You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Kadın Neydi, Ne Yaptılar?

Kadın Neydi, Ne Yaptılar?

Kayıtsız
<span style="color: #1C1C1C"><strong>Kayıtsız</strong></span>
Kadın Neydi, Ne Yaptılar?
Modernler kadını evden çıkartıp, evini yıktılar. Kadını ikna etmek için, evini ona “Bu senin zindanın” diye tanıttılar. Bu şeytani telkine aldanan modern kadın evi terk etti.

Modern kadına ev yerine önerdikleri şey ne? Sokak, cadde, süpermarket, kulüp, dernek, fabrika, daire, dükkân, ofis vesaire vesaire… Ama bunların hiç biri evin yerine geçmedi. Kadın eve düşman dışarıya hayran edildi. Fakat dışarı onu korumadı. Koruyamazdı da. Onu dışarı çağıranlar zaten korumasız kalsın, savunmasız kalsın diye çağırmıştı. Onu dışarı çağıranlar, onu metalaştırmaya can atanlardı.

Kadın onlar için süslendi, boyandı, pudralandı. Onlar için harcadı parasını, zamanını, hayatını. Onlar, içerden çıkarıp dışarının malı ettikleri her kadını yağlı ve bağımlı bir müşteri olarak alkışladılar. Nitekim öyleydi de. Kadın artık kazanmak için harcıyor, harcamak için kazanıyordu.

Önce anneliğini unuttu. Zira kendine yabancılaştı. Zaten dışarlıklı bir hayatın yoğunluğunu hiçbir kadın annelikle birlikte kaldıramazdı. O nazenin omuzlara bu ağır gelirdi. Öyle de oldu. Yıktıkları evin yerine pansiyonu koydular. Yıktılar dedimse, damını duvarını yıktıklarını kastetmedim elbet. Bu mecazen bir yıkımdı. Evin misyonunu yıktılar, tıpkı kadının kadınlık misyonunu yıktıkları gibi.

Artık evler iki kişilik pansiyondu. Baba işe anne işe çocuk kreşe; oh ne ala memleket! Siz buna ev diyebilecek misiniz? Zaten olmadı da. Önce çocuk sayısını azaltmaya ikna ettiler. Zaten evinden çıkardıkları kadın, buna mecburen ikna olmak zorundaydı. Başka türlü yapamazdı. Kendisini dışarıdan koparak her şey ayak bağıydı. Bu çocuk için de, hatta eşinden “hanımlık” bekleyen koca için de geçerliydi.

Evsizliğin merkezi olan Batılı toplumlarda kadın doğurmuyor. Geçenlerde Kıbrıs Rum yönetimi her doğum için 60 bin dolar vereceğini açıkladı. Biliyorum yine ikna edemeyecekler. Çocuğu angarya gören bir kadını doğurmaya nasıl ikna edebilirsiniz. Dahası, “kamu malı” haline getirilmek için içindeki anne öldürülmüş olan modern kadın, fıtratın haykıran sesini, taş kesilmiş kalple nasıl duysun?

Eline köpeğin zincirini tutuşturdular ve “çocuk yok, köpek olsun” dediler. Modern kadın farkına varmadan köpeği çocuğun yerine koyuverdi. Çocuğun kahrına katlanmamak için evden kaçan modern kadın köpeğin kahrına katlandı. Tıpkı bir kocanın kahrına katlanmamak için evi gözden çıkaran modern kadının, kocalık sorumluluğunun hiç birini taşımayan bir sürü sorumsuz ve iffetsiz erkeğin kahrına katlandığı gibi.

Müslüman kadını önce birinci evi olan tesettürü, sonra ikinci tesettürü olan evi koruyor. Bu Allah’ın kendi talimatına uyan kadına bahşettiği bir lütuftur.

Evet, İslami tesettür birinci evdir. Bazıları İslami tesettüre “ikinci deri” gibi bakarlar. Bu ifrattır, aşırılıktır ve fıtrata aykırıdır. Tesettür mümin kadının sosyal ilişkilerini düzenleyen bir talimattır. Karşıt cinsle ilişki kurarken dişiliğini arka plana atar ve kişiliğini ön plana çıkarır. Bunu tesettür sayesinde yapar. Muhatabına “Benimle kişiliğim üzerinden ilişki kur” mesajı vermiş olur.

Tesettüre ikinci deri gibi gören ifrat anlayış, onu Müslüman kadının yalnız olsun başkalarıyla olsun deri gibi ondan kopmaz bir parça olarak görür. Bu ilk bakışta “hassasiyet” gibi gözükse de, derinden bakınca fıtrata zıt ve zorlama olduğu anlaşılır. Fıtrata uygun olmayan her dindarlık gösterisi, mutlaka ziyana yol açar. Ya bunu uygulayanın tavır, davranış, ilişki ve anlayışında, ya da muhataplarının üzerinde.

İlk ev olan İslami tesettür, Müslüman kadınla birlikte yürür. Müslüman kadın nereye giderse gitsin, o da oraya gider. İşte bu nedenle o “ev”lidir. Tesettürü alınarak dışarı salınmış bir kadın, bu yüzden evi başına yıkılmış bir kadındır.

“İlk evi” olan tesettürünü koruyamayan, “ikinci tesettürü” olan evini koruyamaz. Başta inşa edemez ki korusun. İşte bu yüzden, hakkı ifa edilen bir tesettür mucizedir.

Dünyanın kadın açısından gittiği yöne dikkatlice bakınız. Muceza derken ne kastettiğimi o zaman anlarsınız. Yine tesettürün hürriyetin sembolü olduğu gerçeği, özgürlük adı altında metalaştırılan modern kadının içinde bulunduğu sıkıntılı duruma bakınca daha iyi anlaşılmaktadır.

Kadın rahatsız olacaksa, değersizleştirme operasyonundan rahatsız olmalıdır. Kadının adı yoksa, ona bir ad konulur. Ama ya değeri yoksa ne yapılır? Değer isim gibi “koydum” demekle konulacak bir şey değil ki.

Kadını değerinden koparanlar, ona “fiyat” biçiyorlar. Zira kendilerinde değer yok, para çok. “Parayı bastırırız, alırız” diye düşünüyor olmalılar.

Kadın, değersizleştirme operasyonuna kurban gitmemek istiyorsa, euzü besmele çeksin. Çeksin de şeytanlar ondan elini çeksin....

benim eşim içinde dua ederseniz sevinirim.namazını kılan imanlı birisi fakat tesettüre uygun olarak giynmiyor şu anda...amel konusunda sıkıntılı yani...hepimizde olduğu gibi...dua edin eşim için lütfen...tesettüre uygun giyinmesi için dua lütfen....selametle...
Bunu ilk beğenen sen ol.
Yeni Üye
RE: Kadın Neydi, Ne Yaptılar?
inş. eşiniz de amellerinde daha başarılı olur.
Kadın, islamda gerçekten çok değerli..
Bunu ilk beğenen sen ol.
Forumcu
RE: Kadın Neydi, Ne Yaptılar?


Kayıtsız kardeş,

Benim eşim ,göz doktoru ,profesör, göz hastahanesinin başhekimi,

Ben de onu tesettüre sokup, eve kapatayımı mı..???

Ne tavsiye edersiniz acaba...???




Bir kez gönül yıktın ise , Bu kıldığın namaz değil
Bunu ilk beğenen sen ol.
Forumcu
RE: Kadın Neydi, Ne Yaptılar?


KADINIMIZ NE İDİ...?? Ne oldu..?


Ne idi :
Kadınımız, başlık parasıyla domates ,patates gibi satılan mal idi.
Kadınımız kocası tarafından eve kapatılan,hapsedilen, esir gibi,
köle gibi,hizmetçi gibi kullanılan bir mal idi.
Kocasını yat dediğinde yatan ,kalk dediğinde kalkan, kocasının
emirlerine icabında tekme tokatla,dayakla uymaya mecbur edilen
bir zavallı idi.

Ne oldu :


Üniversitelerde milyonlarca gençlerimizi yetiştiren profesörler oldu.
Doktor oldu,hemşire oldu..
Hakim oldu,savcı oldu,avukat oldu..
Genel müdür oldu,millet vekili oldu,bakan oldu.başbakan oldu..
Holding sahibi oldu,48 bin kişye işveren,dünyanın en büyük işverenlerinde 8. sıranın sahibi oldu...

Subay oldu,
Emrinde yarbayların,binbaşıların,yüzbaşıların,teğmenlerin ve 5.000
askerin selam durduğu ALBAY OLDU..

Yolcu uçağına binmekten korkan milyonlarca erkek varken,,,
Sesten hızlı uçan, F-16 SAVAŞ JET PİLOYU OLDU.....

YETERLİ Mİ..?? HAYIR HAYIR...YETERLİ DEĞİL...

Kadınımız daha yükseklere çıkmalıdır....

'' Kadının karnından sıpayı,sırtından sopayı eksik etmeyeceksin ''

Diyen YOBAZ erkeklerimizin sayısı azaldığı.,..Bittiği zaman...

Kadınımız ülkemizde HAK ETTİĞİ YERİ ALACAKTIR....

Cümleten selam...






Bir kez gönül yıktın ise , Bu kıldığın namaz değil
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.