gönderen sacid tarih 13 Eki '08 Pzt, 11:30
Kur'an Ve Şeytan (nahl 98.ayet)
Her işe şeytandan Allah'a sığınarak başlar Müslüman...[148]
Fakat Rabbimiz neden özellikle Kur'an okuyacağımız zaman istiyor bunu bizden:
"Kur'an okuyacağın zaman kovulmuş şeytandan Allah'a sığın"[149] buyuruyor.
Kur'an'la İşi ne şeytanın?.. Ne zarar verecek bize Kur'an okurken?..
İnsanın tüylerini ürperten bir ayet!.. Üzerinde derin derin düşünmemiz gereken bir uyarı!.. Kur'an okurken Allah'a sığınmak!.. Şeytanın asıl işi Kur'an'la... Şeytan, İnsana en büyük zararı Kur'an okurken veriyor... İşi temelden halletmek istiyor... Silahını alıyor insanın elinden...
Allah Teala, Kur'an ile bize bir hayat yolu çiziyor... Bu yoldan ayrılmamamızı istiyor. Uyanlara dünya huzuru ve cennet vaat ediyor. Razı oluyor...
Şeytan İse, bu yol üzerine pusu kuruyor. Allah yolundan alıkoymak istiyor insanları. Haremİler gibi yol kesiyor. Ancak insanların parasında pulunda gözü yok onun. Aklını, düşüncesini, ferasetini, imanını almak istiyor. Kur'an'ı anlamaktan, düşünmekten ve yaşamaktan alıkoymak için savaşıyor insanla... Musiki güzelliği için okusunlar İstiyor Kur'an'ı. Sadece ölüler için okunsun istiyor... Anlamasınlar istiyor...
Şeytanın belini kıran, onu tam kalbinden vuran tek ve en etkili silah Kur'an'dır. Şeytanın korkulu rüyasıdır; Kur'an'ı düşünüp anlayarak okumak...
Kur'an'a karşı mücadele ederek cephaneliği imha etmek İstiyor şeytan...
Rabbimİz de şeytana ve her türlü düşmana karşı Kur'an İle (onu kuşanarak; silah olarak kullanarak) mücadele etmemizi istiyor bizden... "Sana vahyedilene sımsıkı sarıl." "Onlara karşı Kur'an'la bütün gücünü kullanarak (cihad et) savaş İnsanlar, ne denli Kur'an'a yaklaşırlarsa, o denli şeytandan uzaklaşırlar. Kur'an'dan uzaklaştıkça da, şeytanın tuzaklarına düşerler...
Kur'an'ı rehber edinmeyenlerin kılavuzu şeytandır... Kur'an'a uyan, uymaz şeytana. Kur'an ile dost olana, yaklaşamayacağını ve dost olamayacağını biliyor şeytan. Kur'an yoluna uyanın, kendisini izlemeyeceğini bilir iblis. Şeytan Kur'an'dan uzak düşürdüklerini avlayabilir ancak.
"De ki; şeytanın kime ineceğini size haber vereyim mi? Onlar, iftiracı günahkârlara iner. Çünkü onlar, şeytanlara kulak verirler. Zaten çokları yalancıdır."[150]
"...Biz, şeytanları, iman etmeyenlerin dostu kıldık." [151] Şeytanın bir yaptırım gücü yok kendisine uymayanlar üzerinde: "(ey şeytan) Sana uyan sapıklar hariç; senin, kullarım üzerinde hiçbir etkinliğin yoktur."
Yoldan çıkmışlara söyleyecek fazla sözümüz yoktur. Zaten onlar da şeytanın arkadaşı olmuş, şeytanlaşmış kimselerdir. Şeytanın onlarla fazla uğraşmasına gerek de yoktur. Onlar koşuyorlar zaten şeytanın peşinden...
