You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

israil neden bu kadar güçlü?

israil neden bu kadar güçlü?

Acemi Üye
israil neden bu kadar güçlü?
Kur’ân, Allah’ın birer ayeti gördüğü doğa olaylarını dikkatle incelemeyi önerip bunların yanından körü körüne geçip gidenleri kınarken; bilimi nur, cehaleti karanlık sayarken; inen ilk ayetinde insanın yaratılışını incelemeye dikkatimizi çekerken; asırlarca biz ayrıntılarla, iğne başı kadar yer kuru kalırsa guslün olmayacağı, ojeli tırnakla abdestin ve guslün tutmayacağı, hayz ve istihaza gibi sorunlarla, diş doldurmanın caiz olup olmadığı fetvalarıyla uğraşıp durmuşuz. İnsanın ne dünyasına, ne de ahiretine bir yararı olmayan nasih mensuh gibi bir takım terimleri, din ihtisas okullarında dinin temel kuralıymış gibi ezberletip durmuş, gençlerin kafasını bu temelsiz bilgilerle koşullandırıp Kur’ân ayetlerini birbiriyle çelişik göstererek birçok ayetin hükmünü geçersiz kılma cüretini göstermişiz. Kur’ân’ın anlamı üzerinde yoğunlaşmamız gerekirken dat harfinin şöyle çıkarılacağı, ayn harfinin şöyle çatlatılacağı, Mushaf’ın abdestsiz ele alınamayacağı gibi düşüncelerle kolaylaştırılmış Kur’ân’ı, güçleştirmeye çalışmışız.

Kur’ân bu tür ayrıntıların din olmadığını söylüyor. Dinin kolaylık üzerine kurulduğunu, kolay dinin akıl yürütmelerle, haramlar üretmekle daraltılmamasını, güçleştirilmemesini vurguluyor. Kur’ân temel düşüncesi olan tevhidi anlatmak için hikâyeler sunar, benzetmeler yapar. Yerin göğün yaratılışını, doğa olaylarını tevhidin kanıtları olarak sergiler. Kur’ân’ı düşünerek okuyan, denizler, ırmaklar, ormanlar, şifalı besinler üreten bal arıları, gökte cıvıl cıvıl uçan kuşlar arasında dolaşır. Zifiri karanlıklar içerisinde bardaktan boşalırcasına yağan yağmur altında kalır, gökte çakan ürpertici şimşeğin parıltısını görür, kulakları yırtan gök gürültüsünü işitince korkudan yüreği hoplar.

Birden bütün parlaklığıyla görünen güneş, kuşluk vaktinde insanı sarmalayıp ısıtır. Sonra insan, gecenin, gündüzün ışığı üstüne; gündüzün de gecenin karanlığı üstüne dolanmasını izler. Bu haliyle Kur’ân sadece bir din ve ahiret kitabı değil, dünya ve ahireti kaynaştıran Tanrısal bir mesajdır. Kitabımız bizi kâinat kitabının ayetlerini okumaya yöneltmiş, ne yazık ki biz o ayetleri okuyamamışız. Başkaları okumuş, Allah’ın doğa yasalarını keşfetmiş, onlardan yararlanmayı bilmiştir. Allah sadece Müslümanların Rabbi değil, bütün âlemlerin Rabbidir. O, temel yasasını değiştirmez. Buyruğunu tutanları, yasalarına uyanları başarıya ulaştırır. “Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu?

Süleyman Ateş

işte mesle bu hiç bilenle bilmeyen bir olurmu???
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: israil neden bu kadar güçlü?
gercek bır yerde gercek degıldır,her yerde gercektır ve dogrudur.
hayır oyle bır gozle bakmadım,aksıne soyledıklerınde haklısın gülücük

bır fransız bılım adamı:"muslumanlar dınlerını bıraktılar gerıledıler,hrıstıyanlar dınlerını bıraktırlar ılerledıler." demıs,
cok da dogru soylemıs.
.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Uzman
RE: israil neden bu kadar güçlü?
İsrail Kuranı anlayarak okuduğu için mi güçlüymüş ?

