You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

General
KAR TANEM
KAR TANEM
Sabah ezanı indirdi seni her yere; seni benzerlerinden saklamak için. Rüyalarımdan bir çağrı uyandırdı beni: "Peşine düş ki, kalbine düşsün kar tanesi.". Namaz sonrası, sordum cami cemaatine "her yerde kar tanesi: nerede ki, benim bir tanesi.
"Ahiret sorusu" seninkisi; dedi içlerinden birisi; saçlarında kar sepeti.Yaşlılığına verdim sözlerini; bir damla yaş bıraktım cami avlusuna; kuşlar gibi üşüştü kar taneleri. Hiç biri dokunmadan yaşıma; rüzgara bıraktılar son nefeslerini. Ağladım...
Hiç bir yaş(ım) yere kar olmadan düşemedi. Öyle zemheri, öyle boran, öyle karda kaldı arayışım. Son sözüm: "Nerdesin bi tanesi; bahar düşlerime düşen tek bir kar tanesi.... Yığıldım.
Cami avlusunda bir "adam" izi. İzi süren bir masal dedesi. "Hayatta mı?" diye sorarken; buz kesiyor herkesi. Cevapsızlık konulunca musalla taşına; tutuklu kalıyor herkesin soğuk nefesi. "Kayıp" ilanını gösteriyorlar; Fakat izci ilk bakışta seçemiyor yüzü; çünkü göz yaşları çoktan kar olmuş kapatmış yüzünü.
Dede gözlerinden seçebiliyor adamı. "Bu O; penceremden düşüşünü izlediğim bir kar tanesinin dillendirdiği ve sesi "sıcak çay" deminde ismini sayıkladığı adam bu adam.". Karlar erimeden; Güneş okşamadan bir kartanesini ve su olup toprağın bağrına düşmeden nefesi; bu adamı bulmamız gerek; çünkü aradığı kar tanesi; bizim bahçenin bir kar tanesi.
Masalcı Dede'ye dayanamayıp sormuş genç bir adam: "Kar her yerde; nasıl tanıyabildin adamı; daha doğrusu tanıyormuydun önceden gözlerini?.
Dede elini kalbinin üstüne götürmüş; rüzgar eşlik etmiş masala. Lapa lapa kar yağmaya başlamış. Masalın sonu Dedenin son nefesi olmuş: "Tanımıyorum; fakat her gün o bir kartanesinin tek başına kendini çoğaltıp; bir "kardan adam" yaptığını gördüm. Bittiğinde, son bir kez adamın gözleri diye, rüzgardan dilekte bulunup uçup istediği yere konduğunu gördüm. Dedim ki içimden; "pencerede iken gördüğüm kar tanesinin birini "adam" edeceğini bilseydim; içimdeki kar erimesin diye sıcak çayı içmezdim. İçeceksem de; bir bardak çayı, isterdim ki, ellerinden içeyim: benim de "Bir tanem; kar tanem" diye seslendiğim sabah ezanının gönderdiği olsun saklı kar tanesi.
Masalcı Dede; ismini verdiğinde kardan adamın; Güneş çoktan evindeki adamın gözlerinde doğmuştu. Kardan adamın ellerine tutuşturulmuş bir notu genç bir kız bulup herkesten saklamıştı. Yıllar sonra duyuldu ki; o genç kız saklı olan kar tanesi imiş. Düşülen notla her kış, bir kar tanesi olarak, sabah ezanı ile bir pencereden akıp giderken; bir sıcak çaya seslenirmiş; saklı bir ismi müjdelermiş.
Düşülen not mu?. Bilinen sadece bir nefeslik söz imiş: "Gözlerimde doğduğunda güneş; baharım gelmez bir tanem; sen benim üşüyen tüm yanlarımı adam eden müjdemsin; Sabah ezanının indirdiği çağrının sakladığı kar tanemsin!"

s.hocaoğulları
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.