Dipte değilmişim meğer. Anlamam uzun sürmedi.
Hayat bazen vazgeçmek demekti. Yenilgiyi kabul etmek. Vicdanı
olmayan birinden muhasebe yapmasını beklememek. Merhametini
yitirmiş olandan insaflı kararlar beklememeyi öğrenmek
demekti. Hayat aslında acı çekmekti. Umudunu kaybetmek,
güne yeniden başlamak için sebepsiz kalmak. Kayıp umutlar
merkezinde umudunu tanıyamamak.
Gözyaşları içinde çağlarken gülümsemeye çalışmaktı karşındakine.
İçindeki çığlıklara ses vermeyi reddedip uçuruma doğru
yol almak. Hayat pes etmekti.
İnancını yitiren insanlara vazgeçme deseydi birileri, dünya
daha kalabalık olurdu. Belki daha yoksul. Ama çekilen vicdan
azabı diken gibi batmazdı ruhlara. Mutlu değilsek bile huzurlu
olurduk. Huzuru bulduğumuzda insan olurduk. Huzur hayatın
kendisi. Huzurunu yitiren insan hayatta değil ki.
Kim ki hayatın dışında tutar kendini huzur içindedir. Hem
huzur içindedir; hem de huzur, içindedir.
s.karabıyık