Her nefis ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz. Ankebut-57
Bu dünya hayatı sadece bir eğlence ve oyundan ibarettir. Asıl hayat ahiret yurdundaki hayattır. Keşke bilseler! Ankebut-64
Kaş aldırmak günah mıdır ?
Kaş aldırmak günah mıdır ?
![[Resim: ny4qc.gif]](http://s1306.hizliresim.com/1b/9/ny4qc.gif)
Şeriatin haram ve küfür gördüğü bütün Ameller niyete göre midir?
Bütün İslâm alimlerine göre iyi niyet, dince yasaklanmış olan bir işin yapılmasına cevaz değildir. Ve o işin kötülük ve günah vasfını da ortadan kaldırmaz. Ancak dinin hoş gördüğü ve İslâm’ın temel prensipleriyle çatışmayan şeriata uygun Ameller niyete göredir ve ancak böyle işler için yapılan niyetler sevap getirir.
Şeriatın haram veya küfür gördüğü Ameller asla niyete göre değildir. Bir müslüman şirk, küfür ve haram olan bir ameli işlerken onu iyi niyetle işliyor olsa bile bu küfürdür iyi niyeti onu kurtarmaz kurtarmazzz
Müşrikler bile putlara ibadet ederken iyi niyetli olduklarını, niyetlerinin Allah’a yaklaşmak olduğunu dile getiriyor ve şöyle diyorlardı...
“Biz onlara ancak bizi daha çok Allah’a yaklaştırsın diye ibadet ediyoruz” (Zümer: 3)
Eğer şeriatin haram ve küfür gördüğü bütün Ameller de Niyetlere göre ise Rasulullah zamanında ki müşrikler de iyi yapıyorlar demektir ki buda küfürdür.
Mü’minlerin emiri Ömer b. (r.a) rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir:
Rasulullah (s.a.v)’i şöyle buyururken dinledim:
“Ameller Niyetlere göredir. Bir kimse için ancak niyet ettiği şey vardır. Kimin hicreti Allah ve Rasulü’ne ise onun hicreti Allah’a ve Rasulü’nedir. Eline geçireceği bir dünyalık veya nikahlanacağı bir kadından dolayı hicret eden kimsenin hicreti, hicretine sebep olan şeyedir.”
Bu hadisi, Muhaddislerin en önde geleni Ebu Abdullah Muhammed b. İsmail b. İbrahim b. Muğire b. Berdizbeh el-Buhari ve Ebu’l-Hüseyin Müslim b. Haccac b. Müslim el-Kuşeyri en-Nisaburi Hadis sahasında yazılmış kitapların en sahihi olan Sahih’lerinde rivayet etmişlerdir.
Dikkatle bakarsanız hadise inceleyerek hadiste Amel-niyet ilişkisinin işlendiğini gören her göz anlayan her akıl anlar Hadiste zikr olunan amel (Hicret), şartlar ve ortama göre mü’minlerin yapmaları vacip olan bir ameldir. Haca gitmek isteyen bunun için uğraşan ama bir engel çıktığındada gidemeyen insan onun amelini yapmış sayılır anlamındadır.......
Rasulullah (s.a.v)’in hadisindeki inceliğe bakarsak hicretin bir ameli saliha yani iyi amel olduğu ve Allah rızasına dayanan bir niyette bütünleştiği zaman gerçek mevkisine ulaşılabileceği anlaşılmaktadır. Ve yine şu gerçeği de anlamaktayız ki "ameller Niyetlere göredir" prensibi salih Ameller yani iyi olan sevap işlemeye yönelik dinin emrettiği için geçerlidir.
Niyetin iyi olması dince yasaklanmış bir amelin yapılmasını meşru kılamıyacağı gibi, kötü niyetle işlenmiş bir salih amelde Allah indinde failine mükafat sağlamaz.