[i][b]1-İman Etmezler
Kâfirlere gelince onları uyarsan da uyarmasan da fark etmez; onlar iman etmezler. (Bakara-6)
2-Hz Peygamberin Peygamberliğini İnkâr Ederler
İçlerinden bir adama: İnsanları uyar ve iman edenlere, Rableri katında onlar için yüksek bir doğruluk makamı olduğunu müjdele, diye vahyetmemiz, insanlar için şaşılacak bir şey mi oldu ki, o kâfirler: Bu elbette apaçık bir sihirbazdır, dediler? (Yunus-2)
3-Kafirlerin Dostları-Otoriteleri Şeytanlar ve Tağutlardır
Allah inananların dostudur, onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkâr edenlerin ise dostları tağuttur. Onları aydınlıktan karanlıklara sürüklerler İşte onlar cehennemliklerdir, onlar orada temelli kalacaklardır. (Bakara-257)
4-Kafirler Allah’ın Nurunu Söndürmek İsterler
Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürmek isterler. Kâfirler istemese de Allah nurunu mutlaka tamamlayacaktır. (Tevbe-32)
5-Kafirler Kur’an’ı İnkar Ederler
6-Kafirler, Peygamberden İnanmayacakları Mücizeler İsterler
O’na Rabbinden bir mucize indirilseydi ya! dediler De ki: Şüphesiz Allah mucize indirmeye kadirdir. Fakat onların çoğu bilmezler. (Enam-37)
7-Kâfirler Allah’ın Ayetlerini İnkar Ederler
Ayetlerimiz onlara okunduğu zaman, «İşittik, işittik! İstesek biz de aynını söyleyebiliriz; bu sadece eskilerin masallarıdır» derlerdi. (Enfal-31)
8-Kâfirler Ahireti İnkar Ederler
9-Kâfirler Öldükten Sonra Dirilmeyi İnkar Ederler
10-Kâfirler Fakirleri-Güçsüzleri Küçük Görürler
11-Kâfirlerin Kalpleri Birbirine Benzer
Bilmeyenler: «Allah bizimle konuşmalı veya bize bir ayet gelmeli değil miydi?» dediler. Onlardan öncekiler de onların söylediklerinin tıpkısını söylemişlerdi. Kalpleri birbirine benzedi. Kesinlikle inanan kimseler için ayetleri açıklamışızdır. (Bakara-118)
12-Kâfirler Mallarını Allah Yolundan Çevirmek İçin Harcarlar
Şüphesiz ki inkâr edenler mallarını, (insanları) Allah yolundan alıkoymak için harcıyorlar, daha da harcayacaklar. Ama sonunda bu, onlara yürek acısı olacak ve en sonunda mağlûp olacaklardır. Kâfirlikte ısrar edenler ise cehenneme toplanacaklardır. (Enfal-36)
13-Kâfirler Birbirlerinin Yardımcılarıdır
14-Kâfirler Nankördürler
15-Kâfirler İnfak Etmezler
Onlara: «Allah’ın size verdiği rızıktan sarfedin» denince inkâr edenler inananlara: «Allah dileseydi doyurabileceği bir kimseyi biz mi doyuralım? Doğrusu siz apaçık bir sapıklıktasınız» derler. (Yasin-47)
16-Kur’an Ayetleri Kafirlerin Küfrünü Artırır
Bir sure inince, aralarında «Bu, hanginizin imanını artırdı?» diyen ikiyüzlüler vardır. İnananların ise imanını artırmıştır; onlar birbirlerine bunu müjdelemek isterler. Kalplerinde hastalık olanların ise pisliklerine pislik katmıştır; onlar kâfir olarak ölmüşlerdir. (Tevbe-124-125)
17-Kâfirler Dünyalıkla Övünürler
18-Kâfirler Dünya Hayatını Ahirete Üstün Tutarlar
Onlar dünya hayatını ahirete tercih ederler, Allah’ın yolundan alıkoyup onun eğriliğini isterler. İşte onlar uzak bir sapıklık içindedirler. (İbrahim-3)
19-Kâfirler Zanla Hareket Ederler
Onların çoğu zanna uyarlar; gerçekte ise zan, hakikat karşısında bir şey ifade etmez. Allah, yaptıklarını şüphesiz bilir. (Yunus-36)
20-Kâfirler Yaratıkların En Kötüleridir
Kitap ehlinden ve ortak koşanlardan inkar edenler, şüphesiz içinde temelli kalacakları cehennem ateşindedirler. İşte bunlar, yaratıkların en kötüsüdürler. (Beyyine-6)
21-Kâfirler Batılın Mücadelesini Yaparlar
Biz resulleri, sadece müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kâfir olanlar ise, hakkı bâtıla dayanarak ortadan kaldırmak için bâtıl yolla mücadele verirler. Onlar âyetlerimizi ve uyarıldıkları şeyleri alaya almışlardır. (Kehf-56)
22-Kâfirler Hayatın Dış Yüzüne Bakarlar
Onlar, dünya hayatının görülen kısmını bilirler. Onlar, ahiretten habersizdirler. (Rum-7)
23-Kâfirlerin Yaptıkları İyi İşler Boşa Gider
İçinizden dininden dönüp kâfir olarak ölen olursa, bunların işleri dünya ve ahirette boşa gitmiş olur. İşte cehennemlikler onlardır, onlar orada temellidirler. (Bakara-217)
24-Kâfirler Allah’ın Nimetinden Sadece Dünyada Yararlanırlar
Bırak onları, yesinler, içsinler, keyif sürsünler ve emel kendilerim oyalasın; sonra bilecekler! (Hicr-3)
25-Kâfirler Ahirette “Keşke Müslüman Olsaydık” Diye Hayıflanırlar
İnkâr edenler, keşke Müslüman olsaydık temennisinde bulunacaklardır. (Hicr-2)
26-Kâfirlere Allah ve Melekler Lanet Ederler
İnkâr edip de o halde ölenler var ya, işte, Allah’ın, meleklerin, insanların hepsinin laneti onlaradır. (Bakara-161)
27-Kâfirler Allah’a Zarar Veremezler
İmanı inkâra değişenler, şüphesiz Allah’a bir zarar veremeyeceklerdir. Elem verici azab onlaradır. (Ali İmran-177)
28-Allah Kâfirlere Mühlet Vermiştir
İnkâr edenler, kendilerine vermiş olduğumuz mühletin sakın kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Biz onlara ancak, günahları çoğalsın diye mühlet veriyoruz. Küçültücü azap onlaradır. (Ali İmran-178)
29-Kâfirlerin Ne Malları Ne de Evlatları Kendilerine Fayda Vermez
İnkar edenlerin malları ve çocukları, Allah’a karşı onlara bir şey sağlamaz. İşte onlar ateşin yakıtlarıdır. (Ali İmran-10)
30-Allah Kâfirlere Hidayet Etmez
Ey İnananlar! Allah’a ve ahiret gününe inanmayıp, insanlara gösteriş için malını sarf eden kimse gibi, sadakalarınızı başa kakma ve eza etmekle boşa çıkarmayın. Onun durumu, üzerinde toprak bulunan kayanın durumu gibidir, üzerine bol yağmur yağdığında onu cascavlak bırakır. Kazandıklarından hiçbir şey elde edemezler. Allah inkar eden kimseleri doğru yola eriştirmez. (Bakara-264)
31-Kâfirler Azabı Gördükleri Zaman Tekrar Dünyaya Dönmek İsteyeceklerdir
Orada; «Rabbimiz! Bizi çıkar; yaptığımızdan başka, yararlı iş işleyelim» diye bağrışırlar. O zaman onlara şöyle deriz: «Öğüt alacak kişinin öğüt alabileceği kadar bir süre sizi yaşatmadık mı? Size uyarıcı da gelmişti. Artık azabı tadınız, zalimlerin yardımcısı olmaz » (Fatır-37)
32-Kâfirler Kurtuluşa Eremezler
Ve dünkü gün onun mekânını temenni edenler, ertesi sabah diyorlardı ki: «Vay sana! Şüphe yok ki, Allah kullarından dilediğine rızkı yayıyor ve daraltıyor. Eğer Allah bize lûtfetmese idi elbette bizi de batırmıştı. Ay! Muhakkak ki, kâfir olanlar felâha eremezler» (Kasas-82)
33-Kâfirler Müminleri Saptırmak İsterler
Onlar, Allah yolundan alıkoyan ve onu eğip bükmek isteyen zalimlerdir. Onlar ahireti de inkâr edenlerdir. (Araf-45)
34-Kâfirler Müminlerle Alay Ederler
İnkar edenlere, dünya hayatı güzel görünür, onlar, inananlarla alay ederler, oysa Allah’a karşı gelmekten sakınanlar kıyamet günü onların üstünde olacaklardır. Allah dilediğini hesapsız şekilde rızıklandırır. (Bakara-212)

Kuran okuyolarsa bu ayetleride görmüşlerdir =) Onlar sadece erteleniyor cezaları daha çok artsın diye... Allah intikam alanların en güzelidir !!!!!


Al-i İmran Suresi 178. ayette: "Kâfirler, kendilerine mühlet vermemizin, şahısları için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Biz onlara bu mühleti, ancak günahlarını artırsınlar diye veriyoruz..."

Kafirlere mühlet verilmesi hem iman etmelerine bir fırsat tanınması, hem de eğer iman etmezlerse azaplarının artması içindir.

Kur'an-ı Kerim'de kafirlere mühlet verilmesinin hikmetleri anlatılır. Bunlardan biri onların imana gelmesine fırsat tanımaktır. Nitekim şu ayetler bunu açıklamaktadır:

"O müşrikler kendilerine mühlet verilmesine aldanmasınlar. Daha öncekilere de böyle fırsat verilmişti. Ne zaman ki peygamberler, toplumlarının imana gelmelerinden ümitlerini kesecek raddeye gelirler ve toplumları da peygamberlerinin kendilerini aldattığı zannına kapılırlar, işte o zaman onlara yardımımız ulaşır, inkârcılar helâk olur, dilediğimiz kimseler kurtulur. Çünkü (uzun vâdede) cezamız, suçlu toplumlardan hiçbir surette geri çevirilmez." (Yasin, 36/110)

"Senden önce de nice peygamberlerle alay edildi. Fakat Ben, o kâfirlere akıllarını başlarına toplamaları için bir süre mühlet verdim. Ama onlar akıllanmayınca sonra da onları azabımla kıskıvrak yakaladım, cezam nasılmış, gördüler." (Ra’d, 13/32)

Bu ayetler, kafirlerin imana gelmesi için kendilerine fırsat verildiğini ve hemen cezalandırılmadıklarını açıkça göstermektedir.

Al-i İmran Suresi 178. ayette geçen konuyu öncesiyle beraber değerlendirmek gerekir. Öncelikle kafirlerin yaptıklarının başta Peygamber Efendimiz (asm) olmak üzere müminleri üzmemesi gerektiği hatırlatılır. Bundan sonra da "onların hakettikleri cezalarını hemen görmemesi, sanmayın ki onların lehinedir. Bu onların azabını daha da artırmaktan başka bir şey değildir", denilerek müminler teselli ediliyor. Bu açıdan her ayeti kendi makamında değelendirmek gerekir:

"Küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar, Allah'a hiç bir şekilde zarar veremezler. Allah onlara ahirette bir pay vermemek istiyor. Onlar için büyük bir azap vardır."

"İman karşılığında inkarı satın alanlar Allah'a hiç bir zarar veremezler. Onlar için acı bir azap vardır."

"Kâfirler, kendilerine mühlet vermemizin, şahısları için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Biz onlara bu mühleti, ancak günahlarını artırsınlar diye veriyoruz. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır." (Al-i İmran, 3/176-178)

Bu açıdan kafirlere zaman tanınmasının birden çok hikmeti vardır. Bu sadece onlardan biridir.

kafirlerin yaptıklarının başta Peygamber Efendimiz (asv) olmak üzere, müminleri üzmemesi gerektiği hatırlatılır. Bundan sonra da onların hakettikleri cezalarını hemen görmemesi, sanmayın ki onların lehinedir; bu onların azabını daha da artırmaktan başka bir şey değildir, denilerek müminler teselli ediliyor.

Kâfirlerin dünyada iradelerini serbestçe kullanabil­meleri için kendilerine fırsat verildiğini ifade etmektedir. Bu, Allah'ın bütün in­sanlık için koymuş olduğu değişmez kanunudur (sünnetullah). İnsanlar bu dün­yada kendi hür iradeleriyle tercihte bulunurlar, diledikleri gibi yaşarlar. Ancak yüce Allah burada inkârlarına rağmen kâfirlere böyle bir fırsat vererek onları ser­best bırakmasının kendileri için hayırlı bir şey olduğunu sanmamaları gerektiğini, onlara sadece günahlarının artması için mühlet verdiğini, dolayısıyla bunun sevinilecek veya övünülecek bir şey olmadığını haber vermekte ve bu suretle on­ları uyarmaktadır. Çünkü insan kuvvetli bir İmana, güzel bir ahlâka ve iyi bir amele sahip ise işte o zaman yüce Allah'ın ona verdiği fırsat, uzun ömür ve bol servet faydalı olur. Oysa inkarcılarda iman ve imana dayalı güzel amel yoktur. Bu sebeple onların ömürlerinin uzun, servetlerinin çok olması günahlarını arttırmak­tan başka bir şeye yaramaz. Günahları arttıkça da azapları şiddetlenecektir. Bu sebeple yüce Allah onlar için alçaltıcı bir azap hazırlanmış olduğunu bildirmek­tedir.

Bu açıdan kafirlere zaman tanınmasının birden çok hikmeti vardır. Bu sadece onlardan biridir.

Kafirlerin ve zalimlerin işlediği günahlar ve zülümler büyük olmasından dolayı bu dünyadaki bela ve musibetler onların cezalarına mukabil gelmediği için cezaları tamamen ahirete bırakılmaktadır. Bu dünyada bile küçük suçlar küçük mahkemelerde verildiği halde büyük suçların cezası büyük mahkemelerde verilmektedir.

Elbette binlerce, milyonlarca insanın ahını alan bir insanın hesabı bu dünyada görülmez. Cehennem gibi bir ceza ancak onların suçlarına mukabil gelir.[/b][/i]
Ve aŞk İnsanın aLnına Dokundu !

SubHane RabbiyeL aLa...
Bunu ilk beğenen sen ol.
Karmakarışıklaşmaktayım
RE: israil neden bu kadar güçlü?
Zaten inancımız olmasa, var olmanın anlamı, anlamsızlıktan başka bir anlama gelir miydi?

Dünyada dost ister isen Hazreti Allah yeter,
Mürşid-i kâmil ister isen Hazreti Kur’an yeter,
Delil ister isen Hazreti Muhammed yeter,
Meşgul olmak ister isen ibadet yeter,
İbret almak ister isen ölüm yeter,
Bunlar da yetmez der isen Nâr-ı Cehennem yeter.

[Resim: ny4qc.gif]

Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: israil neden bu kadar güçlü?
Alıntı:bır fransız bılım adamı:"muslumanlar dınlerını bıraktılar gerıledıler,hrıstıyanlar dınlerını bıraktırlar ılerledıler." demıs,

çok doğru bir söz, islam dininden ne zaman sapmalar başladı ise o zaman gerilemenin temelleri atıldı, dinden her kopuş Allahın dilediği toplumdan kopuşu getirdi. şirkten, bidatten ve nasstan uzak fikir akımlarından kurtulmadığımız sürece(en azından kendi içimizde) mücadele edebilecek duruma gelemeyiz.
Irkçılık ideolojik bir düşünce değil, aksine psikolojik bir hastalıktır.(Şehid İnşaAllah Malcolm x-Malik El Şahbaz)

Sizi rahatsız etmeye geldim!
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.