Onun asıl düşmanlığı vahyin bulvarında yürüyenleredir. Onları şaşırtmak için daha çok ter döker, yorulur... Akla - hayale gelmez tuzaklar hazırlar... Bazen şehveti, bazen malı, mülkü, parayı... Bazen de mevki ve makamı tuzak olarak kullanır... "Kuşkusuz şeytanın tuzağı zayıftır"[152] "Onun, mümin kullar üzerinde hiçbir etkinliği yoktur. [153]Ama bu, bizi şeytanı hafife almamız anlamına gelmez elbet... Hiç kimse kendisini şeytanın tuzağına düşmekten emin görmemelidir. Peygamberler bile... Onları da (vahyin hükümlerine uymadığı) zayıf bir anını yakalayarak avlayabilir...
Hz. Ademi aldattığı gibi her Resule de musallat olmuştur o melun...[154]
O, "ben şeytanım. Senin düşmanınım. Yolundan saptırmak için geldim" demez. Dost görünür. Yaptığı kötü, çirkin işleri güzel gösterir insana. Bidat ve hurafeleri, hatta şirkleri işletirken onu ibadet olarak süsler.[155]
İnsanların çoğu yaptıkları İşin kötü olduğunu bilseler yapmazlar. Yapınca, pişman olur, tövbe ederler... İyi ve doğru yaptığına İnanan, pişman olmaz. Haklı olduğunu savunur. Yoluna devam eder... Felaket burada işte... Ters yönde seyreden Temelin, herkesin ters yönde seyrettiğini sanması gibi...
Şeytan, insanın sınavıdır. Dersini iyi çalışanlar başarılı olurlar. Dersimizin adı vahiydir. Vahyi kuşananlar sadece şeytandan değil; her tehlikeden korunurlar... Çünkü o, emin bir yolda, Allah yolunda yürümektedir...
Şeytanı, sadece görünmez varlıklar olarak düşünmek de yanlıştır. İnsanlardan da olur.'[156] İnsan kılıklı şeytanların dünya huzurunu nasıl bozduklarını hemen her gün duyup seyrediyorsunuz...
"Kur'an okuyacağın zaman kovulmuş şeytandan Allah'a sığın" emri, yalnız dil ile "euzu" çekmek anlamında değildir. Ulemanın çoğuna göre bunu söylemek menduptur. Ayette "sığın" deniyor. Söyle denmiyor. Ası! olan; kafa ile, kalp ile, şuur ve feraset ile Allah'a sığınmaktır.
Sabuni, bu ayeti tefsir ederken; "(şeytan) Kur'an'ı düşünmekten ve onunla amel etmekten alıkoymasın"[157] diyor.
Anlamak gerekir okuduğunu. Anladığına seksiz şüphesiz inanmak gerekir. Ve de inandığını, kınayanlara aldırmadan yaşamak gerekir...
Kur'an okurken şeytandan Allah'a bu şekilde sığınmak ise vaciptir. Yani şarttır. Şeytanı çatlatan, kahreden de bu zaten...
Bazıları, şeytanın Allah'a kafa tuttuğunu, Onun da bîr güç sahibi olduğunu sanıyor. Hatta şeytanı da bir şer tanrısı gibi görüyorlar. Allah'ın -hâşâ- rakibi gibi biliyorlar... Allah'ın rahmetini yeterli görmeyip şeytanın şerrinden yine şeytana sığınanlar dahi var... Oysa şeytan ilahi bir güce sahip olmadığı gibi normal bir güce de sahip değildir.
"Şeytan ancak kendi dostlarını korkutur. Eğer mümin iseniz; onlardan değil; benden korkun!"[158]
Şeytanın, Allah'a isyanı, yine Allah'ın verdiği İrade izni dahilindedir. Kötüye kullanmıştır iradesini... Bazı insanların da yaptığı gibi... Kuşkusuz; herkes yapıp ettiğinden sorulacaktır günü gelende...
Değil Allah'a karşı, insanlara karşı da şeytanın bir yaptırım gücü olmadığını daha önce belirttik.
Yapacağını, tuzağına düşürdüğü insanları kullanarak yaptırır.
Şeytan, gücünü; aldattığı kimselerin güçsüzlüğünden alıyor...
Şeytanın ayartmasına karşı, iradesini Hakkın rızasından yana kullananlar, şeytana yenik düşmezler...
