You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

General
RE: Kur'an Yolu
Duygusallikla ne alakasi var yaw
Adil olmaya çalışıyorum diyorum yorumlamaya calisirken.

Yoo ben bilgili filan degilim ben bilmem.

Tasavvuf konusunda ise diyeceğim tek şey
Bu konuda Bilgi eksikliği var cok ciddi.

Ben diyorum tasavvuf konusu benim icin hala muamma.
Fakat senin degerlendirmen daha evvel de soyledim.
4. Donem tarikat donemi. Ki bu bilgi ile hukum vermek doğru değildir.
Eksik bilgi ile yorum yapmaktir.
3 donemi atladin gitti.

Ama beni bağlamaz ya hu.
Herkes bildiği yolda ilerlesin,kendimize bakalim.
Hayir böyle yazinca ne oluyor ben anlamıyorum ki.

Oh bugun de dini kurtardik mi ne yani.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Yönetici
RE: Kur'an Yolu
Diğerleri iyi vatandaş, İslam iyi insan yetiştirmeyi amaçlar.


Herkes aynı fikirdeyse,
hiç kimse yeterince
düşünmüyor demektir.
Mevlana
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Kur'an Yolu
Allah dileseydi, insanı, kendisine vahyedilenden başkasını yapamayan diğer canlılar gibi yaratır, fikir ayrılığı da olmazdı ! (HUD-118)
Bunu ilk beğenen sen ol.
Yönetici
RE: Kur'an Yolu
Hiç kimseye alimlerimiz aleyhinde konuşmasına müsaade etmiyoruz.
Aleyhinde konuşmak bir kenara kafir ilan ettin, pardon müşrik ilan ettin(aradaki sosyolojik fark neyse artık)
islamiforum.net alimlerimize hakaret konusunda taviz vermiyor.

Eğer bir alim yada kutsallarımız aleyhinde bir şeyler yazacaksan altını doldur.

İbn Arabi hakkında @Kalemşör ile yazışmalarınızı okudum. Durumunu ve anlayışını artık pozitifize edebilecek bir hal bırakmadın.

Eğer yazdıklarının altını dolduracak şeyler söylemezsen seni susturmak zorunda kalacağım.

Ama hala hüsnü zan ile söylüyorum, abimsin birine bir ithamda bulunduğunda bu alim olmasa bile altını doldurmak zorundasın. Aksi halde müfteri durumuna düşersin.
Diğerleri iyi vatandaş, İslam iyi insan yetiştirmeyi amaçlar.


Herkes aynı fikirdeyse,
hiç kimse yeterince
düşünmüyor demektir.
Mevlana
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Kur'an Yolu
Vaktâki erkek Allah'ın sevdirmesi ile kadına muhabbet etti,
kadına kavuşmak istedi.
Ya'nî îcâb-ı muhabbet olan kavuşmak keyfiyyetinin nihâyetini taleb etti.
Bu neş'et-i unsuriyye sûretinde ve bu kesâfet-i cismâniyyede,
nikâhdan, ya'nî cimâ'dan daha büyük bir vuslat vâkı' olmadı.

İşte erkek kadını ve kadın erkeği sevip her ikisi de yek dîğerinden
vuslatın nihâyeti olan cimâ'ı taleb ettikleri için,
hîn-i inzâlde şehvet, vücûdlarının bi'l-cümle eczâsına sirâyet edip
erkek kadının ve kadın erkeğin süretinde ve şehvette fânî oldular.
Ve şehvet onların eczâ-yı vücûdlarına umûmen sirâyet ettiği için
cimâ'dan etmekle emrolundular.

Binâenaleyh şehvetin husûlü indinde erkeğin kadında
ve kadının erkekte fenâlarının umûmî olması gibi,
her ikisi hakkında dahi tahâret umûmî oldu.
Zîrâ Hak Teâlâ hazretleri kulları üzerine gayûrdur.
Bu gayretinden nâşî, istemez ki kulları, kendisinin gayri olan
suver ile iltizâz eyledikleri i'tikâdında bulunsunlar.
Binâenaleyh erkeğin fânî olduğu kadından ve kadının şehvetle fânî olduğu erkekten, Hakk'a nâzır olmaları ve Hakk'a rücû' eylemeleri için,
gayr ile iltizâz i'tikâdından mütehassıl olan cenâbetten Hak
onları gusül ile tathîr eyledi.

