dolayı;
Arapça bildiği halde saf Arapça'ya vakıf olmak için bir müddet çölde bedeviler arasında yaşamış ve mealini 6-7 yılda tamamlayabilmiş.
Allahümme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âli seyyidina Muhammed
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.