Allah’ın hiç bir şekilde müsaade etmediği, Allahın hükümlerinin çiğnendiği ve insanların ilahlaştırıldığı mevki ve makamlarda Biz sadece dine hizmet için buralardayız, niyetimiz Allah rızası içindir diyenler
Eğer Allah’ın dinine hizmet etmek istiyorlarsa, emir olundukları gibi hizmet etmek zorundadırlar
Bir müslüman “Ameller niyete göredir” hadisini kullanarak kafirlere çaktırmadan onlar gibi her hareketi yapabilir mi ? Amellerin değeri imandan sonra niyetede bağlıdır. Yüce duygu ve amaçlar taşımayan veya kötü amaçlar için yapılan ameller kişiye fayda sağlamaz. Meselâ, ashâb-ı kirâm Medine’ye hicret ederken Mekke müşriklerinin kötülük ve baskılarından kurtulmak, Medine’de daha güzel ibadet, taat ve amellerde bulunmak, İslamı, oradan cihana yaymak gibi düşüncelerle dolu idiler.
İçlerinden birisi ise, nişanlı olduğu kadın hicret ettiği için, sadece onunla evlenmek niyet ve düşüncesiyle Medine’ye gelmişti. İşte Hz. Peygamber, diğer muhacirlerin büyük ecir ve mükafatlara nail olduklarını bildirirken onun da istediği kadına kavuşmakla niyetine ulaştığını, ancak hicret sevabından mahrum kaldığını haber verdi. Bunun üzerine Rasulullah (s.a.v) “Ameller ancak Niyetlere göredir” buyurdu. (Buhârî, Bedü’l- Vahy, 1; Müslim, İmâre, 155)
Bu olayı, öncelikle ameli ve itikadi olmak üzere ayrı ayrı analiz etmek zorundasınız Ameli konuda, bir mü’minin yaptığı bir fiil eğer kötü bir sonuç ile bitiyorsa böyle durumda o failin bu olaydaki niyeti geçerlidir. Yani olay olumsuz da gözükse buradaki niyetinden dolayı sevap vardır. Müslüman kadının buradaki niyeti islami yurda hicret olduğundan hicret sevabını kazanmıştır.
“İtikadi“ açıdan olaya bakarsak bir yer için ziyarete gitmek isteyen kimse; gideceği yer ile ilgili olan şartları, detayları, yolları, özellikleri, gerekli bilgi donanımını almadan yola çıkar ve kendi cehaletinden, hatasından dolayı oraya ulaşamzsa benim amelim niytime göredir ben falan niyetle çıkmıştım gitmek istediğim yere gittim diyemez. Bu en basit bir misafirlik ziyaretinde bile geçerlidir. Bir kimse arkadaşına ziyaret için çıkmış olsa ve yanlış arabaya binerek farklı semtlere gitse ve randevusuna ulaşamazsa ben mazeretliyim, ben geldim sayılır diyemez. Yine aynı şekilde Hacc için niyetlenip yola çıkan bir kimse, yollarını araştırmadan Arabistan uçağı yerine Ermenistan uçağına binmişse, ben Erivan’da hacı oldum diyemez, hacc Arafat’tır çünkü!
Ameller Niyetlere göredir hadisini küfür ve şirk Ameller için kendilerine bir ruhsat gören kimselere sormak lazım Rasulullah kendisine teklif edilen darun nedve ve cahiliyye parlementosunun başına geçme teklifini Ameller niyete göredir deyip ben bunların küfür puthanesine gireyim, çaktırmadan yavaş yavaş islami tebliğ ederim, hem müslümanlara yapılan işkence ve eziyetleri önlerim demiş midir ? dememiştir ?
Allah (c.c) şöyle buyuruyor:
De ki: Ey kâfirler! “Ben sizin İbadet ettiklerinize ibadet etmem. Siz de benim ibadet ettiğime ibadet etmezsiniz. Ben de sizin ibadet ettiklerinize (asla) ibadet edecek değilim. Siz de benim ibadet ettiğime (asla) ibadet edecek değilsiniz. Sizin dininiz size, benim dinim banadır.” (Kafirun: 1-6)
Allah (c.c.) bize Rasulullahı örnek almamız ve O’na uymamız gerektiğini emrediyor.
