Hani Rabbin meleklere demişti: "Ben, kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan bir beşer yaratacağım." (28)
"Ona bir biçim verdiğimde ve ona ruhumdan üfürdüğümde hemen ona secde ederek (yere) kapanın." (29)
Böylece meleklerin tümü, topluca secde etti. (30)
Ancak İblis, secde edenlerle birlikte olmaktan kaçınıp-dayattı. (31)
Dedi ki: "Ey İblis, sana ne oluyor, secde edenlerle birlikte olmadın?" (32)
Dedi ki: "Ben, kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattığın beşere secde etmek için var değilim." (33)
Dedi ki: "Öyleyse ondan (cennetten) çık, çünkü sen kovulmuş-bulunmaktasın." (34)
"Ve şüphesiz, din gününe kadar lanet senin üzerinedir." (35)
Dedi ki: "Rabbim, öyleyse onların dirileceği güne kadar bana süre tanı." (36)
Dedi ki: "Öyleyse, sen (kendisine) süre tanınanlardansın." (37)
"Bilinen günün vaktine kadar." (38)
Dedi ki: "Rabbim, beni kışkırttığın şeye karşılık, andolsun, ben de yeryüzünde onlara, (sana başkaldırmayı ve dünya tutkularını) süsleyip-çekici göstereceğim ve onların tümünü mutlaka kışkırtıp-saptıracağım." (39)
"Ancak onlardan muhlis olan kulların müstesna." (40)
(Allah) Dedi ki: "İşte bu, bana göre dosdoğru olan yoldur." (41)
"Şüphesiz, kışkırtılıp-saptırılmışlardan sana uyanlar dışında, senin benim kullarım üzerinde zorlayıcı hiç bir gücün yoktur." (42)
"Ve hiç şüphe yok, onların tümünün buluşma yeri cehennemdir." (43)
Onun yedi kapısı vardır; onlardan her bir kapı için bir grup ayrılmıştır. (44)
Gerçekten takva sahibi olanlar, cennetlerde ve pınar başlarındadır. (45)
Oraya esenlikle ve güvenlikle girin. (46)
Onların göğüslerinde kinden (ne varsa tümünü) sıyırıp-çektik, kardeşler olarak tahtlar üzerinde karşı karşıyadırlar. (47)
Orda onlara hiç bir yorgunluk dokunmaz ve onlar ordan çıkarılacak değildirler. (48)
Haber ver kullarıma; şüphesiz Ben, Ben bağışlayanım, esirgeyenim. (49)
Ve şüphesiz azabım; o acıklı bir azaptır. (50)
Hicr (suresi)
Yalnızlık,esaret ve sevgilinin hasreti,
Yalnızlığın ve esaretin çaresi var,
Ama sevgilinin hasreti,
Sevgilinin hasreti..