You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Kur'an'ın Zenginliği

Kur'an'ın Zenginliği

" HACI "
Kur'an'ın Zenginliği

(M.Sami Ramazanoğlu)

“Sadakalar (zekat) fakirlere âittir.” (Tevbe: 9/60) Âyet-i celîlesinde sadaka, yani zekatın birinci derecede fakirlere verilmesi beyan buyruluyor. Şüphesiz fakir demek hiçbir şeye malik olmayan kimse demektir. Bu âyet-i celîlede beyan buyrulduğu vechile zekat birinci derecede ancak fakirlere tahsis ile onlara verilmek lazım geldiğine göre zekat-ı manevî de rızk-ı manevî olduğundan manen fakir olan yani kendisinde hiçbir varlık, hal, ilim gibi medâr-ı iftihar bir sanat görmeyen kimselere mahsustur.
Âbid’in birisi üç yüz sene ibadet etmiş. Hiç günah işlememiş. Vefat etmiş. Cenâb-ı Hakk sual etmiş:
- Adaletim ile mi muamele edeyim, yoksa rahmetimle mi, buyurmuş. Âbid, günahı olmadığını düşünerek:
- İbadetimle muamele ediniz, demiş. Bir hesab edilmiş, üç yüz senelik ibadeti dünyada bir defa bakmasına mukabil olmuş. Onun üzerine Hakk’ın rahmetini taleb etmiş.
Aleyhisselâtü Vesselam Hazretleri, altmış üç yaşında irtihal-i dâr-ı bekâ buyurmuşlardır. “Ümmetimin pek azı yetmiş yaşının oğullarıdır.” (Tirmizi, İbn Asakir, Keşfü’l-Hafa, 1/63) buyurmuşlardır.
Yaş altmış üçü geçince insan vücûdu kuvvetten düşermiş. Bir Yahudi doktor, fennen bu hakikati tasdik etmiş, “Hazret-i Peygamber (s.a.v.)’in 63 yaşında irtihali, nübüvvetinin sıdkına dalalet eder.” demiş. Pek doğru söylemiştir. Doğru olan sözü söyleyen kim olursa olsun kabul etmeli ve hoş görmelidir.
Kelâm-ı İlâhi Kur’an-ı Azîmü’ş-Şan, büyük bir mucizedir. Bir Fransız, Kur’an-ı Azîmü’ş-Şan hakkında Allah (c.c.) kelâmıdır. Hazret-i Muhammed (s.a.v.) ben yazdım deseydi inanmazdım, demiştir.
Kelâm-ı İlâhi on defa bile okunsa usanılmaz. Fakat insan kelamı birkaç kere okununca usanılır.
Kezâ Fransız demiş ki:
- Bir insan gökleri yapmağa bi’l-farz muktedir olsa, fakat Kur’an’ın bir ayetini bile yapamaz.

“Ümmetimin en şerlileri hamale-i Kur’an’dır.” (Taberani, Beyhaki, Keşfü’l-Hafa, 1/143)
Bazıları hafız-ı Kur’an olanları hamele-i Kur’an’dır, demişler. Fakat emr-i İlâhiyyeyi ifa etmeyen hafızlara eşrâf-ı ümmet denilemez. Ahkâm-ı Kur’aniyye’yi yüklenmiş olanlar hamele-i Kur’an’dır. Zira:
- “O kimseler ki Tevrât-ı hamil oldular, sonra da amel etmediler. Onlar merkeb gibidir.” (Mâide, 5/83) buyrulur.
Bir merkebe birçok Kitab yükleseler, o merkebe faydası olamaz.
- Bir insan Cenâb-ı Hakk ile tekellüm etmek istese Kur’an-ı Kerim’i okusun, buyrulmuştur.
Dinleme esnasında, Kur’an Cebrâil vasıtasıyla yeni nazil olmuş gibi zannolunuz. Kıraat sünnet, dinlemek vaciptir.
Mü’min, derûnundaki emellerinin ne olduğunu başkasının işitmesiyle sıkılırsa mü’min değildir. Nefsi fena bir şey isterse diğerinin bu fenalıktan haberdar olmasını istemez. Nefsi ibadet ve zikirle tathir etmek mümkündür.
Hasta bir insanın dünyada hiçbir şeyin lezzetini anlayamadığı malumdur. Binâenaleyh, nefsin hastalığı da ahiret için hiçbir şeyden haberdar olmamaktır.
Bir insan kalbindeki düşüncesine başkasının âgah olduğunu hisseder ve mahcup olursa hali iye değil demektir. Bu güzel bir mihenk; ayar ve ölçüdür.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Administrator
RE: Kur'an'ın Zenginliği
Hasta bir insanın dünyada hiçbir şeyin lezzetini anlayamadığı malumdur. Binâenaleyh, nefsin hastalığı da ahiret için hiçbir şeyden haberdar olmamaktır....Allah razı olsun kardeşim..
Bunu ilk beğenen sen ol.
Forumcu
RE: Kur'an'ın Zenginliği
Âbid’in birisi üç yüz sene ibadet etmiş. Hiç günah işlememiş. Vefat etmiş. Cenâb-ı Hakk sual etmiş:
- Adaletim ile mi muamele edeyim, yoksa rahmetimle mi, buyurmuş. Âbid, günahı olmadığını düşünerek:
- İbadetimle muamele ediniz, demiş. Bir hesab edilmiş, üç yüz senelik ibadeti dünyada bir defa bakmasına mukabil olmuş. Onun üzerine Hakk’ın rahmetini taleb etmiş.

evet Allah (c.c.) bizlere daha doğar doğmaz öyle nimetler vermiş ki, alnımızı secdeden kaldırmasak yine de bu nimetlerin şükrünü eda edemeyiz. o halde geriye ne kaldı. ? Demek ki Cennete girmek ancak ve ancak Allahın lütfu ve ihsanı sayesinde olmaktadır.

"Basar(Göz) sanatı(mahlukatı) görürde, basiret(kalp gözü) sanatçıyı(Halıkımızı, Saniimizi, Ma'budumuzu, Rabbimizi) görmezse çok abes olur."

Ne ki SEVDA:Hakka sevdalanmadıktan sonra..
Ne ki HAYAT: Hakkı yaşamadıktan sonra..
Ne ki KAVGA: Hak yolunda olmayınca..
Ne ki ÖLÜM:Şehadet vurmayınca..

[Resim: ry185oo.jpg]
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.