Zîrâ vücûd-i Hakk'ı mükevvenâtın vücûdundan gayri gören kimseler,
esnâ-yı cimâ’da kadının sûretinde fânî olurlar;
ve kadının vücûdundan lezzet aldıkları i'tikâdında bulunurlar.
Onlar gerek kendinin ve gerek kadının sûretinde müteayyin olanın
Hak olduğundan gâfildirler.

Velâkin müşâhede sâhibi olan ârif ,
her sûrette Hakk'ı müşâhede eder.
Ve racül Hakk'ın ve kadın dahi racülün sûretinde zâhir olduğu cihetle,
racüle nisbeten Hakk'ın / fâiliyyetini ve kadına nisbeten
Hakk'ın münfailiyyetini müşâhede eder.

Ve bi'n-netîce Hakk'ı, kadının mazharında ekmel-i vech üzere müşâhede eyler.
Zîrâ vücûdda , nefs-i emr bundan başka bir şey değildir.
İmdi racül vuslat hâlinde Hakk'ı kadında müşâhede eylediği vakit,
onun Hakk'ı müşâhedesi münfailde olur.
Çünkü kadın mahall-i infiâldir. Ve racül Hakk'ı, mahall-i infiâl olan kadının sûretinde zuhûru i'tibâriyle,
müşâhede etmiş olur.
Ve racül kadının kendisinden zuhûru i'tibâriyleHakk'ı,
hâlet-i vuslatta, kendi nefsinde müşâhede ettiği vakit,
Hakk'ı fâilde müşâhede eder (görür).

Çünkü kadın, racülün sûretinde olarak,
racülden zâhir olduğu cihetle, kadın bu i'tibârla fâil olur.
Binâenaleyh bu müşâhede sâhibi Hakk'ı kendi nefsinde fâiliyyet sıfatı ile
müşâhede eylemiş olur.
Ve racül kendinden mütekevvin olan kadının sûretini istihzâr etmediği
halde,
Hakk'ı kendi nefsinde müşâhede eyledikde, onun şuhûdu bilâ-vâsıta Hak'tan
münfailde vâkı' olur.
Ve bu şuhûd sâhibi, iki evvelki şuhûd beynini cem' etmiş bulunur.
Çünkü onun nefsi bilâ-vâsıta Hak'tan münfaildir.
Binâenaleyh Hakk'ı vech-i evvel üzere hem fâilde ve vech-i sâni
üzere hem de münfailde müşâhede etmiş olur.
Böyle olunca, racülün Hak için olan şuhûdu kadında etemm ve ekmeldir.
Çünkü racül üçüncü vech üzere Hakk'ı kadında hem fâil ve hem de münfail
olarak müşâhede eder . Ve racülün kendi nefsinden Hakk'ın şuhûdu,
hâssaten racülün münfail olması haysiyyetiyledir.
Çünkü Hak racülü kendi sûreti üzerine halk ettiği için racül münfaildir.
Ve kadına nisbetle Hakk'ı / kendi nefsinden müşâhede etse,
onun Hak hakkındaki şuhûdu bilhassa fâilde vâkı' olmuş
olur.
Binâenaleyh racülün Hak hakkındaki şuhûdu hem fâiliyyet ve hem de münfailiyyetle olduğu için kadında etemm ve ekmeldir.

İbn Arabi, Fususu’l-Hikem, 1/212, el-Halebi baskısı,
yine Kaşani şerhi, 437, İstanbul baskısı.
Allah dileseydi, insanı, kendisine vahyedilenden başkasını yapamayan diğer canlılar gibi yaratır, fikir ayrılığı da olmazdı ! (HUD-118)
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 17-03-2016, Saat:12:45 PM, Düzenleyen: Dinozor.
General
RE: Kur'an Yolu
Yukarıdaki alıntıda şirk göremiyorum diyen,
Kur'an-ı Kerim'i iyice anlayarak yeniden okusun.

Her şeyin en doğrusunu Allah bilir.
Allah dileseydi, insanı, kendisine vahyedilenden başkasını yapamayan diğer canlılar gibi yaratır, fikir ayrılığı da olmazdı ! (HUD-118)
Bunu ilk beğenen sen ol.
Yönetici
RE: Kur'an Yolu
Aynen tahmin ettiğim gibi sadece anlayış farkı. Durduğun yerden öyle görünüyor.
Yukarıdaki metinden ne anladığını ne olarak bilmiyorum ama istersen bir de açıklamalı şerhini oku.

