You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Profesör
Kıyas Meselesi:

Kıyasın Tarifi Ve Mahiyeti:

Kıyas, lugatta takdir, müsavat, ölçmek manasına gelmektedir. Buna muka­yese de denir. Istılahta ise, kıyas "iki bilinen şeyden birinin nassîa sabit olan hük­münü, aralarındaki müşterek illetten dolayı diğerinde de ictihâd ile izhâr etmektir" diye tarif edilmiştir. Burada kıyas'ın arapça yapılmış bir tarifini vermeği uygunbuluyoruz:

Kıyas ile yeni bir hüküm konulmuş olmaz. Kıyas ile Kur'ân ve Sünnet tara­fından konulmuş, fakat gizli olan bir hüküm ortaya çıkarılmış olur. Başka bir ifade ile kıyas ile önceden var olan bir hüküm keşfedilmiş, izhâr edilmiş olur. Bu bakımdan kıyas muzhir bir hüccettir. Halbuki Kur'ân ve sünnet ise müsbit bir hüccettir.
Bir mes'elenin şer'î hükmünü kıyas yoluyla istihraç edebilmek için o husus­ta nass ile sabit olan şer'î hükmün bulunması gerekir. Fakîh ve müctehid, nass ile sabit olan şer'î hükmü gördükten sonra, o şer'î hükmün illetini tetkik edip tesbît etmeye çalışır ve onu bulur. Biraz ileride de izah edeceğimiz gibi illet nass ile de gösterilmiş olabilir. Şayet bir hükmün illeti nass ile gösterilmemişse, müc­tehid onu kendi anlayışına göre istihraç ve istinbât edebilir. Bundan sonra asıl meselenin bu illetinin, fer'î meselede bulunup bulunmadığını araştırır. İkinci me­sele, birinci meseleye hükmün illetinde benziyor ise, o vakit bu iki mesele arasın­da başka bir yönden bir farklılık*bulunup bulunmadığını tetkik eder. Şayet iki mesele arasında herhangi bîr farklılık bulunmadığını tesbit ederse, birinci mese­lenin hükmünü, ikinci meselede izhâr eder ve "işte bu fer'î meselede şer'î hü­küm budur" der. İşte kıyas böyle yapılır..

PROF.DK.FAHRETTİN ATAR..FIKIH USULÜ.

[Resim: avatar_1657.gif]

Bırak ey biçare feryadı belâdan kıl tevekkül
Zira feryat belâ ender hatâ ender belâdır bil
Eğer belâ vereni buldunsa, safâ ender atâ ender belâdır bil
Eğer bulmazsan bütün dünya cefâ ender fenâ ender belâdır bil
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
Kıyas İle İlgili Bir Kaç Örnek
Kıyas İle İlgili Bir Kaç Örnek Verelim:

1. Bir hadis'de "buğdayı buğday ile misli misline satınız, fazlasına satarsa­nız, riba olmuş olur" buyurulmuştur. Bundan şu net'ceye varıyoruz: Bir kile buğ­dayı bir kile buğdayla değiştirebiliriz. Bir kile buğdayı, iki kile karşılığında değiştirirsek, bu fazlalık riba olur ve bu haramdır. Acaba bu haram hükmü, pi­rinçte de var mıdır? Biz, pirinç hakkıda böyle sarih bir hüküm göremiyoruz. Fa­kat pirinç ile buğdayı mukayese ediyoruz. Buğday kile ile Ölçülür ve satılır, pirinç de kile ile ölçülür ve satılır. O halde pirinçte de fazlalık riba teşkil eder.

2. Cuma günü ezan okunduğu zaman alış-veriş yapılması, bir âyet ile yasaklanmıştır. Acaba Cuma günü ezan vaktinde icâre akdinin yapılmasının hük­mü nedir? Bu konuda bir nass göremiyoruz. Fakat icâre ile bey arasında bir mukayese yapıyoruz. Bey, Cuma namazı vaktinde yasaktır. Çünkü insanı meş­gul eder ve dolayısıyle ibâdetten alıkor. İcâre de insanı meşgul eder ve ibâdetten ahkor. O halde Cuma günü namaz vaktinde icâre akdi de yasaktır.

