Gerçi böyle imaj bozucu bir konuda ne söylenebilir ki…? Belki bir çok şey ama en azından böyle bir konuda konuşmak “Eh işte kroluk ne çirkin şey ! ” demeyeceksek ya da bu minval üzere yadsıyıcı bir yorumda bulunmayacaksak hele hele “kroluğu” makul göstermeye kalkışacaksak muhtemelen “krolar” kategorisine o anda girdik demektir. Yani kroluğa dair menfi bir tavır içinde değilsek, ona dair müsbet birkaç kelam etmek istiyorsak kroluk yaftasını yemeyi göze alarak işe başlamalıyız… Lazım olan biraz cesaret… Ben de böyle yaptım ve “kroluk” ta insani bir yaşam tarzıdır diyerek bir şeyler söylemek istiyorum… Tabi yorum yaparken “kro” ve “kro olmayan” kavramları hakkında hepimizin ilk elden hemen aklına geliveren insan tiplerinden bahsedeceğim…
Evvela, krolar yaptıkları eylemler açısından kro olmayanlara -*-yani modern olabilmeyi başarmış, şehir hayatına kendini tam anlamıyla adapte edebilmiş insanlar,burada kişisel bir tercih değil modernizmin zorlayıcılığı ve baskısı sözkonusudur yani ortada bir başarı değil hezimet sözkonusudur aslında-*- nazaran çok daha doğaldırlar. Mevcut olanla mümkünse en güzelini ve en kalitelisini ortaya çıkarmak temel amaçtır krolarda, fakat kro olmayanlar daha içten hesaplıdırlar.adeta “medeniyet böyle yaşamayı gerektiriyor.”, “imaj, her şey demektir.”, “hayat başkalarını kendime hayran bırakmakla ancak hakiki manasını bulur.” gibi kaypak ve asalak düşüncelerle şizofrenik bi hayvana dönüşüveriyorlar…Ve elbette ki bu gayri insani ve gayri ahlaki ideallerini gerçekleştirmak için de yapmayacakları iğrençlik, tuhaflık ve kaypaklık da kalmayacaktır… Örneğin hiç ihtiyacımız olmadığı halde saçlarımızı garip garip şekillere sokmak, sakalımızı insan işi olmayan tarzda kestirmek, elbise uyumunu sağlamak amacıyla tam bir tüketim köleliği içine girmek vs vs… Hatırlıyorum da, Fidel Csatro’ya bir röportajında “ Neden devamlı asker elbisesi giydiğini” sormuşlardı şöyle cevap vermişti “ Sivil elbiselerde uyum aramak gerekiyor, onun için böyle giyiniyorum... " Rivayet edilir ki Hz. Ebu bekr sıddik(r.a) ın mescide gitmek için değiştirebileceği yedekte ikinci bir elbisesi dahi yokmuş… Nerede kaldı renk uyumu, estetik vs vs…
Kaldı ki kroluğun insanları tek tipleştiren popüler kültürün etkisine karşı, aykırı bir tavır olması hasebi ile takdire şayan bir başkaldırı eylemi olduğunu da göz ardı etmemek gerektiği kanaatindeyim…
Şahsen kapitalist sömürü düzenlerinin tam da istediği kalıba girmiş koyun tabiatlı günümüz lümpen gençliğinin hayat tarzını benimsemektense, tartışmasız kroluk diyorum… 
E şimdi zatıma sual edecekler “ Sen kroluk yapıyor musun ki kroluğun makul ve övülmesi gereken bir değer olduğunu kanıtlama çabasına girmişsin ? Cevabım; “ evet, hepimiz bazen biraz kroluk yaparız, yapmalıyız da... " Hayat devamlı bir düzen ve uygunluk içinde geçireceğimiz kadar sıkıcı ve yorucu olmamalı, her farklılığın ve aykırılığın güzel ve haklı bir yönü elbette vardır ve denenmelidir…
Vay bee neymiş bu kroluk ben bile şaşırdım…

İlk başladığımda itiraf etmeliyim amacım konuşmak için konuşmaktı ama hakkımı teslim etmek gerekir ki tamamen olmasa da yer yer mantıklı ve doğru sözler sarfettim ve haklı olduğum noktalar olduğu da inkar edilemez bir hakikat…kroluk mu yaptım acaba?
amaaan…
insan(ız) işte…
saygılar…


giderayak işlerim var bitirilecek,
Espiri tarzın beklendik ama espirin beklenmedik bi olay şaşırdım... Ama snde bi insansın