Selâm verildiği takdirde alamayacak durumda olanlara ise, selâm vermek
doğru değildir. Meselâ, namaz kılanlara, Kur'an-ı Kerim okuyanlara, hutbe
dinleyenlere, ilimle meşgul olanlara, yemek yiyenlere selâm verilmez.
Dolayısıyla bu durumda iken verilen selâmı almamanın bir sorumluluğu yoktur.
Sonuç olarak selâm, Müslümanların hayatlarının bir parçasıdır. Onu
yaymak, âdab ve kurallarına uyarak fiilen selamlaşmada örnek olmak
Müslüman için vazgeçilemez bir sünnettir. Selâmı vermemek, onu topluma yaymada
üzerine düşeni yapmamak İslâm'ın selamlaşmaya verdiği önemi
anlamamaktır. Peygamberimizin selâma verdiği önemi belirten iki hadisi şerifle
konumuzu noktalayalım:
"Asıl cimri, selâm vermede cimrilik edendir."23
"Sizden biriniz din kardeşine rastladığında ona selâm versin. Eğer ikisinin
arasına ağaç, duvar ve taş girer de tekrar karşılaşırlarsa, tekrar selâm versin."24
23 Buhari, Edebu'l-Mufred, s. 202.
24 Ebu Davud, Edeb 146
*