Kuşkusuz, şeytanın en büyük düşmanlığı da Kur'an'adır. İnsanlan Kur'an'dan uzak tuttukça başarılı olur. Onun tuzağını dağıtan en güçlü silah da Kur'an'dır. Bu bakımdan Kur'an okurken daha çok şaşırtmak ister insanları... En güzel, en doğru, açık ve anlaşılır olan Kur'an'ı; ebcedli, cifirli, anlaşılmaz ve "şifreli" göstermek ister... Güzel seslerle sırf musiki bir zevk almak İçin okutur... Bunun da sevap olduğunu telkin eder... Bu nedenle Rabbimiz, şeytandan Allah'a sığınarak Kur'an okumaya başlamamızı istiyor...
Hesap günü pişmanlık içinde olanlar şeytanın şu itirafıyla karşı karşıya kalacaklar:
"İş bittiğinde, şeytan onlara: 'Doğrusu Allah, size gerçek vaade bulundu. Ben de size vaade bulundum. Ama yalan söyledim. Aslında benim, sizin üzerinizde bir gücüm yoktu. Sadece sizi davet ettim, siz de benim davetime koştunuz. Öyleyse beni değil, kendinizi kınayın. Şimdi ne ben sizi kurtarabilirim, ne de siz beni... Ben, önceden beni (Allah'a) ortak koşmanızı da tanımamıştım zaten. Doğrusu zalimler için acı bir azap vardır' der."[159]
Yaratıcımız uyarıyor kullarını:
"Ey iman edenler, şeytana uymayın. Kim şeytana uyarsa, bilsin ki şüphesiz o, fahşayi (her çeşit ahlaksızlığı) ve münkeri (her türlü kötülüğü) emreder."
Cinden ve insandan şeytanların (nam-ı diğer; İblis ve tağutların) şerrinden korunmak için vahye yönehp takvayı kuşanmaktan başka silahıiruz yoktur...
Rab'imizin bu husustaki uyarıları oldukça önemli: "Kim Rahmanın Kur'an'ından yüz çevirirse, ona bir şeytanı musallat ederiz. Artık o, onun (yanından ayrılmaz. Ve devamlı kötülükleri telkin eden bir) arkadaşr olur.
O (şeyta)nlar, bunları yold-n çıkardıkları halde, bunlar doğru yolda olduklarını sanırlar.
Nihayet (o yoldan çıkan adam bizim) huzurumuza geldiği zaman (kötü arkadaşına) der ki: 'Keşke benimle senin aranda iki doğu (İle bati) arası kadar uzaklık olsaydı (da seni hiç görmeseydim). Meğer sen ne kötü arkadaşmışsin.
Bugün (pişmanlığınız) size bir fayda sağlamaz. Çünkü haksızlık ettiniz. (Şimdi) siz azap çekmede ortaksınız."
Kur'an'a dost olmayanın dostu şeytandır!...
"O (Kur'an), kovulmuş şeytanın sözü değildir. O halde nereye kaçıyorsunuz?.. O, bütün âlemlere bir öğüttür."[160]
''(Ey insanlar) Rabb'İnizden size indirilene uyun ve ondan başka dostlar aramayın. Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz."[161]
----------------------------------------------------------------
[148] Fussilet: 41/36; A'raf: 7/200
[149] Nahl: 16/98
[150] Şuara:27/22i-223
[151] A'rafy/27
[152] Nisa: 4/76
[153] isra:i7/65; Nah i: 16/99,100; Hicr: 15/42
[154] Hacc: 22/52
[155] Hİcvr: 15/39,40; E nam: 6/112,113
[156] Bakara: 2/12; Enam: 6/112, H3;Nas:ıi4/ı-6
[157] Muhammed Alî es Sabûni - Safvetü't Tefasİr (tere. S. Gümüş, N. Yılmaz):3/53
[158] Al-İ İmran:3/i75
[159] jbrahim:4/22
[160] Tekvir: 81/25-28
[161] A'raf: 7/2
Ne kadar toplarsan topla, bir gün bırakacaksın.
Ne kadar yaşarsan yaşa, bir gün öleceksin.
Ne yaparsan yap, bir gün hesabını vereceksin.
![[Resim: 9qfd91186dd20fz6.gif]](http://img147.imageshack.us/img147/9978/9qfd91186dd20fz6.gif)