sevgili günlük :D günlük gibi oldu hakketten bu konu

bu cumartesi günleri içimde duygusal bir bakteri çoğalıyor...bedenimin içinde kanıma işlercesine duygusallaşıyorum ....yaşlılıktanmıdır nedir

Ne var ki her şey yarım…
Hayat da yarım, sevdalarda…
Daha diyeti ödenmedi sevinçlerin…
İhanetlerin hesabı sorulmadı…
Nazım’ ın dediği gibi “ Kopardım portakalı dalından ama, kabuğu soyulmadı, sevdalara doyulmadı…”
“ Doydum diyen görmedim ki ben zaten…”
Lakin gel de zamana anlat bunu…
Sahi nedir bu telaş, bu kin? Sanki ölüye can yetştireceksin…
Baktım ikinci yarı kapıda…ve hayatın ceza sahası yakın…
Doldurdum bir kara kutuya 35 yılın hesabını.
Acılar, sancılar bir çekmecede sevdalar diğerinde…
Bir yerde hüzünler ve korkular, bir üstte sevinçler ve zaferler…
Kat kat, dizi dizi dizdim kullanılmış takvimlerimi,
Sabırla kapattım kutuyu, sevgiyle mühürledim ağzını…
İlk yarı bilançom o benim: Yangında ilk kurtarılacak…
Kazada ilk açılacak…
Yarımlar tam olduğunda kara kutuyu açıp bakanlar teşhis koyacaklar halime…
“ Çok mutlu olmuş, fazla yüksekten uçmuş zavallı” diyecekler
Ya da,
“ Sebepsiz alçalmış…
Bile bile vurmuş kendini dağlara!..”
Fakat kara kutu ancak bir kısmını söyleyecek hikayenin…
Kalanı benimle gelecek…
Dağların yamaçlarına savuracağım en mahrem hatalarımı…
Reyhanlar saklayacak sırlarımı…
Skoru bir tek Ege’ nin suları bilecek…
Denize kavuşabilirse eğer içimdeki nehir…
Hayat : 0 – Ben : 1
Can DÜNDAR