3. Şarap içmenin haram olduğu hükmü, âyet ile sabittir. Onun haram oldu­ğunu "şarap ... şeytanın pis işlerindendir. Ondan sakınınız" âyeti, gösteriyor. Haram oluşunun illeti, şarabın sarhoş etme (iskâr) vasfıdır. Hurmanın kaynatı­lıp köpüklü hale gelen şırasında da iskâr vasfı bulunur. O halde onun içilmesi
de haramdır.

4. Varis, murisini öldürdüğü zaman, mirasdan mahrum olur. Bu husus "ka­til, mirasçı olamaz" hadisi ile sabittir. Mirasdan, mahrum olmanın illeti, bir an önce mirasa konmadır. Bir şahıs, kendisine vasiyyet edeni öldürünce vasiyetten mahrum olur mu? Bu meselenin hükmü, nasslarla belirtilmemiştir. Miras ile va­siyyet arasında bir mukayese yapıyoruz: Varis, murisini öldürünce, mirasdan mah­rum olur. Çünkü katil, bu öldürme ile bir an önce mirasa konmayı murat etmiştir. Bir şahıs kendisine vasiyyet edeni Öldürünce, bir an önce vasiyyet edilen şeye kon­mayı murat etmiştir. O halde o da vasiyyet edilen şeyden mahrum olur.

5. "Yetimleri buluğ çağma kadar deneyiniz" âyeti gereğince küçüklerin (ço­cukların) mallarım korumaktan acizliği sebebiyle, onların malları, bir veli vası­tasıyla idare olunur. Küçükler (çocuklar), evlenmek, tahsil yapmak, hastalandığında tedavi olmak, bir işe girip san'at öğrenmek gibi şahsi ile ilgili konularda da âcizdirler. Yani bu hususlarda kendileri tek başlarına işlerini yü­rütmekten âcizdirler. Bu sebeple çocukların, mallarındaki velayete kıyasen, şah­si ile ilgili konularda da velayet altında bulundurulmaları gerekir.

6. "Hâkim, gazaplı (asabı bozuk) iken hükmetmesin" hadisinden hâkim'in asabı bozuk iken hüküm vermekten yasaklanmış olduğu anlaşılmaktadır. Çün­kü gazab sıhhatli tefekküre manîdir. Acaba uyku, açlık, üzüntü gibi hallerde hü­küm verilebilir mi? Bu haller de sıhhatli tefekküre manîdir. O halde, hâkim bu durumlarda da hüküm veremez.

[Resim: avatar_1657.gif]

Bırak ey biçare feryadı belâdan kıl tevekkül
Zira feryat belâ ender hatâ ender belâdır bil
Eğer belâ vereni buldunsa, safâ ender atâ ender belâdır bil
Eğer bulmazsan bütün dünya cefâ ender fenâ ender belâdır bil
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 18-05-2014, Saat:07:39 AM, Düzenleyen: Gül-i Cennet.
Profesör
KIyasın delil oluşu:
Kıyas müctehitlerin cumhuruna göre bir şer'i hüccettir.Bunun bir hüccet olduğu Kuran sünnet ve akıl ile sabittir.

Bazı fakihler kıyası şeri bir hüccet kabul etmezler., İmamiyye, Rafiziye , Hariciye,ve Zahiriye mezhepleri kıyası inkar etmişlerdir.Bunlara "kıyası reddedenler" denir. bunlara göre naslar ve akıl kıyas ile amel etmeyi onu hüccet kabul etmeyi caiz görmez.

Kıyas, temelde akıl ve mantık metodu olduğu halde, bazı hukukçuların çoğunluktan ayrı görüş öne sürdükleri görülür. Islâm hukukçularının kıyas hakkındaki görüşleri üçe ayrılır:

a) Kıyasa büyük bir önem vererek onu huccet kabul edenler. Ebû Hanîfe (ö.150/767), imam Şafii (ö.204/ 819), imam Mâlik (ö.179/795) ve bunları izleyenler örnek verilebilir.

b) Kıyası yetersiz görerek, ona ancak zorunlu hallerde başvuranlar. Buna, Ahmed b. Hanbel (ö.241/855) örnek gösterilebilir.

c) Kıyası tamamen reddedenler. Zâhirîler ve Şiiler İmamiyye, Rafiziye , Hariciye bu gruba girer.

