Her nefis ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz. Ankebut-57
Bu dünya hayatı sadece bir eğlence ve oyundan ibarettir. Asıl hayat ahiret yurdundaki hayattır. Keşke bilseler! Ankebut-64
Kur'an Yolu
Kur'an Yolu
O, daha önce Tevrat'ı ve İncil'i insanlar için birer hidayet olarak indirmişti.
Furkan'ı da indirdi.
Şüphesiz, Allah'ın âyetlerini inkar edenler için şiddetli bir azap vardır.
Allah mutlak güç sahibidir, intikam sahibidir.
﴾AL-İ İMRAN 3-4﴿
...
Kur’ân-ıKerîm’in önceki ilâhî kitapları“doğrulayıcı”(musaddık)
olması vasfı da birçok âyette zikredilir.
Bununla tevhid inancının ve hak dinin
Hz. Muhammed’in peygamberliği ile başlamış olmadığı;
aksine İslâmiyet’in, ilâhî takdirin akışı içinde
ve yüce Allah’ın “kayyûm” ve “rab” isimlerinin tecellisi olan
kanun çerçevesinde yükseltilip ikmal edilen
dinî öğretilerin doruk noktası olduğu,
Resûl-i Ekrem’in de peygamberler zincirinin
son halkasını teşkil ettiği ortaya konmaktadır.
...
diğer iki kutsal kitabın ise bir defada indirildiğine işaret edildiği belirtilirse de
İbn Âşûr,
bütün ilâhî vahiyler gibi Tevrat ve İncil’in de bir defada topluca
indirilmemiş ve ilâhî bildirimin
peygamberlik süresine yayılmış olduğu görüşünü tercih eder..."
annesi Hz. Meryem’i böyle bir mahbûbe olarak telakki ederler;
yüce Allah’ı da hayatta olduğu sürece yarattığı insanları
babaları Âdem’den kalan aslî günahtan kurtarmaya çare bulamamış
ve nihayet oğlunda tecessüd ederek (Îsâ kılığına girerek)
kendini ve oğlunu kâfirlere kurban ettirmiş,
bunun karşılığında kendine tapanları kurtarmış,
çaresizlik karşısında çözümü oğluyla kendini feda ve yok etmekte bulmuş, “var yok”, “yok var”, ihtiyar bir baba olarak tasavvur ederler..."
Hz. Îsâ vasıtasıyla olmuştur.
Bu sebeple, bu son ahidin yazılı metinlerine Yeni Ahid (Ahd-i Cedîd),
buna karşılık Allah ile İsrâiloğulları arasında daha önce
çeşitli peygamberler vasıtasıyla yapılan ahidlerin yazılı belgelerine
Eski Ahid (Ahd-i Atîk) adını vermişlerdir..."
Rab Yahve tarafından kelime kelime Hz. Mûsâ’ya vahyedilmiştir.
Mûsâ b. Meymûn tarafından tesbit edilen ve yahudilerce
günümüzde de benimsenen iman esasları arasındaki şu ifade ile
bu inanç pekiştirilmektedir:
“İman ederim ki, halen elimizde bulunan Tora (Tevrat) ile
Efendimiz Moşe’ye (Hz. Mûsâ) verilmiş olan birbirinin tamamen aynıdır.
İman ederim ki bu Tora değiştirilmeyecek
ve bundan başka Allah tarafından verilmiş kitap olmayacaktır.”...
bugünkü Tevrat’ta birçok çelişkinin bulunduğunu ortaya koymuştur.
Meselâ Tekvîn kitabında yaratılış, tûfan ve Hz. Yûsuf kıssası konularında
yer alan birbirinden çok farklı anlatımlar ve çelişkili bilgiler
bu duruma örnek gösterilebilir.
Tevrat’ın diğer kitaplarında da bu tür bilgi ve ifadeler tesbit edilmiştir. Tevrat’la ilgili bu tesbitler ilim adamlarını bu kitabın mevcut şekliyle
vahiy ürünü olmadığı ve tek bir kaynaktan neşet etmediği
kanaatine ulaştırmıştır.
Batı’da XVII. yüzyıldan itibaren yapılan Kitâb-ı Mukaddes tetkikleri
Tevrat’ta birden çok yazının veya kişinin rolü bulunduğunu ortaya koymuştur..."
Tevrat’taki hükümlerin ayrıntılı yorumlarını içeren bilgiler de verilmiştir.
Hz. Mûsâ bu bilgileri Hârûn ve onun çocuklarıyla yakın çevresinin ileri gelenlerine aktarmış,
böylece bu bilgiler şifahî yolla sonraki nesillere intikal etmiştir.
Başka bir rivayete göre Hz. Mûsâ şifahî Tevrat da denilen bu bilgileri
Sînâ dağında alıp Yeşû’ya nakletmiş,
Yeşû ileri gelenlere, onlar peygamberlere,
peygamberler de büyük sinagog üyelerine aktarmışlardır.
Zamanla yeni şartların ortaya çıkardığı ictihadlarla birlikte
şifahî rivayetler iyice çoğalmış ve bunların yazıya geçirilmesine ihtiyaç duyulmuştur..."
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi