You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Kabir azabı vardır

Kabir azabı vardır

Profesör
Kabir azabı vardır
Reformcu yazar diyor ki:
(Kabir azabı yoktur.)
CEVAP
Kabir azabının varlığını bildiren vesikalardan bazıları şöyledir:
İmam-ı a’zam hazretleri buyurdu ki: Mümin suresinin (Onlar, sabah akşam ateşe sokulurlar. Kıyametin kopacağı günde, “Firavun hanedanını azabın en çetinine sokun!” denilecek) mealindeki 46. âyet-i kerimesindeki sabah akşam görecekleri azap, Kıyamet’ten öncedir. Âyetin devamında, onların şiddetli azaba sokulacağı bildiriliyor. Birincisi kabir azabı, ikincisi ise Cehennem azabıdır. (El-Kavl-ül fasl)
İmam-ı Gazali hazretleri de, (Bu âyet-i kerime kabir azabını gösteriyor) buyurdu. (İhya)
Nuh suresinin, (Günahları yüzünden suda boğuldular, ardından da ateşe atıldılar) mealindeki 25. âyet-i kerimesinde geçen Fe-üdhılu kelimesindeki Fe edatı, hiç ara verilmediğini gösterir. Yani (Suda boğulduktan hemen sonra kabirdeki azaba maruz kaldılar) demektir. Bu da kabir azabının varlığını bildirmektedir. (El-Kavl-ül fasl)
Al-i İmran suresinin, (Allah yolunda öldürülenleri [şehidleri] ölü sanmayın! Bilakis onlar diridir) mealindeki 169. âyet-i kerimesi de, kabir hayatını bildirmektedir. (El-Kavl-ül fasl)
İmam-ı Şarani hazretleri buyuruyor ki:
Taha suresinin 124. âyet-i kerimesindeki (Mâişeten danken) ifadesi, kabir azabını bildiriyor, çünkü hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Mümin kabrinde yemyeşil bir bahçe içindedir. Ayın on dördü gibi aydınlatılır. “Feinne lehü mâişeten danken” âyeti, kâfirlerin kabirde görecekleri azabı bildirir. 99 “tinnin”, kâfirleri kıyamete kadar kabrinde sokup azap eder.) [Tirmizi]
[Tinnin isimli yılan, dünya yılanı değildir. Kâfire ve günahkâra azap etmesi için Allah’ın yarattığı bir mahlûktur.]
Tekasür suresinin 3. âyetindeki, (Bu övünmenizin kötü akıbetini ileride bileceksiniz!) demek, (Ölürken bileceksiniz) demektir. 4. âyetindeki (Yine ileride bileceksiniz) mealindeki ifade ise, (Kabirde bileceksiniz) demektir. (Celaleyn, Medarik, Muhtasar-ı Tezkire-i Kurtubi)
Bekara suresinin, (Ölüyken sizi diriltti. Tekrar öldürecek ve tekrar diriltecek) mealindeki 28. âyetinde bildirilen ikinci dirilme kabirde olacaktır. İmam-ı Nesefi de, bu âyet-i kerimenin kabir azabına ve kabir nimetine işaret ettiğini bildirmiştir. (Tefsiri Şeyhzade)
İmam-ı Nesefi hazretleri buyurdu ki: Araf suresinin, (Orada yaşayıp, orada öleceksiniz, yine oradan dirilip çıkarılacaksınız) mealindeki 25. âyetindeki orada kelimesinden maksat kabir hayatıdır. (Şeyhzade)
Casiye suresinin, (Allah sizi diriltir, sonra öldürür) mealindeki 26. âyeti, diriltmenin kabirde olacağını bildiriyor. (Şeyhzade)
