Her nefis ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz. Ankebut-57
Bu dünya hayatı sadece bir eğlence ve oyundan ibarettir. Asıl hayat ahiret yurdundaki hayattır. Keşke bilseler! Ankebut-64
Kur'an ve bilimsel zihin
Kur'an ve bilimsel zihin
dinci fanatikliğe malzeme olacak bir ifade
Kuran’da yer almamıştır.
ilk İslam filozofu olarak kabul edilen Kindi’nin (9. yüzyıl) şu sözleri,
bir Müslüman’ın diğer toplum ve inanç gruplarından gelen bilgilere karşı göstermesi gereken
tavrı çok güzel özetlemektedir:
“Nereden gelirse gelsin, isterse bize uzak ve karşıt milletlerden gelsin,
gerçeğin güzelliğini benimsemekten
ve ona sahip olmaktan utanmamalıyız.
Çünkü gerçeği arayan için gerçekten daha değerli bir şey yoktur.
O halde gerçeği eksik görmek
ve onu söyleyeni ve getireni küçümsemek yakışık almaz.”
bize bir şey kazandırmaz, aksine kaybettirir.
Burada önemli olan bilgidir.
Kaşif'in inancı bizi bağlamamalıdır.
inşa ettiği etik sistem ise bilimsel bilginin insanlığın yararına
ve Allah’ın bir nimeti olan doğaya zarar vermeden kullanılmasını gerektirir.
Bilgi güçtür ve bilginin etik ilkeler gözetilmeden kullanımının yol açabileceği sorunlar
geçtiğimiz yüzyılda dünyada olan biteni gözlemlemiş herkesin malumudur.
İyi ve doğrunun yanında, kötü ve yanlışın karşısında olmak, zayıfları menfaatsiz kollamak Kurani prensiplerdir.
sorumlulukla, insanları aldatmadan, zayıf ve fakirleri gözeterek kullanılmasının
ne kadar önemli olabileceği ortadadır.
karada ve denizde kargaşa çıktı.
Yaptıklarının bir kısmını
belki vazgeçerler diye
kendilerine tattırıyoruz."
RUM 41
Doğaya verilen zararın insanlara zarara dönüşebileceği
tarihin eski dönemlerinde de gözlemlenebilecek bir olguydu,
örneğin ormanları yakanlar bunun neticelerini gözlemleyebilirdi.
Fakat gerçek anlamda doğaya insanların verebilecekleri zararın boyutu
17. yüzyıldaki bilimsel devrimin neticelerinden biri olan
18.-19. yüzyıllardaki sanayi devriminden sonra anlaşıldı.
insanların, fiilleriyle karalara da denizlere de zarar verdiklerine
ve bunun faturasını yine kendilerinin ödediğine
ve bu tip davranışlardan vazgeçilmesi gerektiğine dikkat çekmesi
gerçekten de çok değerlidir.
(Günümüz çevre örgütçüleri Kuran'mı okuyor ne
Allah’ın ayetleri olarak sunulur
ve evrenin gerçek sahibinin Allah olduğunun bilinci aşılanır.
Bir Müslüman için elbette ki Allah’ın ayetleri değerlidir;
onlara hoyrat davranmak ve doğaya zarar vererek diğer insanlara ve gelecek nesillere zarar vermek
Kuran’ın aşıladığı sorumluluk hissiyle uyuşmamaktadır.
insanlar üzerinde etkili hiçbir büyük dinde olmadığı kadar,
yüzlerce ayetle evrendeki fenomenlere yönelterek
ve bu fenomenleri incelemeyi
Allah’ın kudret ve sanatını anlamak açısından önemli gören bir anlayış sunarak,
bunları öğrenme faaliyetine motivasyon sağlar.
Birileri de "batın ilmi" falan deyip,
bilimsel motivasyon kırma
çalışması yapar mı, yapar
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi