You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Yeni Üye
KURANDA NAMAZ
Merhaba arkadaşlarım. Yazım hem aklımdaki soruları danışmak hem de dikkatlerini çekmeyen insanlar için namaz hakkında belirli noktaları öne çıkarmak, konuşmak ve en doğruya varabilmek için... Konum Kuranda namaz ve namazı anlatan ayetler. Aklımı karıştıran nokta ise dinin direği olan namazın yine dinin temellerinden biri olan Kuranda açıklayıcı bi anlatımının olmaması. Namazla ilgili tüm ayetlere baktığınız zaman kuranda namazın nasıl kılınacağı anlatılmaz. İlgili tüm ayetlere google dan aratıp ulaşabilirsiniz. Neden dinin direği namazın en temel din unsuru Kuranda nasıl kılınacağı anlatılmaz? Biz namazın farzları Allah'ın emridir deriz sünnetleri peygamberimizin uygulamaları... Ama Allah'ın emri dediğimiz farzlar niye Kuranda yazmıyor? Niye okunması gereken ayetler belirtilmiyor? 2 rekat sabah namazının farzı 4 rekat öğle namazının farzı vs... kılınmalı demiyor. Hadislerden yola çıkılırsa temeli sözlü geleneğe dayanan bi unsur olduğundan farklı bir çok uygulama görülebiliyor. Bu durumda izlenilmesi gereken yol ne olmalı? Yazımı uzatıp gözünüzü korkutmak istemiyorum. Uzun yazıların okunmadığından korkum. kendimi biraz olsun ifade etiğimi düşünüyorum. İlginip cevap yazarsanız çok memnun olurum....
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: KURANDA NAMAZ
geçmişte bir arkadaş,kuran da namazın nasıl kılındıgının anlatıldıgını hatta hangi ayetler oldugunu bile yazmıştı burada.
akla yatkındı.

biraz araştırırsan bulabilirsin.
.
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: KURANDA NAMAZ
kuran da namaz bildiğim kadarı ile 87-88 yerde geçer.. ilk ıspatı budur..ki ALLAH peygamberleri aracı ile kullarına nasıl gerçek kul olunacağını öğretmiştir...

peygamberin sözü ALLAH ın emridir...

