You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Forumcu
kaza namazı
selamun aleykum ve rahmetullahi ve berakatuhu

bir namazı kasten veya ihmal ile kılmamak veya geciktirmek o namazın kaza edilmesini gerektirdiği söylenir. farzın kazası farzken vacibin kazası da vacibdir.

namaz kılmamak büyük bir günahtır. ve tevbe edilmesi de gerekmektedir.
konu ile ilgili sorunlar ise şu yönde.

birincisi namazın kaza edileceğine dair net bir hadis bildiğim kadarı ile yok ve kuran-ı hakim bu hususta açık bir beyan da bulunmamıştır.

efendimiz aleyhisselam aklına geldiği ilk anda kılar der. yani tehiri haklı sebepse ilk anda kılar demektedir. eğer bundan kastı namazın vakti girdiği anda kılmamışsa diğer her vakit kazadır anlamı varsa kazadan kasıt diğer namaz vakti girmeden kılınacak herhangibir zamana tekabul eder..

tehiyetül mescid de eğer kişi camiye girdiğinde oturusa ayağa kalktığında kılınan tehiyetül mescide kazasını kılmaya diye niyet etmesi gerektiği söylenir.

eğer o namazın vakti çıkmış diğer namaz vakti girmişse ne olur. bu konuda eğer kul kasti veya ihmal ile davranmamışsa ne olacaktır. ve yapılacak tevbenin niteliği ne olabilir.

ALLAH tealaya kulluk yapmak isteyen kul burada muhayyer bir yol izleyebilir mi?
veya akli olarak ne şekilde bir tutum izlenmelidir.

vaktinde kılınmayan namazın sayısına göre belirlenen tertip hükmünü aşan tarzda bir kaza namazı varsa bu namazların kılınması ilmihali olarak desteklenmekte ancak dinin ruhu gereği ise geri dönüşü olmayan bir zamanın tekrar yaşatılması/dinin daima ileriye giden geriye dönmeyen tarafı ihmal edilmektedir.

buna göre kul kaza namazını ALLAH tealaya bağlılığını göstermek amacıyla kılar. ancak bu namazı desteklemesi gerekir. tevbe namazı da denen namaz sanki bu iş için biçilmiş kaftan niteliğindedir. kul farzı veya vacibi kaza ederken yaptığı yanlışı farkeder ve ayırmadığı zamanın keffareti olarak sadece kazayı değil tevbe namazını da kılarak af diler. tevbe yapılan kusurun nevinden olur.

bundan gaye islamda gelen emrin ALLAH teala tarafından verildiği andan itibaren geriye dönüş olmaksızın uygulanması gerekliliğidir. şayet vakit geçmişse artık yapılan ibadet kaza kastı taşısa da af dileme kastı taşımayabilir. kul bu halde hatasını hem kazayı hem de mesela her namaz için 2 rekat tevbe kılarak tevbe(af kasıtlı) namazını ifa eder.

böylece diğer sünnetlerden de eksiltme yapılmalı sorusuna mümmin gibi cevap vererek ben namazı artırıyorum artık niyetim sadece af edilmeye yönelik bir eylemler bütünüdür diyerek cevap verir.

ALLAH teala bizlerden razı olsun.

Degerli hado77 Kullanicisi Jul 2010 Tarihinden Beri İslami Forum, İslam, İslamiyet
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: kaza namazı
kardeşim,kaza namazı konusu ihtilaflı bir konudur.Ahmed bin Hanbel ve selef alimler namaz kılmayanın(farzlığını inkar etsin veya etmesin) kafir olduğunu söylemişlerdir.Diğer 3 mezhep imamı ise bunları büyük günah işleyenler olarak saymışlardır.Kaza namazı diye bir namaz ne peygamber efendimizden(sav),ne sahabeden ne de sonrakilerden naklolunmamıştır.sadee bir kereye mahsus rasulullah'ın namazı kazaya bıraktığına dair bir haber vardır:
İbni Mes'ud bu durumu şöyle anlatıyor:
"Muşrikler Hz. Peygamber(a.s.)'i Hendek savaşında dört vakit namaz kılmaktan meşgul ettiler. Nihayet, gecenin, Allah'ın bildiği kadar bir bölümü geçtikten sonra Bilâl'e ezan okumasını emretti. Bilâl ezan okudu ve kamet getirdi. Hz. Peygamber Öğle namazını kıldırdı, sonra Bilâl kamet getirdi. Hz. Peygamber ikindiyi kıldırdı. Sonra kamet getirdi. Rasulullah akşam namazını kıldırdı. Sonra da Bilal kamet getirdi. Peygamber yatsı namazını kıldırdı."
(Hadisi Tirmizi, Nesei, Ahmed rivayet etmiş olup Tirmizi: "Bunun isnadında bir beis yoktur." demiştir. Ancak, Ebu Ubeyde bu hadisi babasından, İbni Mes'ud'dan rivayet etmiştir, denilmesine rağmen babasından hadis işitmemiştir. Hadisi Nesei Ebu Said el-Hudri'den, Bezzar da Cabir'den rivayet etmişlerdir. Nasbu'r-Râye II, 164-166)