Tevbe suresinin, (Onları iki defa azaba uğratacağız) mealindeki 101. âyetindeki azabın birisi kabir azabıdır. (Kadi Beydavi)
İmam-ı Süyuti hazretleri, kabir azabı ile ilgili Şerh-us-sudur isminde müstakil bir eser yazmıştır. Buhari, Müslim ve diğer hadis kitaplarındaki kabir azabıyla ilgili hadis-i şerifleri nakletmiştir. Her hadis kitabında kabir azabı bildirilmektedir. Kabir azabını inkâr eden, bütün hadis kitaplarını inkâr etmiş olur.
Hazret-i Âişe validemiz, (Yâ Resulallah, bu ümmet kabirde azap görecek, benim gibi zayıfların hali ne olacak) diye sual edince Resulullah efendimiz, İbrahim suresinin, (Allah, iman edenlere, dünya ve ahirette de sabit sözlerinde sebat ihsan eder) mealindeki 27. âyeti okudu. (Bezzar)
Bu âyette, kabir hayatının hak olduğu bildiriliyor. (Tefsir-i Celaleyn)
İbni Abbas hazretleri, bu âyet-i kerimede, müminlere ihsan edildiği bildirilen sabit sözün, kelime-i tevhid olduğunu bildirmiştir. Âyet-i kerimedeki, dünyadaki sabit sözden maksat, kabirdeki suale verilen cevaptır, âhirettekinden maksat ise kıyamet günündeki hesaptır. (Cami-ul-ahkâm)
İslam âlimleri, kabir hayatının âhiret hayatından olduğunu, kabir azabının da âhiret azaplarından olduğunu bildirmişlerdir. (Mektubat-ı Rabbani)
Kabir azabı ile ilgili hadis-i şeriflerden bazıları şöyledir:
(Kabir azabı haktır.) [Buhari]
(Kabir ya Cennet bahçesi veya Cehennem çukurudur.) [Tirmizi]
(Kabir azabının çoğu, elbiseye idrar sıçratmaktan olur.) [İ.Mace, Nesai, Hâkim, D.Kutni]
(İdrardan sakının! Çünkü kabirde ilk hesap bundan olacaktır.) [Taberani]
(Kovuculuk kabir azabına sebep olur.) [Beyheki]
(Şehid, kabir azabından emindir.) [İbni Mace, Beyheki, imam-ı Ahmed]
(Dün gece rüyamda bir kimseyi kabir sıkarken gördüm. Namazı gelip onu kabir azabından kurtardı.) [Hâkim]
(Cuma gecesi Fâtiha suresi ve 15 kere Zelzele suresi okuyarak iki rekât namaz kılan kabir azabından emin olur.) [Deylemi]
(Allah yolunda gözcü olarak vefat eden, kabir azabı görmez.) [İ. Ahmed]
(İç hastalıklarından ölen kabir azabı görmez. ) [Tirmizi]
(Allah’ım, kabir azabından sana sığınıyorum.) [Müslim, Nesai, Hâkim, Haraiti]
(Kabir azabından Allah’a sığının.) [Müslim, İ.Ahmed, İ.E.Şeybe]
(Gizleyebilseydiniz, kabir azabını işitmeniz için dua ederdim.) [Müslim, İ. Ahmed, Nesai]
(Tebareke sûresini okumak kabir azabına engeldir.) [İbni Mürdeveyh]
(Ölüye uygunsuz şekilde ağlanınca kabirde azap görür.) [Buhari]
(Allah’a yemin ederim ki, 99 tinnin, kâfire kabrinde azap eder.) [Ebu Ya’la, İbni Hibban, Tirmizi]
(Namaz kılmayanın kabri ateşle dolar. Bir tinnin, her namaz vaktinde onu sokar.) [Kurretül-uyun]
Resulullah efendimiz, iki kabir yanında durup, (Bunlardan biri idrar sıçramasından sakınmadığı için, diğeri ise, Müslümanlar arasında söz taşıdığı için, kabir azabı çekiyorlar) buyurdu. (İbni Mace)
Eshab-ı kiramdan Ya’la bin Mürre hazretleri, bir kabirde azap olduğunu işitip Resulullah efendimize haber verdi. Peygamber efendimiz de, (Ben de işittim. Söz taşıdığı ve üzerine idrar sıçrattığı için azap yapılmaktadır) buyurdu. (Beyheki)
Resulullah, iki kabrin yanına gelince, bir hurma dalı getirilmesini emretti. Hurma dalını ikiye kırıp, yarısını bir kabre, yarısını da diğer kabrin üstüne koyup, (Bu dal yaş kaldığı sürece azapları hafifler. Bunlar gıybet ve idrardan dolayı azap görmektedir) buyurdu. (İ. Mace)
Peygamber efendimiz bir cenazede, (Yâ Rabbi, bunu kabir azabından koru) diye dua etmiştir. (Müslim, Nesai, Tirmizi)
Ehl-i sünnetin ve Hanefî mezhebinin reisi olan İmam-ı a’zam hazretleri buyurdu ki:
Kabirde ruhun cesede iadesi, kâfirleri ve bazı günahkâr Müslümanları kabrin sıkması ve azap edilmesi haktır. (Kavl-ül fasl)
İslam âlimlerinin en büyüklerinden olan İmam-ı Rabbani hazretleri, (Kabrin bedeni sıkması vardır) buyurdu. (3/17)
Yine İslam âlimlerinin en büyüklerinden olan İmam-ı Gazali hazretleri de, (Kabir azabı ruha ve cesede birlikte olacaktır) buyuruyor. (İhya-i Ulumiddin)
Karada ve denizde ölene de sual sorulur. Bu da ruhun bedene iade edilmesinden sonra olur. (Nuhbet-ül-leâli s.116, Bidaye s.91)
Ruh ve beden beraber günah işledikleri için, kabir azabı da her ikisine birden olur. (El-Müstened)
İmam-ı Süyuti, Şerh-us-Sudur, Abdurrahman ibni Receb Hanbeli Ehvâl-ül-kubur kitabında, İmam-ı Şarani hazretleri Tezkire-i Kurtubi Muhtasarı’nda bildiriyor ki:
Eshab-ı kiramdan Abdullah bin Ömer hazretleri, (Yerden boynu zincirli birinin çıktığını, bir adamın bunu dövdüğünü, zincirli adamın yerde kaybolduğunu, böylece toprağa girip çıktığını gördüm) dedi. Resulullah efendimiz, (O gördüğün kimse Ebu Cehil’dir, kıyamete kadar kabrinde böyle azap çeker) buyurdu. (Taberani)
İmam-ı Süyuti hazretleri buyuruyor ki:
Her ölünün ruhu, cesedine, bilmediğimiz bir hâlde bağlıdır. Ruhların kendi cesetlerine tesir ve tasarruf etmelerine ve kabirde bulunmalarına izin verilmiştir. Ölü kabirde çürüse de, ruhun bedenle olan bağlılığı bozulmaz. (El-mütekaddim)
Günahları ikisi birlikte işlediği için, azab da her ikisinedir. Beden kabirde çürüse de, Allahü teâlânın ilminde vardır. Ölüleri diriltmeye gücü yettiği gibi, bedene de azap yapmaya gücü yeter. Çünkü O, her şeye kadirdir, Onun kudretinden şüphe eden kâfirdir. (M. Nasihat)
Bu kadar vesikaya rağmen, kabir azabı yoktur demek süper mezhepsizlik olur.