şuan ki zaman diliminde bu kadar yorum yapabiliyorum ..arkadaşların daha detaylı cevap vereceğine inanıyorum
Bizi sen sevgisiz,susuz,havasız;
Ve vatansız bırakma Allah'ım!
Müslümanlıkla yoğrulan yurdu,
Müslümansız bırakma Allah'ım!
Bunu ilk beğenen sen ol.
Acemi Üye
RE: KURANDA NAMAZ
İslam farz ve sünnet demektir ne sünnet farz olmadan olur nede farz sünnetsiz olur
Allah (cc) peygamber efendimizi bize örnek olsun yol göstersin ve doğru yola iletsin diye gönderdi ve o yüzden de namaz kuranı kerim de kılınışı anlatılmıyor ki efendimiz anlatsın göstersin nasıl kılındığını diye.
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: KURANDA NAMAZ
Kuran'daki namaz,
"http://www.kurandakidin.com/"
bu sitede ayrıntılı şekilde anlatılıyor.
Allah dileseydi, insanı, kendisine vahyedilenden başkasını yapamayan diğer canlılar gibi yaratır, fikir ayrılığı da olmazdı ! (HUD-118)
Bunu ilk beğenen sen ol.
Yeni Üye
RE: KURANDA NAMAZ
Öncelikle hepinize çok teşekkür ederim. Hepinizin yazdıklarına zaman ayırıp düşündüm. Önceden de aklımdan geçti söyledikleriniz ama dinozorun attığı linkte aklıma en yatkın şekilde açıklanıyor her şey. Ama linkte yazanlar diğerlerinin söyledikleriyle ters bir nitelikte. Konuşmak istiyorum hepinizle. Link Kuran odaklı bir din anlayışından bahsediyor. Kuranda ''biz Kuranı apaçık indirdik'' şeklinde ayetler var. Kuran muhkem ve müteşabih ayet tanımlarını yaptıktan sonra apaçık indirdik diyerek de dinin esaslarında herhangi bir 'anlaşılmazlığa' yer verilmediğini belirtmiş olmuyor mu? Durum böyle iken biz neden Kuran anlaşılmazdır diyoruz? Neden hadislere yöneliyoruz?Allah Kuranı koruyacağını söylüyor ama hadisler için böyle bir söz yok. Mezhep-Hadis coğrafyasında din değiştirilmeye çok yatkın. Korkum uydurma hadislerle, islam düşmanlarının dini yozlaştırması. Büyük Hadis yazarları bile birbirini yeri geldiğinde yalancılıkla suçlayabiliyor. Allah bu durumda bize bi kitap indirmiş. Gerekli şeyleri apaçık anlattığını söylemiş. Biz neden güvenilir olmayan hadis kaynaklarına baş vuruyoruz? Cehaletimi mazur görün...
Bunu ilk beğenen sen ol.
Yeni Üye
RE: KURANDA NAMAZ
Sevgili noyan35, namaz yani salat kelimesi Kuranda geçer ama benim aklımı karıştıran nokta vakitlerini, rakatlarını, okunacak sureleri hadislerin belirlemesi ve bu Allah'ın emridir denmesi. Sevgili taha yusuf siteden araştırdım ama bulamadım kusuruma bakmayın ve dinozor... Sizinle konuşmayı da çok isterim. Aklımı bizim mantığımıza uygun gelen şekilde de karıştıran bi kaç nokta var.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 16-12-2015, Saat:05:02 PM, Düzenleyen: yol arkadaşı.
General
RE: KURANDA NAMAZ
Selam.
Sabah namazının 2 farz 2 sünnet olmak üzere 4 rekat olduğuna dair delil nedir ?
Kuran'da yok, hangi hadiste var ?
Bilen söylesin, olayı farklı taraflara çekmeyelim.
Hangi hadise / rivayete / sünnete göre sabah namazı kılıyoruz ?
Allah dileseydi, insanı, kendisine vahyedilenden başkasını yapamayan diğer canlılar gibi yaratır, fikir ayrılığı da olmazdı ! (HUD-118)
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: KURANDA NAMAZ
Rasülüllah s.a v. in gavli ve fiili sünnetlerinde var..sünnet çeşitlerini araştırırsanız bulursanız..
sabah namazının
İki rekât sünneti: Peygamber Efendimiz sabah namazının sünnetine diğer sünnetlerden daha çok önem vermiş ve bunun terkedilmemesini istemiştir: Düşman süvarisi kovalasa bile sabah namazının iki rekât sünnetini terketmeyin " (Sünen-i Ebu Davud, II, 301).

Kur'ân-ı Kerim'de, "Gündüzün iki tarafında (sabah ve akşam) ve geceye yakın saatlerde (yatsı namaz kıl) çünkü iyilikler kötülükleri giderir. Bu, ibret alanlara bir öğüttür" (Hud, 11 / 114); ve "Akşamlarken ve sabahlarken, öğle ve ikindi vaktinde göklerde ve yerde hamd O'na mahsus olan Allah'ı tespih edin, namazı kılın” (er-Rum, 30/ 17,18) buyurularak beş vakit ile birlikte sabah namazı da farz olarak müslümanlara emredilmektedir.

[Resim: avatar_1657.gif]

Bırak ey biçare feryadı belâdan kıl tevekkül
Zira feryat belâ ender hatâ ender belâdır bil
Eğer belâ vereni buldunsa, safâ ender atâ ender belâdır bil
Eğer bulmazsan bütün dünya cefâ ender fenâ ender belâdır bil
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 16-12-2015, Saat:07:10 PM, Düzenleyen: Gül-i Cennet.
Profesör
RE: KURANDA NAMAZ
ayrıca açıklayıcı bilgi olarak şu bilgileride okuyunuz.

İslam hukukunda sünnet, ikinci kaynaktır ve teşride Kuran-ı Kerim'den sonra gelmektedir. Sünnet hükümleri açıklama bakımından Kuran'ın tamamlayıcısı ve yardımcısıdır.