İmam Rabbani'nin şu sözleride benzerlik arz ediyor.
Bunları anlayabilmek için gerçekten ilim erbabı olmak gerekmez mi?
Yoksa İmam Rabbani de sapığın teki miydi?
Buyurun.
Alıntı:Bu bir arzuhaldir.. Yani; Mektup.. Kulların enküçüğü Ahmed'den, hal anlatılan makamın yüce katına.. Mübarek emiricabı, kendisinden alınan cesaretle çeşitli halleri anlatılmaktadır.

Şöyleki: Bu tarikat edeplerine dair işlere devamım sırasında, Yüce Allah'ın ZÂHİR ismine bir zuhur yeri olma şerefine erdim; hem de tam manası ile, her şeyden ayrı bir manada.. O kadar ki: Bütün eşyada, tek tek bu tecelliyi gördüm, özellikle kadınların kisvesinde..Hatta ayrı ayrı her yanlarında.. Bu kadınlar zümresine o kadar ram oldum ki: Anlatamam. Bu ram olma işinde çaresiz bir duruma düştüm.

Bu, öyle bir zuhurdur ki, yalnız bu mahalde olmuştur; bir başka mahalde zuhura geldiği olmamıştır. Ne letaif hususiyetleri (insan duygularının özellikleri) arasında, ne acaip muhassenatı(şaşırtıcı işlerin güzellikleri) meyanında gördüm. Zuhur yerlerinin hiçbirinde, asla böyle zuhur olmamıştır.

Hâsılı: Su gibi eridim; bu kadınların elinde eriyip aktım.
.....
İmam Rabbani Ahmed Faruk 1.Mektup

Bir de Muhyiddin İbnü'l-Arabî'ye ait olduğu söylenen bir söz var, kaynağını bulamadım ama; "Biz öyle bir zümreyiz ki, bizden olmayanların kitablarımızı okumaları haramdır."

Alıntı:Sufiler ıstılah olarak bir takım lâfızlar üzerine anlaşıp o lâfızlar ile fukahâ arasında bilinen mânaları murad etmemişlerdir. Kim o lâfızları fukahâ arasında bilinen mânâlara hamlederse kâfir olur.

Onun için bu gibi kitapları yada şiirleri okurken bir akaid kitabı yada fıkıh kitabı okuyor gibi okursanız ıstılah bakımından konuya yaklaşıp muhatabı tekfir etmeniz işten bile değildir.
Diğerleri iyi vatandaş, İslam iyi insan yetiştirmeyi amaçlar.


Herkes aynı fikirdeyse,
hiç kimse yeterince
düşünmüyor demektir.
Mevlana
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Kur'an Yolu
[Resim: CdzyBxIUYAAp10U.jpg]
Evrimi doğrulayan ayetlerden biri...
Allah dileseydi, insanı, kendisine vahyedilenden başkasını yapamayan diğer canlılar gibi yaratır, fikir ayrılığı da olmazdı ! (HUD-118)
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Kur'an Yolu
[Resim: CdzZ6lFWAAAyeDq.jpg]
Rivâyet olunduğuna göre,
De ki: “Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin…”
âyeti nâzil olduğu zaman,
Abdullah ibn Ubey münâfığı,
“Muhammed kendine itaati, Allah’a itaat gibi sayıyor
ve Hristiyanların Îsâ’yı sevdikleri gibi,
bizim de kendisini sevmemizi emrediyor” dedi.
Bunun üzerine bu âyet-i kerîme nâzil oldu.[9]

Kurtubî, el-Câmiu li Ahkâmi'l-Kur’ân.

114 sure 6 bin küsur ayet,
işte elçinin hadisleri.
Bu hadisleri Allah'tan aldığına iman ediyoruz.
Allah dileseydi, insanı, kendisine vahyedilenden başkasını yapamayan diğer canlılar gibi yaratır, fikir ayrılığı da olmazdı ! (HUD-118)
Bunu ilk beğenen sen ol.
Yönetici
RE: Kur'an Yolu
Darwini alt ettiğimizi zannediyordum ama...
Vay bee.
Allah Taslaman'a yaptığı yanlışı göstersin inşallah. Bilmediğini bilmeyi nasip etsin. Allah ona ilim versin de gerçeği görsün. İslam'a faydalı bir nefer eylesin. Amin.

Adem aleyhisselam ilk yaratılış ile yaratılmadı evrimleşti ve babası var iddiaları ile Kuran'a-İslam'a açılan savaşın farkına varınız lütfen.
Diğerleri iyi vatandaş, İslam iyi insan yetiştirmeyi amaçlar.


Herkes aynı fikirdeyse,
hiç kimse yeterince
düşünmüyor demektir.
Mevlana
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.