Allah'ım! Dalalete (sapıklığa) düşmekten veya (başkalarını) dalalete düşürmekten, hataya düşmekten veya (başkasını) hataya düşürmekten, zulmetmekten veya zulme uğramaktan, cahillik etmekten veya cahillikle karşılaşmaktan, sana sığınırım. Ebû Dâvûd, "Edeb", 112
Nasıl böyle bir kanaate vardığınızı anlamakta zorlanıyorum.
Bilmediğini öğrenmeye çalışmak, ne zamandan beri "bildiğinin ardına düşmek" şeklindeki kalbi bir hastalık olarak tanımlanmaya başlamıştır?
Ayetleri neden işinize geldiği şekilde yorumluyorsunuz.
Konu gayet açık değilmi. ben ayetin ne olduğunu öğrenmek istiyorum.
Esas ikinizde kalbi bir hastalık var. vesveseden kaynaklı hastalık. birisi de ona uygun bir başlık hazırlamış, hanginiz tanıyorsanız ya da ondan etkilendiyseniz artık.
Tabi böylesi sizler için daha kolay. şaşırmadım doğrusu. yakıştıramadım ama. bunu da bilin yani. Gayb ya da had hakkında sizden az şey biliyor olabilirim, ancak geri durmamı gerektirecek kadar bir fark olduğunu düşünmüyorum.
Beni susturmak mı hedefiniz. Sorun çözülüyor mu o zaman. tamammıdır yani. ben bu konunun ardına düşersem bilmediğimin ardına mı düşmüş oluyorum. gerçekten samimi şekilde böyle mi düşünüyorsunuz. size hayret ediyorum varya. faltaşı gibi açıldı gözlerim şimdi. aynen faltaşı. (faltaşı dedim diye şimdi de falcılığın mahzurlarından dem vurup ordan bir iki ayet hadis açıklaması fila. beklerim yani.) cidden yakıştırdım size bunu.
an itibariyle hesap giriş bilgileri değiştirilmiş olup bir daha kullanılmayacaktır.