Mü’min kendisine ait olmayanı izinsiz olarak almaz ya; ona verilmiş bulunan zaman da onun değildir aslında. O nasıl kiracı iken kendisini mal sahibi görmüyorsa zamanı yaşarken de kendisini zamanın sahibi gibi görmez. Zaman onun değildir. Kullandığı zamanın kiracısıdır. Zaman başkasınındır. Başkasının malını gasp ettiğinde ya da çaldığında hangi role takılı kalıyorsa, kendisinin zannettiği zamanı heder ederken de o rolde takılıp kalır. Zaman olduğu gibi Allah’ındır. Yıllar O’nundur. Aylar O’nundur. Haftalar, günler O’nundur. Saatler, saatlerin dakikaları, dakikaların saniyeleri O’nundur. Biz sadece O izin verdiği için kullanıyoruz zamanı. Emanetçiyiz, hesabını vereceğimiz emaneti tüketiyoruz.
Böyle iman ederiz, bu imanla yaşamayı mü’min olmak olarak biliriz.
gençdoku