[Resim: avatar_1657.gif]

Bırak ey biçare feryadı belâdan kıl tevekkül
Zira feryat belâ ender hatâ ender belâdır bil
Eğer belâ vereni buldunsa, safâ ender atâ ender belâdır bil
Eğer bulmazsan bütün dünya cefâ ender fenâ ender belâdır bil
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
kıyası kabul edenlerin delilleri (ayet)
Kur'ân'da şöyle buyurulur:
"Ey iman edenler, Allah'a itaat edin, Peygamber'e ve sizden olan yöneticilere (ulü'l-emr) itaat edin. Eğer bu şeyde anlaşmazlığa düşerseniz, Allah'a ve Peygamber'e inanıyorsanız, onu Allah'a ve Peygamber'e havale edin" (en-Nisa, 4/59).
Bir şeyi Allah'a ve Peygamber'e havale etmek, Kitap ve Sünnetin amaçlarını tam olarak bilmekle olur. Bu da Kur'an ve Sünnetin illetine dayanır ki, o da kıyastır.
Kur'ân, birtakım hükümlerin illetine yer verir. Nitekim, kısas'ın hikmeti zikredilirken; "Kısasta sizin için hayat vardır" (el-Bakara, 2/179) buyurulmuştur.
Hz. Peygamber'in, oğulluğu Zeyd bin Hârise'den boşanmış olan Zeyneb (r.anhâ) ile evlenişinin sebebi şöyle açıklanır: "Mademki, Zeyd, Zeyneb'le ilişiğini kesti, onu seninle evlendirdik ki, evlatlıkları eşleriyle ilgilerini kestiklerinde, onların bu eşleriyle evlenmeleri hususunda mü'minlere bir zorluk olmasın" (el-Ahzâb, 33/37).

[Resim: avatar_1657.gif]

Bırak ey biçare feryadı belâdan kıl tevekkül
Zira feryat belâ ender hatâ ender belâdır bil
Eğer belâ vereni buldunsa, safâ ender atâ ender belâdır bil
Eğer bulmazsan bütün dünya cefâ ender fenâ ender belâdır bil
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
Kıyasın Meşruluğuna Delalet Eden Hadisler:
Kıyasın Meşruluğuna Delalet Eden Hadisler:


1. Hz. Peygamber (s.a.s.) Mu´âz´ı Yemen´e kadı tayin ederken, "Bir şeyin hükmünü Kitâp´ta, Sünnet´te bulamazsan ne ile amel edersin " diye buyurması üzerine Mu´âz´m "İçtihadımla amel ederim" demesini, tasvib buyurması kıya­sın meşruiyetine bir delildir.

2. Bir kadın sahâbî, "Ya Resûlallah, babam hacc etmeden vefat etti, ben onun yerine hacc etsem ona faidesi olur mu " diye sormuş. Resûl-i Ekrem Hz.leri de, "Söyle bakalım, babanın üzerinde bir borç bulunsa da onu sen ödeşen ba­bandan kifayet etmez mi " buyurmuş; Kadın, "ever" demesi üzerine de Resûl-i Ekrem (s.a.s.); "Öyle ise Allah´a olan borç kaza olunmaya daha haklıdır" diye buyurmuştur ki, bu kıyas´ın meşruluğuna delâlet etmektedir.

3. Hz, Ömer, Peygamber (s.a.s.)´e, oruçlunun inzal vuku bulmadan yaptığı öpüşünün hükmünü sordu. Peygamber (s.a.s.), ona, "Oruçlu halde su ile maz-maza etmen hakkında nasıl düşünürsün " dedi. Hz. Ömer bunun oruca bir tesi­ri olmaz. Hz. Peygamber, "Bununla kifayet et" dedi.

[Resim: avatar_1657.gif]

Bırak ey biçare feryadı belâdan kıl tevekkül
Zira feryat belâ ender hatâ ender belâdır bil
Eğer belâ vereni buldunsa, safâ ender atâ ender belâdır bil
Eğer bulmazsan bütün dünya cefâ ender fenâ ender belâdır bil
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 18-05-2014, Saat:08:35 AM, Düzenleyen: Gül-i Cennet.
Profesör
Kıyas da sahabe uygulaması
Sahabe Uygulaması:


Sahabe de kıyası bir hüccet olarak kullanıyordu. Nitekim sahabe, Hz. Ebu Bekir´e bi´at ederken, Peygamber (s.a.s.)´in onu namaz için imam olarak seçtiğini gözönüne almışlar, hilâfeti, namaz imamlığına kıyas ederek, "Peygamber (s.a.s.) Onu din işimizde imam tayin etti . Öyle ise, biz onu dünya işimizde ni­çin imam tanımayalım " demişlerdir. Hz. Ali de içki cezasını, kazif cezasına kı­yas etmiştir. Çünkü içki sonuç itibariyle kazfe vasıta olmaktadır.