Yanıp ölene kabir azabı
Bir ölü tabuta konsa, hiç defnedilmese, dışarıda kalsa, çürüse veya çürümese, ateşte yansa yine kabir suali olur. Ehl-i sünnet itikadını bildiren meşhur Emali kasidesi şerhinde, (Bir kimse kurtlar tarafından parçalanıp yense yahut ateşte yansa, denizde çürüse, kabir suali olur, kabir azabına veya kabir nimetine kavuşur) buyuruldu.
İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
Kabir azabı, âhiret azaplarındandır. Dünya azabına benzemediği gibi, rüyada görülen azaba da benzemez. Böyle sanmak, kabir azabını bilmemekten ileri gelir. Kabir azabına inanmayan bid’at sahibi olur. (Hakkında hadis-i şerif olsa da, olmasa da kabir azabına inanmam, akıl ve tecrübe bunu kabul etmez) diyen ise kâfir olur. (3/17, 3/31)
.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Kıdemli Üye
RE: Kabir azabı vardır
çok güzel bir konu Yusuf tsk ederim yazilanlara dikkat edelim ve çok ça Tebareke okuyalim

Abdullah b. Mes’ûd radıya’llahu anh bakın Rasûlullah aleyhi’s-selâm’ın kabir haliyle ilgili uyarısını nasıl naklediyor:

"Kişi kabre konulunca, azab melekleri ayakları tarafından gelir. Mülk sûresinin vazifelileri karşı çıkar; benim yönümden size yol yoktur çünkü o hayatında mülk sûresi okurdu, der. Sonra azab melekleri göğsü veya karnı cihetinden gelir; gene meleklerin, benim cihetimden size yol yoktur, o Mülk sûresi okurdu, cevabıyla karşılaşır. Daha sonra, başı istikâmetinden yaklaşmak isterler azab melekleri; gene aynı güç ve aynı cevabla karşılaşırlar. Mülk sûresi men edicidir. Kabir azabını men eder. Kim onu gece okursa, çok sevab kazanmış ve çok iyi bir iş yapmış olur."


Tebareke Suresi Okunuşu:

Bismi’llâh’ir-Rahmân’ir-Rahîm

(1) Tebârekelleziy biyedihil mülkü ve hüve alâ külli şey’in kadiyrün
(2) elleziy halekal mevte vel hayate liyeblüveküm eyyüküm ahsenü amela ve hüvel azıyzül ğafur
(3) elleziy haleka seba semavatin tibakan ma tera fiy halkır rahmani min tefavüt ferciıl basare hel tera min füturın
(4) sümmerciıl basare kerreteyni yenkalib ileykel besarü hasien ve hüve hasiyr
(5) ve lekad zeyyennes semaed dünya bimesabıyha ve cealnaha rücûmen lişşeyatıyni ve a’tedna lehüm azâbes seıyr
(6) ve lilleziyne keferu birabbihim azabü cehenneme ve bi’selmasıyr
(7) izâ ülku fiyha semiu leha şehiykan ve hiye tefurü
(8) tekadü temeyyezü minelğayzı küllema ülkıye fiyha fevcün seelehüm hazenetüha elem ye’tiküm neziyr
(9) kalu belâ kad câena neziyrün fekezzebna ve kulna ma nezzelellahü min şey’in in entüm illâ fiy dalâlin kebiyr
(10) ve kalu lev künna nesmeu ev na’kılü ma künna fiy ashabis seıyr
(11) fa’terefu bizenbihim fesuhkan liashabis seıyr
(12) innelleziyne yahşevne rabbehüm bilğaybi lehüm mağfiretün ve ecrün kebiyr.
(13) ve esirru kavleküm evicheru bihî innehu aliymün bizatissudur
(14) elâ yalemü men halâk ve hüvel latıyfül habiyr
(15) hüvelleziy ceâle lekümül’arda zelûlen femşu fiy menâkibiha ve külu min rizkıhî ve ileyhinnüşur
(16) eemintüm men fiyssemâi en yahsife bikümül’arda feizâ hiye temur
(17) em emintüm men fiyssemâi en yürsile aleyküm hasıba feseta’lemune keyfe neziyr
(18) ve lekad kezzebelleziyne min kablihim fekeyfe kâne nekiyr
(19) evelem yerev ilettayri fevkahüm saffatin ve yakbıdne ma yümsikühünne iller rahmân innehu bikülli şey’in basıyr
(20) emmen hâzelleziy hüve cündün lekum yansurukum min dunir rahmân inilkâfirune illâ fiy ğurur
(21) emmen hâzelleziy yerzükuküm in emseke rizkah bel leccû fiy utüvvin ve nüfur
(22) efemen yemşiy mükibben alâ vechihi ehda emmen yemşiy seviyyen alâ sıratın müstekıym
(23) kul hüveleziy enşeeküm ve ceale lekümüssem’a vel’ebsâre vel’ef’ideh kaliylen ma teşkürun
(24) kul hüvelleziy zereeküm fiyl’ardı ve ileyhi tuhşerûn
(25) ve yekûlune meta hazelvadü in küntüm sadıkıyn
(26) kul innemel ılmü ındallah ve innema ene neziyrün mübiyn
(27) felemma reevhü zülfeten siyet vücuhülleziyne keferu ve kıyle hazelleziy küntüm bihî teddeun
(28) kul ereeytüm in ehlekeniyallahü ve men maıye ev rahımena femen yüciyrül kafiriyne min azabin eliym
(29) kul hüver rahmân amenna bihî ve aleyhi tevekkelnu feseta’lemune men hüve fiy dalâlin mübiyn
(30) kul ereeytüm in asbeha maüküm ğavren femen ye’tiyküm bimâin meıyn

Anlamı:

1. Hükümrânlık elinde olan mukaddes ve mubarektir; ve her şeye gücü yeter.
2. Hanginizin daha iyi iş işlediğini belirtmek için hayatı ve ölümsonrasını yaratan O’dur. Azîz ve Gafûrdur.
3. Gökleri yedi tabaka halinde yaratan O’dur. Rahman’ın bu yarattığında bir düzensizlik asla göremezsin. Gözünü çevir bak, bir kere daha bak, bakalım bir düzensizlik görecek misin?..
4. Sonra tekrar tekrar çevir bak gözünü, ama asla göremiyecek aradığını ve yorgun, bitkin dönecek gene kendine!..
5. And olsun ki, göğü yıldızlarla bezedik ve bazılarıyla şeytanların taşlanmasını sağladık: onlara yalın ateş azabını hazırladık.
6. Rabları gerçeğini örtenlere cehennem azabı vardır; o ne berbat sonuçtur!..
7. Bunlar cehenneme atıldıkları zaman, gümbür gümbür gürültüsünü duyarlar; kaynama sesidir bu!..
8. Ve cehennem (ehli) hiddetinden parçalanacak gibi olurlar. Her bir bölük atıldıkça sorarlar cehennem melekleri: Sizi uyarıcı gelmemiş miydi!..
9. Onlarda cevablarlar: Evet, bize uyarıcı geldi, ama onu yalanlamıştık!.. Allâh hiç bir şey inzâl etmemiştir, siz aldanmışsınız, demiştik.
10. Ve derler; eğer söz dinleyip aklımızı kullansaydık bu çılgın ateşli cehennemde olmazdık.
11. Böylece yaptıklarını itirâf ederler. Uzak olsun bu cehennemlikler.
12. Gaybın kendisi olan Rablerine karşı haşyet duyanlar bağışlanmayı ve büyük mükafaatları hakkedenlerdir!..
13. Sözünüzü ister içinizde tutun, ister açıklayın; hep birdir. Şuûrunuzdakini O bilir!..
14. Hiç bilmez mi onu yaratan?.. O lâtîf olarak haberdardır herşeyden.
15. Yeryüzünü yaşıyacağınız biçimde altınıza seren O’dur. Yeryüzünde gezin, dolaşın, ihsan ettiği rızıktan faydalanın ve O’na döneceğinizi bilin!..
16. Göktekinin sizi yerin dibine geçirmesine karşı güvencede misiniz?.. O durumda yer harekete geçer;
17. Yoksa göktekinin başınıza taş yağdırmasına karşı mı güvencedesiniz?.. Anlıyacaksınız bu uyarının manâsını.
18. Andolsun ki, bunlardan öncekiler de yalanlamışlardı. İnkârlarının sonucu dehşetti!..
19. Üzerlerine kanat çırpan dizi dizi kuşları görmezler mi. Onları uçuran Rahman’dır!.. Şüphesiz ki O, şeyin bizatihi kendisi olarak görür her şeyi!..
20. Rahman’a karşı size yardım edecek ordularınız mı var!.. Gerçeği örtenler aldanmıştır ve aptalca bir gurur içindedirler.
21. Ya, Allâh rızkınızı keserse, kim verecek size onun kestiğini?.. Onlar, nefret ve azgınlık halinde ileri gidenlerdir.
22. Yüzüstü kapanıp sürünen mi yoksa ayakta önünü görerek yürüyen mi doğru yol üzeredir?..
23. De ki: Sizi yaratan, size kulak, göz ve kalp veren O’dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz?..
24. De ki: sizi yeryüzünde çoğaltan O’dur ve O’nun indinde hep bir araya toplanacaksınız.
25. Derler ki; Tehdidiniz doğru ise, ne zaman gerçekleşecek?..
26. De ki; Bunun bilgisi Allâh’a aittir!.. Ben sadece apaçık uyarıcıyım.
27. Tehdit edildikleri şeyin yaklaştığını gördüklerinde, inkârcıların yüzleri kararacak, kendilerine, işte arayıp sorduğunuz buydu, denilecektir!..
28. De ki; Allâh, beni ve benimle olanları helâk edecek ya da rahmetine erdirecek olsa; acaba inanmayanları elim azaptan kim koruyabilir?..
29. De ki; O Rahmandır, O’na imanlıyız ve O’na güveniyoruz. Bileceksiniz elbet apaçık gerçekten sapmış olan kimmiş.
30. De ki, suyunuz çekilecek olsa yerin dibine, kim size bir pınar verebilir?
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 03-02-2011, Saat:12:41 AM, Düzenleyen: Melek.
General
RE: Kabir azabı vardır
Ne güzel bir konu olmuş bu her ikinize de teşekkürgülücük

Ben bilmiyordum mülk süresinin bu kadar ehemmiyetli olduğunu sayenizde öğrenmiş oldum.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Forumcu
RE: Kabir azabı vardır



Kabir azabı KUR'AN-I KERİM 'de TEK KELİME ile bile YOKTUR.....Eğer kabir azabı olsaydı...Kur'anı kerim..3 kelime ile..

kabir azabı vardır diye yazardı...Yüce Allah Kur'anda cehennemi
onlarca ayette bildirmiş ve uzun uzun da anlatmıştır.

Yüce Allah cehennemi bu şekilde anlatmışken...
Bizlere kabir azabı da uygulayacağını Kur'anda anlatmamış olması düşünülemez...

Kabir azabı vardır demek...:

Yüce Allah kabirdede insanlara kabir azabı uygulayacak ancak
Kur'anda kabir azabı olduğunu bildirmeyi unutmuş...
Din adamları anlamışlar ,Kur'andaki kabir azabının noksanlığını ve
insanlara kabir azabı olduğunu müjdelemişler....Demektir....





Bir kez gönül yıktın ise , Bu kıldığın namaz değil
Bunu ilk beğenen sen ol.
Forumcu
RE: Kabir azabı vardır

orhan,sana mı ınanalım yoksa ımamı azama,ımamı rabbnı ye ımamı gazalı ye mı?
yalan mı soluyorlar yanı?
[/quote]


HAYIR...KARDEŞ BANA DEĞİL....

KUR'AN-I KERİME İNANINIZ SEVGİLİ KARDEŞİM.....!!!

İsalami inanışın TEMELİ...:

Allah insanı topraktan ,yaratmıştır...Dönüş tekrar toprağadır...
Yüce allah insana önce bir VÜCUD verir sonra o vücuda..

Kendi nefsinden üfleyerek bir RUH verir. Yani insan RUHU Yüce ALLAHIN NEFSİNDENDİR.

Ölüm anında işte bu RUH ..Vücudu terkeder RUHLAR ALEMİNE
YÜKSELİR.....

Bu nedenledir ki ölen kişi için RUHUNU TESLİM ETTİ deriz.

RUH vücudu terkettiği anda...Geride kalan ceset artık topraktır..

Mezara konulan şey işte bu RUHSUZ topraktır...

Mezara konulan toprağa istediğiniz AZABI uygulayın...

HABERİ OLMAZ.....

Kardeş,

İMAM-I AZAM hiçbir fikrini düşüncesini yazmamış yazdırmamıştır...

İMAM-I AZAMIN FİKİRLERİ VE DÜŞÜNCELERİ...

Ölümünden yıllar sonra öğrencileri tarafından akıllarında kaldığı kadarıyla kaleme alınmış..Kitaplaştırılmıştır....

KUR'ANI KERİMDEN ŞAŞMAYINIZ...

KUR'ANI KERİME EKLEME YAPILMASINA, YAMA YAPILMASINA
MÜSAADE ETMEYİNİZ....

ALLAHIN İPİ KUR'AN-I KERİMDİR YALNIZCA ONA SARILALIM...

SELAM...



Bir kez gönül yıktın ise , Bu kıldığın namaz değil
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.