You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Kertenkelenin Rasulullahla Konuşması

Kertenkelenin Rasulullahla Konuşması

Uzman
Kertenkelenin Rasulullahla Konuşması
îbn Ömer ve İbn Abbas şunu anlattı:



Suleym oğullarından çölde yaşayan bir bedevi, bir ker­tenkeleyle karşılaştı. Onu avlayıp cebine koydu. Ailesine götürüp kesmek, kızartmak ve yemek istiyordu. Karşısına bir topluluk çıktı.


-Bu topluluk nedir? Niçin toplanmışlar? diye sordu.

-Kendisinin peygamber olduğunu söyleyen bir adamın etrafında toplanmışlar. O adam, Abdullah'ın oğlu Muhammed'dir, dediler.

Topluluğu yara yara Rasûlullah (s.a.v.) 'in yanma geldi ve:

~Lat ve Uzza'ya yemin olsun! Ben, senden daha çok kızgın olduğum hiç kimseye selam vermedim. Eğer kavmim bana çok aceleci adını ver­mese sana karşı çok acele eder, seni öldürür ve seni öldürmekle siyah beyaz herkesi sevindirir, Haşim oğullarını ve başkalarını da rahatla­tırdım. Çünkü sen bizim ilahlarımıza hakaret ediyorsun . Muhammed Sen büyücüsün. Kavmimin bana aceleci lakabanı takmalarından korkmasaydım, şu kılıcımla senin boynunu vururdum, dedi., dedi.

Peygam­ber (s.a.v.) onu tanıdı ve:

- "Ey Suleym oğullarının kardeşi! Seni, söylediğin şekilde hareket etmeye sevkeden nedir? Benim meclisimde, bana niçin ikramda bulu­nuyorsun"

- "Müslüman ol, ateşten kurtul" dedi.

Bedevi:

-Lat ve Uzza'ya yemin olsun! Şu kertenkele sana iman etmedikçe iman etmem, deyip cebinden kertenkeleyi çıkanp Rasûlullah (s.a.v.) 'in önüne attı.


Adamı yakalamak için Hz.Ömer onun üzerine atıldı.

-Bana izin ver, bu adamın boynunu vurayım, dedi.

Rasûlullah:

- Otur! Ebu Hafs! "Bilmiyor musun?Halım (yumuşak) kişi nerdeyse peygamber ola­caktı" dedi

Adamın cebinden çıkarıp attığı Kertenkele ge­risin geri kaçtı.

Peygamber kertenkelenin yanına geldi.

Rasulullah ona:

"Kertenkele! Gel" dedi. Kertenkele gelince:


. Kertenkeleye:

- "Ey Kertenkele!" dedi. Kertenkele:

-Buyur! Saadetler dilerim, dedi. Bunu herkesin anladığı açık bir arapçayla söylüyordu.

Rasûlullah ona:

- "Kertenkele! kime ibadet ediyorsun?"
dedi. [143]

Kertenkele şöyle dedi:

-Ben gökteki Arş'ın sahibi, yeryüzünün sultanı, denizlerde yol gösterici, cennette rahmeti cehennemde azabı olan zata ibadet edi­yorum.

Rasûlullah (s.a.v.):

- " Ben kimim? dedi. Kertenkele:

- Sen alemlerin Rabbinin Rasulü ve peygamberlerin sonuncusu-sun. Sana iman eden dilediğine kavuşur. Seni yalanlayan ALLAH'ın rah­metinden mahrum kalır, dedi.

-Sen, Abdulmuttalib'in oğlu Abdullah'ın oğlu Muhammed'sin.

Ey ALLAH'ın Rasulü! Sen doğrusun. Hidayet verilmiş olarak da mübareksin. Hidayet edici olarak da mübareksin.

Biz azgın eşekler gibi taptıktan sonra sen bize doğruluk dinini (İslam dinini) açıkladın.

Ey en hayırlı davet edilen! Ey cinlere ve insanlara gönderilen en hayırlı peygamber! Buyur emrindeyim ey davetçi!

ALLAH'tan açık bir burhan (delil) getirdin. Aramızda sözü doğru ve anlayışlı birisi oldun.

Sağken de ölüyken de halleri mübarek olansın. Çocukken de gençken de mübarek olansın.

Daha sonra kertenkele sustu.

Bunun üzerine Bedevi:

-Ne tuhaf! Çölden avlayıp cebimde getirdiğim bir kertenkele Mu-hammed'e bu sözleri söylüyor ve onun hakkında bu şehadeti yapıyor. Ben bir hiç olmak istemiyorum. Tek olan, ortağı olmayan Al­lah'tan başka ilah olmadığına, Muhammed'in onun kulu ve elçisi oldu­ğuna, kıllarımla ve derimle herşeyimle gizlide ve açıkta şehadet ediyorum. Vallahi, sana geldiğimde yeryüzünde senden daha çok kızdı­ğım birisi yoktu. Ama şu anda sen bana, kulağımdan, gözümden, ebe­veynimden ve çocuğumdan daha sevimlisin, dedi.

Bedevi müslüman oldu hem de iyi bir müslüman oldu. Rasulullah as­habına:

- "Bedeviye bazı Kur'an surelerini öğretin" dedi.

Sonra da :

- "Seni benim vasıtamla hidayete erdiren ALLAH'a hamdolsun, dedi.



Kaynaklar :

Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, 6/37; Ebu Nuaym, Delailu'n-Nubuvve, 134; Ibn Kesir, el-Bıdaye ve'n-Nİhaye, 6/171,149, (Suyutî, bunu Hasaisu'l-Kubra'da (2/65) el-Evsat ve es-Sağir'inde Taberani'ye, ibn Adİyy'e el-Mu'cizat'ta Hakim'e, Beyhakîye, Ebu Nuaym'a ve İbn Asakir'e nisbet etmiştir); Zebidi, ithaf, 2/206, 7/194; Kadi lyad, eş-Şifa, 1/595; Suyuti, Camiu'l-Kebir, 1/1124.

Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.