Rasulullah’ın (sallallah u aleyhi ve sellem) Hendek savaşında ikindiyi akşamın vaktinde kılmasını, yine Hendek savaşında öğleyi ve ikindiyi akşamın vaktinde kılmasını, namazın kaza edileceğine delil sayanların bu işi bir çok yönden reddedilir.

Birincisi : İkindinin, vakti çıkana kadar kılınmama sebebi ihmal değil savaşın şiddetidir. (Hendek savaşı günü) Rasululla h (sallallah u aleyhi ve sellem) buyurdu ki: “Güneş gecedeki yerine dönünceye kadar bizi orta (ikindi) namazını kılmaktan alıkoydular. Allah onların kabirleri ni ateş doldursun . Yahut evlerini yahut karınlarını.”

İkincisi : Korku (savaşta tedbir) namazı ile ilgili ayet henüz nazil olmamıştı. O günden sonra nazil olan ayetle peygamber ve sahabeler i amel ettiği gibi sonra gelen ümmet de amel etmelidir .

Üçüncüsü : Bu olay savaş sebebiyle kılınamayan namazın kaza edileceğine de delil olmaz, çünkü Allah (c.c.) ümmetin başına ilk defa gelen bu sıkıntıyı giderecek olan ve savaşta kazaya bırakmadan nasıl namaz kılacaklarını açıkladığı ayetlerin i vahyetmiştir. Daha sonraki savaşlarında Rasululla h (sallallah u aleyhi ve sellem) hiçbir namazını savaş sebebiyle vaktin dışına bırakmamıştır. Ayetlerde tarif edildiği üzere kılmıştır.

Dördüncüsü : Unutmak veya uyumak dışında bir sebeple kılınmayan bir namazın kazası olmadığına dair, Rasululla h (sallallah u aleyhi ve sellem) buyurduki : “Her kim sabah namazını kılarsa o Allah’ın zimmetind edir. Allah zimmetini n terk olunmasından dolayı sizden hiçbir şey talep etmez. Muhakkak olan şu ki Allah her kimi sorumlu tutarsa ona mutlaka yetişir, sonra da onu cehennem ateşine yüzü üzere yatırır.” Yine Rasululla h (sallallah u aleyhi ve sellem)” uykuda iken namazı kaçırmada bir taksirat (günah olan kusur) yoktur. Taksirat diğer bir namaz vakti girene kadar namazını kılmayan kimse üzerine vardır,” buyurmakt adır. Namazı terk etmenin bir keffâreti olsaydı, bu şeriatın sahibi onu da, elbette haber verirdi.

Beşincisi : İbadetlerde asıl olan taabbudîliktir. Yani bir ibadet Allah’ın istediği ve Rasulünün öğrettiği şekilde yapılır. İnsanların kendi varsayımlarıyla icad ettikleri, kasten terkedile n namazın kazası merduttur, kabul olunmaz.

eksik olan farz namazların yerine kıldığımız nafile namazlar(sünnetler,ve diğer nafileler) geçecektir.meşru mazeretler olmadıkça namaz terkedilemez.Elde olmayan mazeretlerin ise keffareti yoktur.Nitekim Rasulullah(sav) şöyle buyurmuştur:
Herkim bir namazı kılmayı unutursa yahut uyuyakalırsa onu hatırladığında (ve uyandığında) kılsın. Onun bundan başka keffareti yoktur.
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.