Her nefis ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz. Ankebut-57
Bu dünya hayatı sadece bir eğlence ve oyundan ibarettir. Asıl hayat ahiret yurdundaki hayattır. Keşke bilseler! Ankebut-64
kaLbimden geçenLer
kaLbimden geçenLer
Vay be…
Yine bir gün, yine bir ay ve yine bir yıl daha bitti.
Yine bir nefesi daha tükettik.
Yani;
Meçhul sona bir adım daha yaklaştık…
Her nefes alış, bitişin de habercisi.
Tıpkı her doğumun ölümü daveti gibi
Şu an Türkiye’nin dört bir yanında son kutlanıyor. Özür diliyorum.
Yeni başlangıç kutlanıyor.
Hep bir avuntudur dillerde; “yeni yıla nasıl girersen sonunu da öyle getirirmişsin” diye.
Koca bir avuntu.
Koca bir kandırmaca.
Sokaklarda birazdan fink atacak, kendini kaybetmeye ayarlamış kimseler.
Saatler 00.00’ı gösterdiğinde çığlık çığlığa haykıracak birileri.
Ellerindekini havalara fırlatacak, belki de bulamayacağını bile bile.
Belki de yanında duran, hiç tanımadığı birine sarılacak farkında olmadan.
Kutlama mesajları çekecek tanıdıklarına, gelenleri de okuyacak.
Ölçüsü olmayanlar demlenecek şişe şişe.
Kendinden geçecek kim bilir?
Ölçüyü kaçıranlar ise “bir kere geliyoruz dünyaya” diyerek tokuşturacak ellerindekileri.
Yanındakileri fark etmeyip, önemsemeyip, kıymet bilmeyip, yeni merhabaların peşinde koşacak kendine yabancı tipler.
Ölçüsü olmayanlar;
Ya da ölçü derdi olmayanlar, yeni başlayan bir yıla uyuşuk bir bedenle, kokuşmuş nefeslerle, saçların diplerine kadar sinmiş tiksintiyle ve belki de öğürerek başlayacak.
Tıpkı birazdan bitirecek olduğumuz yıla başlarken yaptıkları gibi yapacak ve umarsızca yenisini selamlayacak birçokları.
Sanki geçenin kıymeti bilinmişçesine.
Sanki gidenin vergisi verilmişçesine.
Sanki tükenenin hakkı ödenmişçesine.
Hiç pişmanlık duymadan, tüketilen senenin ardından yenisi karşılanacak.
Sanki bunu iyi harcamak nasip olacakmışçasına.
Ya ölçüsü olanlar?
Huzurlu geçmişse geçen dilim, bir kere daha el açılacak Yaradan’a ve hamd edilecek.
Sırf farklılık olsun diye, öncekilerden ayrı olsun diye, alınlar seccadeyle daha fazla buluşacak ve eller açılacak göklere.
Gecenin, öncekilerden farkı olduğunu bilerek daha bir özenle harcanacak saniyeler.
Geçen koca bir yılın ardından heba edilmeyen günlerin şükrü eda edilecek ve başlayacak yeni günlere bu inanmışlıkla selam durulacak.
Tutulmuşsa hesaplar, yazılmışsa akıl defterine yaşanmışlıklar;
“tüh” denilecek… dizler dövülecek… “n’aptım ben Allah’ım” denilecek.
Aklın emriyle hatırlanıp, geçerken bir bir kusurlar gözler önünden;
O gören gözler ıslanacak, ıslatacak, yıkayacak ve;
“af Allah’ım, n’olur aaf Allah’ım” denilecek.
Beyazı sever bilinçli insan.
Beyaz temizdir, temizliktir çünkü.
Kısmetse, önümüzde birkaç dakika sonra, tıpkı dün olduğu gibi, tıpkı bu senenin başında olduğu gibi, tıpkı ondan önceliklerde olduğu gibi, tıpkı doğduğumuzdaki gibi bembeyaz bir sayfa uzanacak.
Güzel şeyler yapabilmemiz için;
Güzel şeyler başarabilmemiz için;
Güzel şeylere başlayabilmemiz için;
Güzel şeyler söyleyebilmemiz için;
Güzel şeyler görebilmemiz için.
O zaman neden lakaydilik, neden bu aldırmazlık, neden bu vurdumduymazlık ve neden bu aymazlık!?
Hadi durmayın, el açın, af dileyin, şans isteyin, “bir kere daha Allah’ım” deyin, bir kere daha söz verin. Ama n’olur söz dinleyin.
Sizin tükettiğinizi sandığınız zaman, erittiğiniz günler, bitirdiğiniz takvimler asıl Sizi tüketiyor.
Görün gerçeği.
Zaman aleyhinize akıyor. Zaman Sizi eskitiyor. Zaman Sizi “son”a biraz daha taşıyor.
Görün gerçeği.
Yormayın kendinizi yarına çıkmak isteme telaşıyla. Senedinizin olmadığını bile bile heba etmeyin kendinizi ve “an”ı yaşayın.
Görün gerçeği.
Hayatınız gidiyor. Ömrünüz tükeniyor. Gündüzleri geceler, geceleri gündüzler kovalıyor ve asıl Sizi, bizi tüketiyor.
Görün gerçeği.
Hadi durmayın, el açın, af dileyin, şans isteyin, “bir kere daha Allah’ım” deyin, bir kere daha söz verin. Ama n’olur söz dinleyin.
Takvim yaprakları tükenmişken…
2010 sermayesi bitmişken…
Koca bir yıl harcanmışken…
Bir kere daha “bismallah” deyin.
“Bu defa söz Allah’ım; bu defa ahdimden dönmek yok Allah’ım; bu defa Sana yamuk yapmak yok Allah’ım; bana verdiklerini şuursuzca bitirmek yok Allah’ım” deyin…
Unutmayın, zaman Sizi tüketiyor ve her nefesle Sizi “son”a yaklaştırıyor.
Haydi şimdi varın “an”ın kıymetini bilin.
Huzur bütün bunların içinde bile yüreğimizin sükûn bulabilmesidir."
![[Resim: huzur.jpg]](http://2.bp.blogspot.com/-60dBElVaW-M/TdKdSDMdHFI/AAAAAAAABH8/_KheubWEeZ0/s400/huzur.jpg)
![[Resim: urjn1.jpg]](http://t1311.hizliresim.com/1h/p/urjn1.jpg)
Câhillerden beterdi, âlimlerin hasedi..
umutsuzluklar deryasında kaybolup bogulurken
içinde umut zerreleri yesertmeye çalısabilendir...
![[Resim: 1.jpg]](http://www.quickcoffee.com.tr/dosyalar/urun/1.jpg)
Hani Kırk yıl hatrı vardır ya kahvenın…
Kahveler hazır…
Buyur dost ..
![[Resim: urjn1.jpg]](http://t1311.hizliresim.com/1h/p/urjn1.jpg)
Câhillerden beterdi, âlimlerin hasedi..
Hadi bugün O’na (Celle Celaluhu) sevgini göster!
Sevgililer günü ya bugün…
O’nun için bir şey yap!
O’na kendini beğendir bugün!
“Seviyorum” diyorsun ya…
Hadi göster sevgini!..
O neyi seviyor, neyi sevmiyor öğren!
VE
Sev O’nun sevdiklerini, sevmediklerinden uzaklaş!
Ki, O da sevsin seni…
Seven elbet sevilir ama, lafta kalmasın sevgin…
Hadi bugün göster O’na sevgini!..
Sevgililer günü ya bugün..
Bilirsin, seven hep sevdiğini anlatır,
“Bülbülün yüz hikâyesi varmış, hepsi de gül üstüne..”
Bugün, ulaşabildiğin herkese O’nu anlat!
O’nu ve O’nun en sevdiğini(Sallallahu aleyhi ve sellem)…
Telefonla, yüzyüze, kavlen ve fiilen O’nu anlat!
O, sana senden de yakın olanı..
O, seni senden de iyi bileni..
O, sen O’nu bıraksan da seni asla bırakmayanı..
O, en güzel sevda türküsünü, ölümsüzlük bestesini…
Sevgililer günü ya bugün..
Bilirsin, seven hep sevdiğini düşünür ya..
Bugün sen de hep O’nu düşün!
O’nun hoşuna gidecek bir şey yap! Memnun et O’nu..
Meselâ;
Şimdiye dek isteyip de yapamadığın bir emrini uygula bugün!
Eğer örtülü değilsen, hiç çıkarmamak sözüyle,
Bir başörtüsü al kendine!
Kılamıyorsan, bugün namaza başla!
Meselâ;
“Kur’anı mutlaka öğreneceğim” de!
Biliyorsan, öğretmek için bir talebe bul kendine!
Bir ayet ezberle ve uygula onu!..
Bugün bir hadis öğren ve öğret onu!..
Meselâ; bugün Sevgilini en az bir kişiyle tanıştır!
Hiç tanımadığın birine selam ver!
Bir yetimin başını okşa! Bir çocuğu sevindir bugün!
Meselâ;
İşyerine giderken O’nu hatırlatacak bir hediye götür bugün,
Ya da çal komşunun kapısını, yüreğini bölüş,
O’nu anlat bu vesileyle..
Bugün O’nun için birşey yap!
Ama yalnız O’nun için.. Nefsini hiç karıştırma!
Cennet hesapları yapma bugün, karşılık bekleme!
Pazarlıksız, riyasız olsun her yaptığın…
Bugün şöyle bir düşün!
Sevdiklerine ve hatta sevmediklerine,
Ne kadar çok vakit ayırıyorsun?..
Fanî dediğin şu dünya için ne kadar çok çalışıyorsun?..
Yarım saat sürecek bir ziyaret için,
On dakika sürecek bir yemek için, mutfakta ne kadar kalıyorsun?..
Nazlıca ağlayan yavrunun sesiyle nasıl fırlarsın yatağından, o soğuk
gecede?..
İşverenin ay sonunda vereceği üç kuruş için nasıl kahredersin kendini?..
Sınıfını geçebilmek için, iyi not alabilmek için, nasıl geceni gündüzüne
katarsın?..
Eşini, çocuklarını, anneni, babanı, nişanlını memnun etmek için nasıl da
çırpınırsın…
Tüm bunlar ve senin de ekleyebileceğin dahaları için yaptıklarının,
SÖYLE, yüzde kaçını Allah için, Habibullah için yaptın bugüne kadar?..
Evet bugün sevgililer günü..
Sen de buluş Sevdiğinle bugün!
At kendini seccadeye, bir tövbe et, dönmemecesine..
O’nun sevmediği her şeye “elveda” de!
Gözyaşların armağan olsun O’na..
Gözyaşların ve zaten O’nun olan yüreğin..
Bugün ve her gün!
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi

![[Resim: somali-aclik-cocuk-olumleri.jpg]](http://www.nationalturk.com/wp-content/uploads/2011/08/somali-aclik-cocuk-olumleri.jpg)
![[Resim: 59536_472541436012_106897266012_7133378_4970543_n.jpg]](http://a1.sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc6/59536_472541436012_106897266012_7133378_4970543_n.jpg)