Aynı zamanda sünnet Kuran'da bulunmayan hükümleri de koyabilir. Sünnetin teşrideki yerini maddeler halinde özetleyebiliriz.
1- Sünnet; Kuran'ın mübhem ve mücmellerini açıklar. Umumi hükümlerini tahsih eder. Fakihlerin çoğunluğuna göre nasih ve mensuhu bildirir.
2- Sünnet; Kuran'da asılları sabit olan konuların hükümlerini tamamlayıcı mahiyette açıklamalarda bulunur.
3- Sünnet; Kuran'da olmayan bir kısım hükümleri açıklar.
Birinci madde için namaz ve zekatı misal verebiliriz. “Kadın, halası, teyzesi, bacısı, kızı ve kardeşi kızı üzerine nikahlanamaz” hadisi bunlardan başkaları size helal kılındı ayetini tahsis etmiştir.
İkinci maddeye misal olarak ‘Lian'ı zikredebiliriz. Kuran lian'ı teferruatıyla anlatmış, sünnet de lian'dan sonra karı-kocanın birbirinden bain talakla ayrılacağını bildirmiştir. Sünnetin, Kuran'ın meskut kaldığı yerlerde doğrudan doğruya hüküm koyup teşri kaynağı olduğuna şu misalleri verebiliriz: Süt kardeşliği, erkeklerin ipek elbise giymelerinin haram ve mekruh olduğu, vitir namazı, ramazan orucunu bozana keffaret lazım geldiği gibi. (Fıkıh usulü 38)
Sünnetin bir teşri kaynağı olduğuna delil teşkil eden ayetler:
"Nitekim O, kendi arzusu ile söylemez. O (söylediği) kendisine vahyedilenden başka bir şey değildir." (Necm-3,4) Bu ayet, peygamberimiz (sav)'in konuştuklarının vahye dayandığını gösterir. Buna göre hem Kuran hem de sünnetin kaynağı vahiydir. Yani Kuran'ın hem manası hem de lafızları, sünnetin ise manası vahiydir. Sünnetin lafızları peygambere aittir. Kaynağı vahiy oluşu yönüyle Kuran'a uymak nasıl farz ise, peygamberin sünnetine uymakta öyle farzdır.
Kuran'da pek çok ayet, sünnete uymanın peygambere itaat etmenin farz olduğuna delalet etmektedir. Kuran'ın bu delaletleri çeşitli üslup ve ifade tarzları ile olmuştur. Mesela; "Kuran'da peygambere itaat eden Allah'a itaat etmiş olur." (Nisa-80), "Ey iman edenler! Allah'a itaat edin, peygambere ve sizden olan ulü-l emre itaat edin" (Nisa-59), "Allah ve Rasülü bir şeye hükmettiği zaman iman eden erkek ve kadına artık işlerinde muhayyerlik yoktur" (Ahzab-36), "Aralarında ihtilafta seni hakem tayin etmedikçe iman etmiş sayılmazlar" (Nisa-65), "Peygamber size ne verirse onu alın, neden yasaklarsa ondan vazgeçin" (Haşr-7) buyurulmaktadır. İşte bu ayetler gösteriyor ki, Peygamber (sav)'in emirlerine uymak bir vecibedir.
Sünnet, peygamberin Rabbinden aldığı risaleti tebliğden ibarettir. Allah risaleti tebliğ hususunda şöyle buyurmaktadır: "Ey peygamber, Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan O'nun emirlerini tebliğ etmemiş olursun" (Maide-67). Sünnet de peygamberimizin tebliğine dahil olduğuna göre, O'na uymak Allah'a uymak demektir. Kuran'ın Nas'ları peygambere iman edilmesini açıkça belirtmektedir. Mesela bir ayette şöyle buyrulmaktadır: "Allah'a ve okuyup yazması olmayan ümmi peygambere iman edin. O peygamber de Allah ve O'nun sözlerine iman etmiştir". (Araf-158)
İşte sünnetin hüccet oluşu böylece Kuran ayetleri ile sabit olmuştur. Buna göre sünnet, bir bakıma Kuran'dan doğmuş, peygamber de hadisleriyle Kuran'ı tefsir etmiştir.
Kuran'ın bir teşri kaynağı olduğunu gösteren hadislere gelince:
"Bana Kuran ve onunla beraber onun gibisi (sünnet) verildi. Yakında karnı tok, koltuğuna yaslanmış birisi size bu Kur'an yeter, onda neyi helal bulursanız onu helal kabul ediniz, onda neyi haram bulursanız onu da haram biliniz, diyecek. Şunu bilin ki, Allah rasulünün haram kıldığı da, Allah'ın haram kıldığı gibidir."
Nebi (sav), Muaz b. Cebel'e "Sana bir dava getirildiğinde ne ile hüküm verirsin ya Muaz" diye sordu. Muaz b. Cebel, "Allah'ın kitabında bulduğumla hükmedeceğim" cevabını verdi. Peygamber, "Onda bulamazsan ne ile hükmedeceksin" diye sordu, Muaz, "Peygamberin sünneti ile hükmedeceğim" cevabını verdi. Konuşma sonunda Peygamber (sav) Muaz'ın bu şekilde cevap vermesine çok sevindi ve Allah'a hamdü senada bulundu.
"Size kendisine sarıldığınızda hiç sapıtmayacağınız iki şey bırakıyorum: Allah'ın kitabı ve Nebi'nin sünneti."
Bu hadisler sünnetin bir teşri kaynağı olduğunu açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Hz. Peygambere itaat ise onun sünnetine uymaktan başka bir manaya gelmez, bu sebeple sünnete uymanın, İslam'ın ve imanın bir gereği olduğu anlaşılır. (Fıkıh Usulü 36)
Buraya kadar sünnetin İslam hukukunda ikinci kaynak olduğu Kuran ve sünnetten delillerle izaha çalıştık. Elbette erbabı ilim tarafından bunlar biliniyor, ancak günümüzde bazı gafil kişilerin bilinçli bir şekilde sünneti zayıf görerek samimi kişilerin sünnete olan muhabbet ve bağlılığını zayıflatmak istiyorlar. Daha sonra da sünneti yürürlükten kaldırarak İslam'ı anlaşılmaz hale getirecekler. Kuran'ı da kendi anlayışlarına göre yorumlamak suretiyle ümmetin imanını bozacaklar. Amellerini de ortadan kaldırmayı amaçlamaktadırlar. Zira Kuran'ı sünnetsiz anlamak mümkün değil. Mesela, Allah (cc) Kuran-ı Kerim'de "Namazınızı kılın, zekatınızı verin" diyor. Peki namazı nasıl kılacaksınız? Rasulullah'ın kıldığı gibi. Çünkü kılınma şeklini Kuran'da bulamazsınız. Peygamberimiz (sav), "Ben namazı nasıl kılıyorsam, siz de öyle kılın" diye buyuruyor.
Zekat ise; koyunda, sığırda, devede kaçta kaç vereceksiniz, yaşlarının sınırı ne olacak. Para, altın ve gümüşte kaçta kaç, nebatata, suluda ve kıraçta ölçü nedir, yüzde kaç vereceksiniz? Kurbanla ilgili hangi hayvanlar kurban olur, bunların cinsi, yaşı, sıhhat durumu, zenginlik ve fakirliğin ölçüsü, havaici asliyenin ölçüsü nedir. Kısaca bunları ancak sünnetle anlar ve uygulayabiliriz.
Aslında sünneti hiçe sayanlar, sünnetten sonra sırayı Kuran'a getirecekler. Kuran'ı ise Tevrat ve İncil gibi tahrif ederek İslam'ı anlaşılmaz hale getirerek, kendi keyfi anlayışlarına göre yorumlamak suretiyle kişilerin imanını bozarak, amelden mahrum edecekler.
Şu iyi bilinmeli ki, Kuran'ı Allah indirdi, onu muhafaza edecekde Allahu Teala'dır. Şayet bazı insanlar Kuran'ı terk ederlerse Allah (cc) bazı insanlara hidayet verir, onlar iman ederler, onları Kuran'ı korumakla şereflendirir. Allah (cc), her şeye kadirdir. Müminler ellerindeki Kuran ve sünnet nimetinin kıymetini iyi bilsinler ve ona sahip çıksınlar. Allah (cc), Kuran- Kerim'de şöyle buyuruyor:
"Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse (bilsin ki) Allah onun yerine öyle bir kavim getirecek ki, Allah onları sever, onlar Allah'ı severler" (Maide-53)
Biz elhamdülillah Kuran'ın hem lafzına hem de manasına iman etmiş olmakla beraber Kuran'ın yeterince okunmaması veya okutulmaması, emirlerinin unutturulması, nehiylerinin teşvik edilmesi hayra alamet değildir. Kuran ve sünnetle müşerref olan ümmet, umarız bu ikisine sahip çıkar da hem dünya hem de ahiret saadetini elde ederler.

[Resim: avatar_1657.gif]

Bırak ey biçare feryadı belâdan kıl tevekkül
Zira feryat belâ ender hatâ ender belâdır bil
Eğer belâ vereni buldunsa, safâ ender atâ ender belâdır bil
Eğer bulmazsan bütün dünya cefâ ender fenâ ender belâdır bil
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.