“De ki, siz gerçekten Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve suçlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah çok esirgeyici ve bağışlayıcıdır.” (Ali imran: 31)
“Kim peygambere itaat ederse Allah’a itaat etmiş olur. Kim de yüz çevirirse, biz seni onlara bekçi olarak göndermedik.” (Nisa: 80)
“Rasul size ne verdiyse onu alın. Size ne yasak ettiyse ondan da sakının. Allah’tan korkun. Çünkü Allah’ın azabı çetindir.” (Haşr: 7)
Tarık b. Şihab (r.a)’dan Rasulullah (s.a.s)’ın şöyle dediği rivayet edilmiştir:
“Bir sinek yüzünden adamın biri cennete diğeri de cehenneme girdi.” Sahabeler:
“Bu Nasıl oldu ey Allah’ın rasulü!” dediler. Rasulullah (s.a.v) şöyle dedi:
“İkisi birlikte bir şehre uğradılar. Bu şehir halkının oradan her geçenin mutlaka kurban takdim etmesi gereken bir putları vardı. Birine: “Bir kurban takdim et” dediler. O da: “Takdim edecek hiçbir şeyim yok ki!” dedi. Onlar da: “Hiç değilse bir sinek takdim et.” dediler. O da bir sinek takdim etti. Yolunu açtılar, serbest bıraktılar. Allah (c.c.) o kişiyi bu amelinden dolayı cehenneme soktu. Diğerine: “Sen de takdim et.” dediler. O da : “Allah’tan başka hiçbir şeye bir sinek dahi takdim etmem.” dedi. Boynunu vurdular. Ve o adam bu yüzden cennete girdi.” (Ahmed b. Hanbel)
Fethu’l Mecid kitabının sahibi bu hadisi zikrettikten sonra şöyle demiştir:
“Bu hadiste şirke düşmekten şiddetle kaçındırma vardır. Çünkü insan bilmeden kendisini cehenneme sokacak şirke girebilir.” (Fethu’l Mecid s: 149)
Fethu’l Mecid kitabının sahibi aynı sayfada şöyle demiştir:
“Kurban olarak sinek takdim eden kişi kurban takdim etmeden önce müslüman idi. Yani yaptığı bu fiille kafir oldu.Bak burası çok önemli.. Çünkü müslüman olmasaydı Rasulullah (s.a.s) onun hakkında: “Bir sinek yüzünden cehenneme girdi” demezdi.”
Bu olay amelim kötü olsa da, niyetim iyi deyip Allah’tan başkasına kurban keserek küfür hareketini yapan kişinin niyetinin onu kurtarmadığını ve cehennemlik olduğunu bildirirken sen neye dayanarak yok kaşını alır erkek beğensin cart curtu yapıyorsun... Yahu kardeşim bilemek ayıp değil iş önüne geleni ben bilmiyormuşum diye kabul etmekdir......cahalet özürdür ama bir açıklayan varsa artık özürden çıkar hükümlü olur kişi duyduğuyla araştırma yapar inanmadığı konuda...Peygamber aleyhisselam:
Kim bir kavme benzerse, onlardandır” buyuruyor. (Ebu Davud Ahmed ibni Hanbel)
Ameller Niyetlere göredir hadisi şerifi kalkan edilerek her türlü kötülüklere bulaşılıp sığınılacak bir konu değildir. Bu hadisin geçerli olduğu, mazurlu olduğu durumları inceleme yapmadan dillere dolamamak gerekir. Kötü amellere niyet bahane edilecek olursa, söyleyiniz ortada kötü olan ve kötü denecek hangi Ameller kalır.
