Kişi sevdiği ile birlikte olur.
Bir kimse, salih bir mümini sever, onun gibi itikada sahip olup, onun gibi amel işlemeye gayret eder, Allah dostlarını dost, Allah düşmanlarını da düşman bilirse, ahirette sevdiği kimse ile birlikte cennette olur. Bir kimse de hem müslümanları, hem de gayri müslimleri sever, gayri müslimlerin itikatlarını beğenirse, gayri müslimlerle birlikte cehenneme gider. (Kişi sevdiği ile birlikte olur) demek, sevdiği kimsenin derecesine kavuşur demek değildir. Fakat iyileri sevdiği için, cennette onlarla birlikte olur. Herkes imanının parlaklığına, kuvvetine göre farklı derecelerde bulunur.
Bu yazıdan anlaşılıyor ki, imansızları sevmek, onların itikatlarını beğenmek, insanı ebedî cehenneme sürükler. Ahirette iyilerle beraber olabilmek için, dünyada da onlarla beraber olmak, onları sevmek, onların yolundan gitmek gerekir.
Kocası öldükten sonra, birisi ile evlenen, ondan da ayrılıp başka bir erkekle evlenen bir kadın, ahirette bu üç kişiden hangisi ile evleneceği sorulunca, Resulullah efendimiz, (Böyle bir kadın, serbesttir. Hangi kocası güzel huylu ise ahirette onunla olur. Güzel ahlâk sahibi olan, dünya ve ahiret iyiliğine kavuşur.) buyurmuştur. Demek ki, kadın, üç kişiden hangisini daha çok seviyorsa, onunla beraber olur. Üçünü de istemiyorsa, hiçbirisi ile beraber olmaz.
Cennette üzüntü yoktur. Çocuk veya bekâr olarak ölenler de cennette evlenecektir.
Cennete gitmek için iyilerle beraber olmak gerekir. Peygamber efendimize, kimlerle beraber olmak gerektiği suâl edilince buyurdu ki: (Gördüğünüzde sizlere Allahı hatırlatan, konuşması ilminizi artıran, ilmi, ahireti düşünmenize yarayan zatlarla beraber olun!)
İnsanları sevindirmek
Ödünç veya hediye vererek yahut bir yardımda bulunarak insanları sevindirmek çok sevaptır. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
(Farzların edasından sonra Allahın en çok sevdiği iş, bir mümini sevindirmektir.)
(Mümin kardeşinin yüzüne tebessüm etmek sadakadır.)
(Hayâ, emanet ve sadakat gibi üç hasleti olandan dilediğini iste! Bu hasleti olmayandan bir şey isteme!)
İyilik edenin yüzüne karşı teşekkür etmeli, gıyabında da duâ etmelidir! Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(İyilik gördüğüne, Cezakellahü hayran kesira [Allah, seni çok hayırla mükâfatlandırsın] diyen, ona en büyük duâyı etmiş olur.)
(Bir müslüman, arkadaşının gıyabında duâ edince, bir melek de ona, “Aynen bir mislini de Allah sana versin” diye duâ eder.) Meleğin duâsı ise elbette kabul olur.
Bir kimse, kendisinin iyi veya kötü biri olduğunu kolayca anlayabilir. Dinimizin emirlerini yapıp, yasak ettiklerinden kaçan kimse iyidir, salihtir. Hadis-i şerifte (Ahiret isteğine kolayca kavuşursan, dünya arzularına da kavuşman zorlaşırsa, bil ki sen iyi bir hâl üzeresin. Bunun tersi olursa kötü hâldesin!) buyuruldu