[Resim: avatar_1657.gif]

Bırak ey biçare feryadı belâdan kıl tevekkül
Zira feryat belâ ender hatâ ender belâdır bil
Eğer belâ vereni buldunsa, safâ ender atâ ender belâdır bil
Eğer bulmazsan bütün dünya cefâ ender fenâ ender belâdır bil
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: Kıyasda Akıl
Akıl:


İnsanın aklı dahi kıyasın bir hüccet olduğunu kabul eder. Kur´ân ve Sün-net´in nasları mahdûd, hadisler ise sayısızdır. Sayılı naslarla sayısız hadislere ce­vap vermek müşkildir. İşte kıyas, hakkında nass bulunmayan yerlerde hadisle­rin hükmünü belirtir. Dolayısı ile müşkülen çözüme kavuşturmuş olur.

[Resim: avatar_1657.gif]

Bırak ey biçare feryadı belâdan kıl tevekkül
Zira feryat belâ ender hatâ ender belâdır bil
Eğer belâ vereni buldunsa, safâ ender atâ ender belâdır bil
Eğer bulmazsan bütün dünya cefâ ender fenâ ender belâdır bil
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
Kıyas´ı Şer´î Bîr Hüccet Kabul Etmeyenlerin Delilleri
Kıyas´ı Şer´î Bîr Hüccet Kabul Etmeyenlerin Delilleri:

Kıyası kabul etmeyenler, derler ki herhangi bir hadise hususunda sadece nass-larla amel edilir. Bu babta, Kitap, Sünnet, İcmâ´ kâfidir. Kıyasa lüzum yoktur.

Delilleri şunlardır:

1. Kur´ân herşeyi içinde toplamıştır, "Sana kitabı herşeyi açıklayıcı olarak indirdik" "Yaş, kuru hiç bir şey yoktur ki, illâ açık, vazıh olan Kitâp´da mezkûrdur" bu âyetler varken kıyasa ne hacet vardır.

2. Kıyas zan üzerine bina edilmiştir. Halbuki, Allah zan ile ameli yasakla­mıştır. "Hakkında kesin bir bilgi sahibi olmadığın şeyin ardında durma" Öyle ise kıyas şer´î bir delil olamaz.

3. Hz. Ömer´in bir sözü şöyledir: "Sizi rey ile amel edenlerden sakındırı­rım. Çünkü onlar sünnetlerin düşmanıdırlar. Reylerini söyleyerek sapıttılar, baş­kalarım da saptırdılar. Burada Hz. Ömer, heva ve hevesleri peşinde olanlara tabi olmayı yasaklamıştır.

[Resim: avatar_1657.gif]

Bırak ey biçare feryadı belâdan kıl tevekkül
Zira feryat belâ ender hatâ ender belâdır bil
Eğer belâ vereni buldunsa, safâ ender atâ ender belâdır bil
Eğer bulmazsan bütün dünya cefâ ender fenâ ender belâdır bil
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 18-05-2014, Saat:08:43 AM, Düzenleyen: Gül-i Cennet.
.
RE: Kıyas Meselesi:
Peki ben şunu merak ediyorum, yanlış anlaşılmasın gerçekten merak ettiğim için soruyorum; insanın kendi bedenine göz göre göre zarar vermesi, kendisine verilen beden emanetine yeteri kadar kıymet vermemesi, ona eza etmesi haramdır diye biliyorum..burdan şunu çıkarabilir miyiz? Sigara içmek haramdır..bu sonuç çıkar mı? Nihayetinde sigara içmekte pek çok büyük hastalığı tetikleyen bir durum
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: Kıyas Meselesi:

[Resim: avatar_1657.gif]

Bırak ey biçare feryadı belâdan kıl tevekkül
Zira feryat belâ ender hatâ ender belâdır bil
Eğer belâ vereni buldunsa, safâ ender atâ ender belâdır bil
Eğer bulmazsan bütün dünya cefâ ender fenâ ender belâdır bil
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.