İmam Ebu Hanife böylesi zatlara gereken en güzel cevabı vermiştir ki O da: “İyi niyet kötü ameli iyi yapmaz” cevabıdır.
İnsanlardan bazıları vardır ki bunlar, müslüman olduklarını, İslam dinini hakim kılmaya çalıştıklarını, bu gayeyle hareket ettiklerini söylemelerine rağmen isteklerini gerçekleştirmek için "ameller Niyetlere göredir" hadisinin arkasına sığınıp küfür ve şirk işlemekten geri kalmazlar. bu kişilerde zaten İslama zıd konuşurlar. Böylece hem kendilerini, hem de cahil halkı kandırarak Allah (c.c)’ın azabını gerektirecek amelleri işlerler.
Şu iyi bilinsin:
Kişinin niyetinin halis olması, onu her zaman cennete götürmez. Zira cennete girebilmek için halis niyetle birlikte, amellerin de halis olması gerekir. Halis amel ise Allah (c.c) ve rasulünün bildirdiği ve gösterdiği şekilde yapılan ameldir.
Allah (c.c) şöyle buyuruyor:
“Muhakkak ki Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah’ı çok anan kimseler için Rasulullah en güzel örnektir.” (Ahzap: 21)
“Rasul size ne verdiyse onu alın. Size ne yasak ettiyse ondan da sakının. Allah’tan korkun. Çünkü Allah’ın azabı çetindir.” (Haşr: 7)
Ne yazık ki kendilerinin müslüman olduklarını iddia eden günümüzün sözde müslümanları Ameller Niyetlere göredir hadisini anlamadan iyi niyeti kendilerine mazeret olarak gösterirlerrr.
Ey tevhidi öğrenen! Allah (c.c) aşkına söyle, bu ümmet için hangisi daha faydalıdır?Tevhidi gerçek manada sağlamamalarına rağmen insanları tevhide çağıran, insanlara sahte İslam’ı anlatan kişiler mi, yoksa sütünden, etinden ve derisinden istifade ettiğimiz hayvanlar mı? Ben söyleyim şanı büyük olan Allahın adına yemin olsun ki vallahi billahi hayvanlar onlardan daha faydalıdır!!
Kardeşlerim herkesin bilmediği, yada bu zamana kadar doğru zannettiği bildiği ve yaptıkları vardır... bu benim içinde geçerli... ama Allah rızası için şu okuduklarınızdan sonra üzerinde düşünmeye ve akletmeye çalışın..eğer bunları ben yazdım diye bana bir antipanizden dolayı inatlaşmayı seçecekseniz , kendiniz sahih blgilerden bunu araştırın....
O dediğin (nasihata ihtiyaca yoktur öyle insanların) sözünede bilmediğin birşeyi söyleyim kardeş (islam nasihatleşmekdir. Allah rasulü nasihatleşmeyi istemişdir. ) herkesin nasihate ihtiyacı vardır...
Allahtan bilmediklerimizi bize öğretmesini istiyoruz. (Allah en iyi bilendir. )
bi saattir yazıyorum inş .. herkes burdadır =))))
Sad inan ilk önce senin için yazdım kardeşim =)
SubHane RabbiyeL aLa...
SubHane RabbiyeL aLa...
................ peygamberimiz ne zaman verdi kaş almama hükmünü tarihi varmı , yada kime söyledi o hadisi yahudileremi yoksa tüm müslümanlaramı o hadis hakkında baya bir bilgi vermek lazım aslında çünkü yahudilerede tevratla hükmettiğine dair hadisler mevcut .
Tanrı kelimesi bizim dinimizde var mıydı
Rahmeti Sonsuz SevgiLisi...!
Beni Sana Sürünerek DeğiL...
Koşarak Ulaştır Ya Rabb...
Görüyorsun...
Kırık Döküğüm...
Boynu Büküğüm...
Yüreğim!
Kör düğüm ...
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi