öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibidir. Kim de birisini diriltirse,
bütün insanları diriltmiş gibi olur (Yani, kim bir canı kurtarırsa,
bütün insanları kurtarmış gibi olur)” Mâide Sûresi, 5:32.
üstad Bediüzzaman hazretleri bu ayete istinaden sünuhat eserinde şöyle tefsir etmiştir;
BİRİNCİ CÜMLE: Adalet-i mahzânın en büyük düsturunu vaz ediyor. Der
ki: Bir mâsumun hayatı, kanı, hatta umum beşer için olsa da, heder
olmaz. İkisi nazar-ı kudrette bir olduğu gibi, nazar-ı adalette de
birdir. Cüz' iyatın küllîye nispeti bir olduğu gibi, hakkın dahi mizan-ı
adâlete karşı aynı nispettir. O nokta-i nazardan, hakkın küçüğü büyüğü
olamaz.
Eski Türkçemiz de ki bu ifadeler kısırlaştırılmış yeni Türkçe anlamı ile şöyledir;
“Ferdin hukukunu hiçbir şey için feda etmeme en büyük kural olarak nasihat ediyor.
Der ki:Bir masumun hayatı,kanı,hayatta bütün insanlık için olsa da
boşa gitmez.İkisi kudretin gözü ile bir olduğu gibi,adaletin gözünde de
birdir.Ferdin belli bir sınıfa ölçüsü bir olduğu gibi,Hakkın adalet
terazisi aynı orandadır.O bakış açısı ile hakkın küçüğü büyüğü olmaz.
Peygamber “ işte sırtım,hakkı olan varsa vursun.” Diyerek hak
konusunda hassasiyette mihenk olmuştur.Onun yol arkadaşları da aynı
şekilde bu hassasiyete riayet eder.
Hz Ebu Bekir,kendisine getirilen bir sütü,kaynağı belli değil diye kusuyor.
Hz Ömer,şahsi işlerini yaparken kamu malı olan mumu söndürüyor.
Ömer bin Abdülaziz ,yanına ganimet malından misk getirildiğinde
burnunu tıkıyor ve şöyle diyor: “Bunun faydası kokusudur,bu ise
Müslümanların hakkıdır.”
Peygamberimiz:“kim yanında kardeşinin vakar ve onurunu sarsacak
cinsten veya kıymeti bulunan bir şeyden zulüm ve haksızlık ile elde
edilmiş hak varsa,altın ve gümüşün bulunmayacağı gün gelmeden önce
dünyada iken helalleşsin.yoksa Salih ameli varsa haksızlığı kadar
alınır,hak sahibine verilir.Şayet yoksa hak sahibinin günahları
alınır,onun üzerine yüklenir.” demiştir.
Kul hakkı konusu öyle geniş ki! İnandığımız din bize ayet ve
Peygamberi yoluyla çizgiyi gösteriyor da biz ne derece kalbi görüp
uyguluyoruz bilemiyorum.Peygamberimiz Allah ve Resulünün sevgilisi
sevgilisi olmak isteyen doğru söylesin,emanete riayet etsin,komşusunu
incitmesin buyurmuştur.
Efendimiz Şöyle der: “İnsanlara merhamet etmeyene, Allah ta merhamet etmez.”
“Sorumluluk, ancak insanlara zulmedenlere ve yeryüzünde haksız yere
taşkınlık edenlere aittir. İşte böylelerine acı bir azap vardır.”
(ŞURA SURESİ – 42. AYET) “Zalimlerin varacağı yer ne kötüdür!”
(ÂLİ-İMRAN SURESİ – 151. AYET) “İşte bu Allah' ın hudududur, ona tecavüz
etmeyin.” (BAKARA SURESİ – 229. AYET)
Ayet ve Hadisler gösteriyor ki kul hakkı dinimizde terazi ve hakiki
mü' min olma adına en önemli ölçülerin başında geliyor.Allah bizi kul
hakkı yemekten muhafaza eylesin.Amin
(Alıntıdır)
“Hayat tiyatro gibidir, en kötü insanlar, en iyi yerlerde otururlar.”
Aristofanes